İlk Derece Mahkemesi · Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/453 E. 2023/583 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/453
- Karar No
- 2023/583
- Karar Tarihi
T.C. GAZİANTEP 2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO : ... HAKİM : ... KATİP : ... DAVACILAR : 1- ... 2- ... VEKİLİ : ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : ... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : ... DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 30/05/2022 KARAR TARİHİ : 25/10/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :23/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.03.2021 tarihinde meydana gelen ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... Caddesinden ... doğru seyir halinde iken hızlı, tedbirsiz, dikkatsiz hareket etmesi sonucu şerit ihlali yaparak müvekkilleri yönünden yaralamalı (malulü) trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde aşırı hızlı dikkatsiz, tedbirsiz olduğu ve motosiklete çarpıp olay yerinde durmayarak ayrıldığını, ... plakalı beyaz renkli hyundaı kamyonet sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, olaydan da anlaşılacağı üzere bu kazadan dolayı hiçbir kusuru bulunmadığını, müvekkillerinin bu kaza neticesinde vücudunun çeşitli bölgelerinden/yerlerinden yaralanmış, ağır travma geçirmiş, uzunca sure hastanede tedavi görmüş ve müvekkilin vücudunda kemik kırıkları, çökmeleri ile organ/doku kaybı ve iş gücü kaybı meydana geldiğini, maluliyetlerinin mevcut olup kaza nedeni ile işgücü kaybı, hareket yeteneğinde kısıtlılığa ve özürlülüğüne neden olduğunu, beyanla müvekkili ... toy lehine şimdilik 30,00 TL Geçici İş Göremezlik , 10,00 TL sürekli sakatlık iş göremezlik tazminatları ve 10 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 30,00 TL tazminat miktarlarının başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:10.03.2021 Tarihinde müvekkili ... yolcu olarak Müvekkili ... sürücüsü ...plakalı motosiklet ile ... plakalı aracın karıştığı kazada müvekkillerinin yaralandığından bahisle, müvekkillerinin uğradığını iddia ettiği maddi zararın tazminini talep ettiğini, dava dilekçesinde yer alan beyan ve talepleri kabul etmiyoruz. haksız ve hukuka aykırı bir şekilde açılan davanın reddi talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili şirket nezdinde kazanın meydana geldiği 10/03/2021 tarihini kapsayan geçerli bir sigorta poliçesi bulunmadığını, bu bakımdan meydana gelen kaza teminat kapsamında olmamakla müvekkil sigorta şirketinin de sorumluluğu bulunmayacağından açılan davanın müvekkil sigorta şirketi yönünden reddinin gerektiğini, kazaya karışan ... plakalı araç kaza tarihinde müvekkil sigorta şirketine sigortalısı olmadığını, bu bakımdan sayın mahkemenizce davanın öncelikle bu yönden reddinin gerektiğini, davacının dava konusu taleplere ilişkin müvekkil sigorta şirketine yapılmış başvurusunun bulunmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, başvuru şartının yerine getirilmemesi sonradan giderilebilir bir dava şartı olmadığını, davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde, 10/03/2021 tarihinde ... plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde davacıların yaralandığı iddia edildiğini beyanla kazaya karışan ... plakalı araca ait poliçe bulunup bulunmadığının tramerden sorulmasını aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 1-Taraflarca usulüne uygun olarak ileri sürülen iddia ve savunmalar, 2-Kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı, 3-Davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen ZMSS poliçesi ve hasar dosyası, 4-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar, 5-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar, HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER, TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) talebine ilişkindir. Mahkememizin görevi açısından yapılan değerlendirme; Yargıtay 17'inci Hukuk Dairesi'nin 2019/6195 Esas, 2020/3056 Karar ve 02/06/2020 tarihli "Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3. maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Açılan somut davada davalılar arasında zorunlu mali sorumluluk sigortacısı da bulunmaktadır. Sigorta hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle dava ticari dava olup Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanı içinde olduğundan" şeklindeki ilamı doğrultusunda davayı görme konusunda mahkememizin görevli olduğu tespit edilmiştir. Taraf değişikliği bakımından yapılan değerlendirmeler; HMK 124'üncü maddesi ; "Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder." şeklinde düzenlenmiştir. HMK 124/3 ve 124/4 maddelerindeki taraf değişikliğinin hakim tarafından makul görülmesi için değişiklik talebinin temsilcide yanılma, tüzel kişiliği olmayana dava açılması, resmi sicil ve kayıtlardaki hataların tarafın yanlış gösterilmesine neden olması, Tarafın eksik gösterilmesi gibi bir sebebe dayanması gerektiği gösterilmiştir. (Medeni Usul Hukukunda İradi Taraf Değişikliği, Yrd. Doç. Dr. ..., Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 16, Özel Sayı 2014, s. 897-941 (Basım Yılı: 2015) Prof. Dr. ...’e Armağan) Kabul edilebilir bir yanılgı olduğu gerekçesiyle iradi taraf değişikliğinin karşı tarafın rızası aranmaksızın yapılabilmesine ilişkin hükmün kapsamına giren hallere dava dilekçesini hazırlayan davacı veya vekilinini hukuki veya fiili bir yanılgısı sonucu tarafın yanlış gösterilmesi; karşı tarafın veya üçüncü kişilerin verdiği yanlış bilgiye dayalı olarak tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi veya temsilcide yanılma halleri girmektedir. (..., Medeni Usul Hukuku, Cilt-1, 15. Bası, Ankara 2017, s. 652-653) Dosya kapsamında davalı tarafın trafik sigorta poliçesinin bulunmadığı yönündeki itirazı üzerine ...'nden kazaya karışan aracın poliçe kayıtları getirtilmiştir. Poliçe kayıtlarının dosyaya kazandırılması üzerine davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 13/04/2023 tarihli beyan dilekçesi ile taraf değişikliği talep edilmiştir. Mahkememizin 31/05/2023 tarihli celsesinin 1 no.lu ara kararı gereği davacının taraf değişikliği talebi kabul edilmiş ve davanın davalısı ... olarak değiştirilmiştir. Taraf sıfatı bakımından yapılan değerlendirmeler; Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde kullanılmaktadır. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise davayı bu kişi veya kişilerin açması, kime karşı hukukî koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı, tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Sıfat dava şartı olmayıp, itirazdır. Zira bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı ancak davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Başka bir anlatımla, dava şartları işin esasının incelenmesine engel teşkil eder mahiyetteyken, bir davada taraflardan birinin davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümüne girilmeden, davanın sıfat yokluğundan reddi gerekir. Bu karar, davanın dinlenemeyeceğine ilişkin bir karar olmayıp, yine davanın esasına ilişkin bir karardır. Sıfat, ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def’î de teşkil etmediğinden davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re’sen nazara alınması gerekli hukukî bir durumdur (Kuru; s. 1157 vd.). Davalı ...'nın sorumlu olup olmadığına dair yapılan değerlendirme; KTK’nın 20/d maddesinde; tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirlerinin, satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergi cezası ve trafik idari para cezası borcu bulunmadığının tespit edilmesi ve taşıt üzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması hâlinde, araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınarak noterler tarafından yapılacağı ve noterce yapılmayan her çeşit satış ve devrin geçersiz olduğu hükme bağlanmış; 24. madde ile de araç muayene raporu tanzim edilebilmesi için araç tescil belgesi veya sahiplik belgesi ile zorunlu sorumluluk sigortalarının ibrazını zorunlu kılmış ve tescil belgesi için gerekli esasları Yönetmelik ile düzenlemiştir. Sigorta sözleşmesinin verilmesi ve işletenin değişmesi hâlinde yapılacak işlemler KTK’nın 94. maddesinde “Sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır. Sigortacı sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihinden itibaren on beş gün içinde feshedebilir. Sigorta fesih tarihinden on beş gün sonrasına kadar geçerlidir.” şeklinde sıralanmış olup, bu madde hükmüne uymayanların para cezası ile cezalandırılacağı belirtilmiştir. Tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran hâller ise 95. maddede hüküm altına alınmış ve sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan, tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği ve ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği kuralı getirilmiştir. Kanun’daki düzenlemelere paralel olarak ZMMSGŞ’de de sigorta ettirene birtakım yükümlülükler yüklenmiştir. Poliçenin geçerli olduğu ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan ZMMSGŞ’nin C-3 ve C-4. maddelerinde; sigorta ettirenin sözleşmeden sonra rizikoyu ağırlaştırıcı mahiyette meydana gelecek değişiklikleri durumu öğrenir öğrenmez en geç sekiz gün içinde sigortacıya ihbarla yükümlü olduğu, sigorta sözleşmesinin, sözleşmeye taraf olan araç işletenini takip edeceği, sözleşme süresi içinde işletenin değişmesi hâlinde sigorta sözleşmesinin, işletenin değiştiği tarihten itibaren on gün süresince herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve prim ödenmeksizin yeni işleten için de geçerli olacağı; C-9 . maddesi uyarınca ise genel şartlara ve varsa bunlara ilişkin klozlara aykırı düşmemek ve sigortalı aleyhine olmamak koşulu ile özel şartlar konulabileceği belirtilmiştir. 6762 sayılı TTK’nın 1301. maddesinde düzenlenen halefiyet kuralı gereğince; Sigortacı sigorta bedelini ödedikten sonra sigorta ettiren yerine geçer. Sigorta ettiren kimsenin meydana gelen zarardan dolayı üçüncü şahıslara karşı sahip olduğu dava hakkı tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya geçer. Sigorta ettiren bu hüküm gereğince sigortacıya intikal eden haklarını ihlal edecek davranışlarından ötürü sigortacıya karşı sorumludur. Sigortacı zararın bir kısmını tazmin etmiş ise, sigorta ettiren kimse kalan kısmından dolayı üçüncü şahıslara karşı sahip olduğu müracaat hakkını korur. 6762 sayılı TTK’nın 1303. maddesine göre; sigorta sözleşmesinin geçerli olduğu süre içinde sigorta edilen malın sahibi herhangi bir nedenle değişmişse, sözleşmede aksine hüküm olmadıkça sigortadan doğan hak ve borçlar o malın rizikosu kendisine ait olduğu tarihten itibaren yeni sahibine intikal eder. Sigortacı sigorta priminden dolayı evvelki malike müracaat edebilir. Görüldüğü gibi, 6762 sayılı TTK’nın 1303. maddesindeki hükmün aksine, 2918 sayılı KTK’nın 94. ve ZMMSGŞ’nin C.9. uyarınca araç işleteninin devri on beş gün içinde sigortacıya bildirmesi gerekmektedir. Sigortacının sigorta sözleşmesini yeni işletenle devam ettirip ettirmemek konusunda takdir hakkı vardır. Yani araç işleteninin değişmesi hâlinde sigortacıya sadece fesih imkânı getirilmiştir. Bu nedenle KTK’nın 94. maddesi uyarınca gerekli ihbarı sigortacıya yapıp sigorta sözleşmesinin iptali imkânını sigortacıya vermediği sürece, aracı takip eden sigorta poliçesi geçerlidir ve poliçenin tarafları arasındaki yükümlülükler devam eder. Ancak, işleten değişikliği bir zeyilname ile belirlenmiş ise bundan sonra oluşan rizikolardan ötürü sigortacı akidine rücu edemez. Somut olaya gelindiğinde; Kazaya karışan araç 18/02/2021 tarihinde eski malik ...'dan yeni malik ...'e satılmıştır. Eski malik tarafından 11/12/2020 tarihinde saat 14:30'da ... nezdinde ... poliçe numarası ile trafik sigortası yaptırılmıştır. Aracın satılması üzerine ... Tarafından 24/02/2021 tarihinde saat 13:14'de zeyilname ile trafik sigorta poliçesinin iptal edildiği görülmüştür. Savcılık dosyası tetkik edildiğinde ise dava konusu kazanın 10/03/2021 tarihinde saat 07:10 sularında gerçekleştiğinin belirtiliği görülmüştür. ... tarafından düzenlenen zeyilnameye bakılınca tanzim tarihinin 24/02/2021 tarihi olduğuve tanzim tarihinin üzerine 15 gün koyarak 10/03/2021 tarihinde iptal edildiği görülmüştür. Bu noktada kazanın meydana geldiği tarihte 15 günlük süre içerisinde olunduğundan davalı ... A.Ş.'nin KTK 94 ve yönetmelik gereği sorumlu olduğu kanaati hasıl olmuştur. Bu durumda kaza tarihi olan 10/032021 tarihinden sonra iptal edilen sigorta poliçeden dolayı ... Sigorta'nın KTK 94 ve ZMMSGŞ’nin C.9. Uyarınca devirden sonraki 15 gün içerisinde kazanın meydana gelmesi nazara alınarak tazminattan sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Nitekim benzer bir uyuşmazlığa ilişkin Yargıtay 4'üncü Hukuk Dairesi'nin 2021/8341 Esas ve 2022/1644 Karar sayılı ilamında da; "Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine; özellikle, 2918 sayılı KTK'nın 94. maddesi gereği, ZMSS poliçesinin iptalinden sonraki 15 gün boyunca trafik sigortacısının sorumluluğunun devam ettiği, davalının poliçe iptalinden (08/03/2016) sonraki 15 günlük süre içinde (18/03/2016'da) davaya konu kazanın gerçekleştiği dikkate alındığında, davalının zarardan sorumlu olduğuna ilişkin kabulde bir usulsüzlük bulunmaması" denilmiştir. Neticeten; Tüm dosya kapsamı taraf beyanları ve gelen yazı cevapları birlikte değerlendirildiğinde davacının davasının davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın PASİF HUSUMET YOKLUĞUNDAN REDDİ ile; 2-Harçlar Kanunu madde 22 uyarınca alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 80,70 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 5-Davalı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat bakımından yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 30,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... VERİLMESİNE, 6-Davalı ... Sigorta A.Ş. kendini vekil ile temsil ettirdiğinden HMK 124/4 uyarınca yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 30,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş. 'ne VERİLMESİNE, 7-Dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk dava şartı nedeniyle hazineden karşılanmış olan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 02/06/2018 Tarihli ve 30439 Sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği m.26/4 hükmü uyarınca davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan tarafa okunmak suretiyle tefhim edildi. 25/10/2023