İlk Derece Mahkemesi · Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/674 E. 2025/33 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/674
- Karar No
- 2025/33
- Karar Tarihi
T.C. GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ...... Esas KARAR NO : ....... HAKİM : ........ KATİP : ...... DAVACI :....... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : ...... VEKİLİ : Av. ....... Av. ....... Av. ....... Av. ....... DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 22/09/2022 KARAR TARİHİ : 17/01/2025 GEREKÇE TARİHİ : 13/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ....... firmasına 18.900 Euro bedelle sattığı 5'er kg'lık 270 kova sürülebilir fıstık kreması ürünü, soğuk zincir sistemi ile Almanya'ya taşıyacak olan ....... firmasının Çayırova/KOCAELİ'ndeki deposuna götürmek üzere davalı kargo şirketi ile anlaştığını, iki palet halinde istiflenen ürünün 05/07/2022 tarihinde Gaziantep'te,....... barkod numarası ile davalı kargo şirketine teslim edildiğini, Kocaelindeki tahliye esnasında kargo şirketince bir kısım ( 135 kova) ürünün düşürülerek zarar gördüğünü, kargo şirketinden hasar bedeli talep edilse de bir sonuç alınamadığını, hasar alan ürünlerin satış bedeli olan 167.028,75 TL'nin ( 9.450 Euro) kargo şirketine fatura edildiğini ve hasar alan 135 kova ürünün müvekkili tarafından yeniden temin edildiğini, hasar gören ürünlerin kargo şirketince olumsuz koşullarda bekletilip tamamen kullanılmaz hale geldiğini, bu ürünlerin müvekkiline teslim edilmeye çalışıldığını ve müvekkili tarafından teslim alınmadığını, bu hususta da bir tutanak tutulduğunu, arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını davalının takibe itiraz ettiğini, bu ve dilekçesindeki diğer nedenlerle Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün ........ Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu gönderinin müvekkili tarafından ihtirazi kayıt ile taşınmış olduğunu meydana gelebilecek risklerin davacı tarafça bilinerek ve üstlenilerek taşımaya verildiğini davacının kendi kusurundan kaynaklanan zararı müvekkiline yüklemek istediğini, davacı tarafça teslimi istenilen ürünün yetersiz ambalajlama yapılarak müvekkiline teslim edildiğini, iade ve imha formunun tek taraflı düzenlendiğini, kusur oranının TTK'nın sınırlı sorumluluk hükümleri kapsamında değerlendirme yapılması gerektiğini ve dilekçesindeki diğer nedenlerle icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhinde kötüniyet tazminat hükmedilmesini yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER, TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, davacının davalı aleyhine başlattığı Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün ..........esas sayılı dosyasındaki itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkememizce davanın açılmasıyla birlikte gerek resen toplanması gereken gerekse de taraflarca bildirilen delil ve belgeler dosyaya celp edilmiş, ön inceleme duruşma günü tayin edilerek taraflar duruşmaya davet edilmiş ve bilirkişi raporu alınmıştır. Mahkememizce aldırılan 03/01/2023 tarihli gıda bilirkişisi raporunda özetle; ürünlerin sevki amaçlı davacı tarafından yapılan ambalajlamanın sektör bazlı ve eş kalem taşıma ürünü açısından kıyasla kontrollü taşımada yeterli olduğu, bu nedenle dava konusu sürüdürülebilir fıstık kremasının sevkiyatı esnasında 20°C'nin altında temin edilebilecek sabit sıcaklığı sağlanmış soğuk zincirde sevkiyatının gıda güvenirliği ve kalitesi açısından tercih edilmesi gereken bir husus olduğu yönünde kanaatini bildirmiştir. Mahkememizce aldırılan 29/08/2023 tarihli gıda bilirkişisi ek raporunda özetle; her sektörde olduğu üzere standart ve prosedürlerin işletilmesi ile ilgili olarak tarafların mer-i mevzuat yükümlülükleri gereğince karşılıklı olarak işin kabulü ve gerçekleştirme koşulları üzerine anlaşmaları neticesinde olacağı ile 03/01/2023 tarihli raporda belirtilen değerlendirmelere ilişkin herhangi bir değişiklik bulunmadığı hususunda kanaatini bildirmiştir. Mahkememizce aldırılan 18/12/2023 tarihli gıda bilirkişisi ek raporunda özetle; Davalı vekilinin itirazında belirttiği üzere ambalaj yeterliliği boyutunun hesaplanması amacıyla yapılan taşıma kusur ve zafiyetleri dışında kaynağında müdahale edilemeyen, taşımalarından sorumlu malzemelere karşı meydana gelebilecek darbeler vb. fiziksel dış etkenlerin boyutuna ilişkin mukavemet sağlayacak etkinlikte çeşit ve ölçekte koruyucu ambalajın tercih edilmesi gerekecektir. Ancak mer-i mevzuat kapsamında yükümlülük ve sorumlulukları bulunan tarafların ürün teslimatı işinde üzerindeki palet marifeti ile kaldırma araçları ile hareket ettirilebilen belirli bir ağırlık ve boyuttaki özdeş paketlerin yılların birikim ve tecrübesine sahip taşıyıcılar tarafından taşınmasında öngörülemeyecek tehlikelerin bulunamayacağından paketlerden birinin kontrollü taşıma ile teslim edilmiş olduğu, bir diğerinin ise istenmeden dikkatsizlik neticesinde zayi olduğu değerlendirilmesi ile zayi nedeninin ambalaj yetersizliği nedeniyle hasar ve ziyandan dolayı tesliminin yapılamamış olması ilişkisinin kurulamayacağı kanaati ile, geçmiş raporlarda belirtilen değerlendirmelerde herhangi bir değişiklik bulunmadığına ilişkin görüş bildirmiştir. Mahkememizce aldırılan 11/09/2024 tarihli taşıma hukuku uzmanı bilirkişi raporunda özetle; Dosyada mübrez 05.07.2022 tarihli İhtirazi Kayıt Belgesi'nde davalı tarafça davacıya ambalajın korunaksız ve yetersiz olduğuna bundan kaynaklanan sorumluluğun davacıya ait olacağı hususunda ihtirazi kayıt belgesi imzalatılmış ise de davaya konu uyuşmazlıkta taşıma konusu emtia ambalaj yeterisizliği nedeniyle değil dosyadaki beyanlardan bir paletin taşıma bitip Kocaelinde tahliye esnasında forkliftten düşüp hasarlanmış olup, forkliftten düşme hususu davalı taşıyıcının kusuru ile gerçekleştiğinden ve yetersiz ambalajlamanın forkliftlen düşme halinde hasarı engelleyemeyeceği bu nedenle de davalının ambalaj savunmasına itibar edilip edilmeyeceği husususundaki Takdirin Sayın Mahkemeye olduğu şartıyla Taşıyıcının teslim aldığı kargonun bir kısmının hasara uğramasına sebebiyet vermesi nedeniyle TTK 862 gereğince sorumluluğunun söz konusu olacağı, Dosyada mübrez davacının ibraz ettiği mal satış faturasından satışa konu hasarlanan emtianın değeri 9.450 Euro olup davacı tarafça bu miktarın TL karşılığı olan 167.028,75 TL ile TTK 883 ürünün tekrardan alıcıya ulaştırılması için yapılan taşıma masrafları ve bekleme ücretleri ile birlikte talep edilen toplam 179.853,75 TL'nin sınırlı sorumluluk sınırları içerisinde kaldığı, bu beadle hükmetme hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olacağı şeklinde kanaatini bildirmiştir. Bilirkişi kök ve ek raporları taraflara usulüne uygun tebliğ edilmiş olup taraflar raporlara karşı beyan ve itirazlarını dosyaya sunmuşlardır. Dava, yurt içi eşya taşıması nedeniyle oluşan hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nin 863. madde hükmüne göre, sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı; ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür. Aynı Kanun'un 864. madde hükmünde de, gönderenin kusursuz sorumluluk halleri düzenlenmiş olup, buna göre, gönderen kusuru olmasa da yetersiz ambalajlamadan ve işaretlemeden kaynaklanan, taşıyıcının zararları ile giderlerini tazminle yükümlüdür. Ambalaj ve işaretlemenin nasıl yapılması gerektiğine ilişkin 862. madde hükmüne göre, eşyanın niteliği, kararlaştırılan taşıma dikkate alındığında, ambalaj yapılmasını gerektiriyorsa, gönderen, eşyayı zıya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar vermeyecek şekilde ambalajlamak zorundadır. Ayrıca gönderen, eşyanın sözleşme hükümlerine uygun şekilde işleme tabi tutulabilmesi için işaretlenmesi gerekiyorsa, bu işaretleri de koymakla yükümlüdür. 6102 sayılı TTK'ya tabi taşımalarda eşyanın ambalajlanması kural olarak gönderene aittir. Taraflar arasındaki taşımanın niteliği ve sözleşme ise ambalajlama ve işaretlemenin niteliğine ilişkin olarak belirgin bir rol oynar. Yetersiz ambalajlama ya da işaretlemenin hem gönderenin hem de taşıyıcının sorumluluk alanında gerçekleşen iş ve işlemlerden kaynaklanması halinde zarar, sebep olma oranına göre paylaşılacaktır. Bu yaklaşım TTK'nin 864/3. hükmüne de uygun olacaktır. Buna göre, zararın veya giderlerin doğmasında taşıyıcının davranışlarının da etkisi olmuşsa, tazmin yükümlülüğü ile ödenecek tazminatın kapsamının belirlenmesinde, bu davranışların ne ölçüde etkili oldukları da dikkate alınır. Somut uyuşmazlıkta davalı, kargo taşıma işini üstlenmiştir. Kural olarak, eşyanın ambalajlanması gönderene ait olsa da, kargo taşımasının niteliği gereği, davalının da eşyanın ambalajı hususunda nezaret yükümlülüğü olduğunun kabulü gerekir. Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından alıcıya teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. TTK'nin 854. maddesine göre, Kanunun, taşıyıcıya yüklediği sorumlulukların, önceden hafifletilmesi veya kaldırılması sonucunu doğuran tüm sözleşme hükümleri geçersizdir. Davalı kargo tarafından nakliyesi gerçekleştirilen ve kendisine sağlam olarak teslim edilen davacıya ait 135 kova fıstık kreması taşıma sırasında hasarlandığı, davalı taşıyıcının TTK'nın 875. m. uyarınca eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından, teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde meydana gelen hasardan sorumlu olduğu, davaya konu eşyanın davalı tarafından taşındığı, eşyanın taşıma sırasında hasarlandığı ve zayi olduğu, her ne kadar eşya ihtiraz-i kayıtla alınarak taşınmışsa da yetersiz ambalajdan değil eşyanın taşıma sırasında düşürülmesi nedeniyle hasarlandığı, buna göre davalı taşıyan sorumluluktan kurtulamayacağı sabittir. Davalı, sınırlı sorumluluklarının bulunduğunu belirtmiş ise de -TTK 886/1 maddesine göre davalı taşıyıcı hasarın pervasızca davranıştan kaynaklanmadığını ispatlaması halinde dahi- alınan hükme elverişli taşıma hukuku bilirkişisi raporunda da sabit görüldüğü üzere davalının talep edilen miktardan sorumlu olduğu ve bu hasarlanan emtia değerinin sınırlı sorumluluk kapsamında kaldığını belirlemiştir. Yine taşıma hukuku bilirkişisi raporunda ve dosya kapsamı göz önüne alındığında davalı sebebiyle davacının yeniden taşıtma ve ödediği gümrükte bekleme ücreti ile asgari giderim tutarından da sorumlu olacağı sabittir. Belirtmek gerekir ki davalıya takipten önce temerrüde düşürmek amacıyla usulüne uygun bir şekilde ihtar çekildiğinin bildirilmediği, taraflar arasındaki yazışmaların temerrüde düşürme niteliğinde olmadığı anlaşıldığından takipte işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir. Ayrıca davacı yanın tazminat iddiası bakımından yapılan incelemede tazminatın belirlenmesinin yargılama gerektirdiği sabittir. Bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek ve tüm bu hukuki açıklamalar ve yasal dayanaklar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL ile; davalının Gaziantep İcra Dairesi'nin ...... esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazının 174.651,10-TL asıl alacak bakımından İPTALİ ile takibin bu miktarlar üzerinden DEVAMINA, fazlaya dair talebin REDDİNE, 2-Şartları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Alınması gereken 11.930,41-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.149,48-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.780,93-TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına. 4-Davacının peşin yatırdığı 2.230,18-TL harcın (başvurma harcı ve peşin harç) yargılama giderlerine katılmaksızın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının yaptığı ve karşıladığı toplam 1.611,50-TL yargılama giderinden kabul edilen kısma göre hesaplanan 1.581,37’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalının yaptığı 4.100,00 TL yargılama giderinden kabul edilen kısma göre hesaplanan 4.023,33 TL’sinin davalı üzerinde bırakılmasına, bakiye 76,67 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabulucu gideri olan 1.560,00-TL'nin; 29,17-TL'sinin davacıdan, 1530,83-TL'sinin ise davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 8- Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1-2 Maddesi gereğince 30.000,00 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9- Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1-2-3 Maddesi gereğince 3.330,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacının yokulğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.