İlk Derece Mahkemesi · 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/586 E. 2026/262 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/586
Karar No
2026/262
Karar Tarihi

T.C. ......... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ......... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/586 Esas KARAR NO : 2026/262

............. ................. ...................... ......................... ............................. ................................. S

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/08/2020 KARAR TARİHİ : 28/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'in 21/05/2012-26/05/2017 tarihleri arasında müvekkili şirket bünyesinde çalıştığını, 26.05.2017 tarihinde kıdem tazminatını alarak istifa ettiğini, çalışma süresi içerisinde her yıl sözleşme imzalandığını, anılan davalının müvekkili bünyesinde çalışırken imzaladığı yetkili şube sözleşmesi, güvenlik protokolü ve diğer sözleşmelerde, müvekkili ile rekabet etmemeyi, çalışırken edindiği şirket içi bilgilerle müşteri bilgilerini saklayacağını ve menfaati için kullanmayacağını taahhüt ettiğini, diğer davalıların da bu durumu bildiklerini, hizmet sözleşmesinin devamında davalı ...'i sözleşmeyi ihlale ve sona erdirmeye yönlendirdiklerini, daha sözleşme devam ederken çalışan davalının müşteri bilgilerini başka sigorta acenteleriyle paylaştığını, savunmasının alındığını, gerek çalıştığı sürede gerekse iş akdinin sona ermesinden sonra müşteri portföyünü diğer davalılarla paylaştığının tespit edildiğini, bu durumun kayıtlarla sabit olduğunu, ayrılmayı takip eden yıllarda müvekkilinin müşterilerinin azaldığını, TBK'nın özen ve sadakat borcunu ihlal ettiğini, TTK'nın 55 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız rekabette bulunduğunu, işçinin rekabet yasağını da ihlal ettiğini, davalıların birlikte müvekkilini maddi ve manevi zararına neden olduklarını ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, davalıların eylemlerinin haksız rekabet olduğunun tespitine ve men'ine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 40.683,01-TL maddi ve 500,00- TL manevi tazminatın haksız rekabetin ihlal edildiği 26.05.2017 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2012-2017 arası davacı şirketin Akyurt Şubesi'nde çalıştığını, daha önce geldiği yerden (..........Sigorta birimi) getirdiği müşteriler ile birlikte, davacı işlerinde ciddi bir iş artış sağladığını, o zaman hiç bir itirazın olmadığını, çok iyi çalıştığı için bir kaç kez ödül ve teşekkür belgeleri aldığını, 3600 prim gününü doldurunca yasal hakkını kullanıp kıdem tazminatını alarak ayrıldığını, ayrıldıktan yaklaşık 10 ay sonra kendi işini kurduğunu, bu kurduğu yeni şirkete de davacı şirketin dava açtığını, 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde o davanın devam ettiğini, gizlilik ile ilgili çalıştığı dönemde Erol Sigorta isimli başka bir sigorta acentesi ile herhangi bir bağlantısı olup olmadığı, ona müşteri bilgisi verip vermediği gibi sorular yüzünden savunmasının istendiğini, ilgisinin olmadığını bildirdiğini, davacının da savunmayı kabul ettiğini, savunmanın alınmasından sonra 1 yıl daha işe devam ettiğini, müşterilerin davacıdan memnun olmadıkları için başka siğorta şirketlerine gittiklerini, müvekkilinin onları arayıp ayartmasının söz konusu olmadığını, bununla ilgili hiç bir delil bulunmadığını, sadece soyut bir şekilde iddialar olduğunu, müşteri sayısındaki düşüşün müvekkili ile ilgisinin bulunmadığını, bu düşüşün yapılan sözleşmedeki gizlilik ve rekabet maddelerinin hukuka ve yasaya uygun olmadığını, yasaya göre rekabet yasağının işten ayrıldıktan sonra en fazla 2 yıl sürebileceğini, ayrıca davacıya ciddi bir zarar verilmiş olması gerektiğini, müvekkilinin böyle bir konumda bulunmadığını, TBK'nın 420. maddesine göre, sözleşmeye tek taraflı işçi aleyhine konulan şartların geçersiz bulunduğunu, belirsiz, süresi ve kapsamı ile tazminat miktarı belli olmayan cezai şart koyulamayacağını, sigorta aracılık hizmetlerinin karşılıklı güven esasına tabii olduğundan, bir kişinin baskı ya da zorlama yoluyla ya da güvenmediği bir sigorta şirketinden poliçe yaptırmasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, davacı yan tarafından sigortalıların arandığına ilişkin somut bir delil sunulamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkememizin 18/05/2023 tarih ve E:2020/373, K:2023/379 sayılı görevsizlik kararı nedeniyle dosyanın ......... 11. İş Mahkemesine gönderildiği ve yapılan yargılama neticesinde 15/03/2024 tarih ve E:2023/539, K:2024/189 sayılı kararda davanın kısmen kabülune karar verildiği, ancak taraflarca kararın istinaf edilmesi neticesinde; ......... BAM 5. Hukuk Dairesi'nin 29/05/2025 tarih ve 2024/2043 esas, 2025/1906 karar sayılı kaldırma kararı ile davada görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğuna kesin olarak karar verildiği, istinaf ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda yetkili mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararı sonucu dosyanın Mahkememize tevzi edildiği görüldü.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 166. Maddesine göre; aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek durumda bulunması durumunda bağlantı var sayılır. ......... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/371 Esas sayılı dosya ile Mahkememiz dosyasına konu uyuşmazlığın aynı olduğu, dosyaların biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek mahiyette olduğu, aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu anlaşılmakla, usul ekonomisi ilkesi gözetilerek, Mahkememizdeki davanın HMK 166. maddesi gereğince ......... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/371 E.sayılı dava ile birleştirilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: 1-Dosyanın Mahkememizin 2026/371 esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, esasımızın kapatılmasına, 2-Yargılamanın birleşen ......... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/371 Esas sayılı dosyası üzerinden SÜRDÜRÜLMESİNE, 4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin birleşen davada nazara ALINMASINA, 5-Birleştirme kararının derhal ......... 2. Asliye Ticaret Mahkemesine BİLDİRİLMESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ......... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/04/2026

Atıf: 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/586, K. 2026/262, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-586-e-2026-262-k-035c34ca607d