İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/271 E. 2025/565 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/271
Karar No
2025/565
Karar Tarihi

T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALILAR : : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/02/2025 KARAR TARİHİ : 08/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan tazminat (şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: .....şirketinin hissedarlarının doktorlardan oluştuğunu, yapılan işin özelliğinden dolayı şirket işlerinden uzak kaldıklarını, davalı yöneticilerin diğer ortakların güvenlerini de kötüye kullanmak sureti ile şirketi, kendileri ve aile şirketlerinin çıkarları doğrultusunda yönettiklerinden yakın zamanda elde edilen belgeler ile haberdar olduklarını, .....İnşaat Turizm Akaryakıt İthalat İhracat San. Tic. A.Ş.’de müvekkilinin pay sahibi olduğunu, davalı ....., şirketin kuruluşundan bu yana sahte imza ve belgeler düzenlemek sureti ile kendini şirket üzerinde “münferit ve hudutsuz yetkili” kıldığını ve şirketin tüm hesaplarını tek başına yönettiğini, davalı şahsın bu tür iş ve işlem yaptığını yakın zamanda resmi yollardan temin edilen belgelerden öğrendiğini, .....bank .....’den Çekilen Kredilerden, şirket adına .....tarihinde 5.200.000 € Malta kredisi çekilsiğini ve bu kredinin amacı dışında kullanıldığını şirket adına .....tarihinde 742.857,14 € Malta kredisi çekildiğini ve bu kredinin amacı dışında kullanıldığını, şirket adına .....tarihinde 535.161 € ticari kredi çekildiğini, Şirket adına .....tarihinde 535.161 € ticari kredi çekildiğini, şirket adına .....bank’tan .....- .....tarihleri arasında toplam 3.797.000 TL kredi çekildiğini, .....– .....tarihleri arasında toplam 11.608.000 TL (Yaklaşık 4.000.000 $) kredi çekildiğini; aile şirketine transfer ve nakit aktarımların tespit edilenden çok daha fazla olduğunu, davalı .....tarafından .....-.....yılları arasında yapılan tüm transfer, EFT ve havalelerin şirketin ticari defter kayıtları ile beraber incelenmesi ile sübuta ereceğini, .....tarihli yok hükmündeki genel kurulda, davalı ....., şirkete borç para verdiğini, şirkete verdiği sözde borcun, verildiği tarihteki dolar (USD) kuru üzerinden ödenmesi gerektiği ile ilgili genel kurul kararı alarak bu kararı ilan ve tescil ettirdiğini, davalı ....., şirkete herhangi bir borç vermediğini üzerinde bulunan hisselerin karşılığını da şirketin banka hesaplarına (USD) yatırmadığını, sonuç olarak davalı, bankalarda bulunan şirket sermayesini çektiği üzerinde görülen hisse karşılığı olarak kendi adına tekrar yatırdığını, .....ve ailesi üzerinde görülen hisselere karşılık gelen sermayeyi banka hesaplarına yatırmadığını, nakit çekilen sermaye (USD, EURO, TL) “maaş ödemesi” adı çekilen sermaye, yazılan çekler, yapılan transfer havale ve EFT’lerin önemli bir kısmını zimmetine geçirdiği kendi özel işlerinde, kendi aile şirketlerinde kullandığı hesap uzmanı bilirkişi komisyonu tarafından, tüm banka hesap hareketlerinin ve şirkete ait tüm ticari defterlerin, denetim kurulu faaliyet raporlarının, Vergi beyannamelerinin, şirketin bilanço kar zarar cetvellerinin bir kül halinde incelenmesi durumunda da sabit hale geleceğini, ayrıca bu incelemeler sonucunda şirkete ve kamuya verilen çok büyük boyuttaki zararın da miktarının net olarak belirleneceğini; davalıların hukuka aykırı fiillerinin ayrıca suç teşkil ettiğini, yukarıda belirtilen tüm kusurlu iş ve işlemlerle şirketin kuruluşundan bu yana mütemadi olarak, fikir ve eylem birliği içerisinde planlı bir şekilde gerçekleştirildiğini, arz edilen ve resen gözetilecek nedenlerden dolayı, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, .....Özel Eğitim İnşaat Turizm Akaryakıt İthalat İhracat San. Tic. A.Ş.’ne yönetici ve işbirliği sıfatlarıyla maddi zarar veren sorumluluğu olan davalılardan şimdilik 10.000,00 TL (On Bin TL) belirsiz olarak, haksız fiil tarihlerinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte tazmini ile şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalılar .....ve .....vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının dava dilekçesinde şirketin zarara uğradığını iddia ettiği tarihlerin zamanaşımına uğradığını beyan ederek, davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddini talep etmiştir. Davalı .....vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının .....yılı ve öncesine ait zararlardan bahsettiğini ve davacının bahsettiği zararların tazmini talebinin zamanaşımına uğradığını beyan ederek, davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME : Dava, anonim şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilafın; 6102 sayılı TTK'nın 553.maddesi gereğince açılan şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat isteminden kaynaklandığı tespit edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 553/1.maddesinde; "Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar." Aynı Kanunun 560.maddesinde; "Sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır." düzenlemeleri yer almıştır. Davalılar süresinde vermiş olduğu cevap dilekçelerinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 142. maddesinde;"Ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra, hâkim tahkikata başlamadan önce, hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve def’ileri inceleyerek karara bağlar." şeklindeki düzenleme ile tahkikata başlanmadan zamanaşımı definin değerlendirilmesi gereğinden bahsedilmiştir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığının irdelenmesi gerekir. Yukarıda yer verilen TTK'nın 560. maddesi kapsamında somut dava değerlendirildiğinde; davacının 2016 yılı ve öncesi döneme ilişkin olarak şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat talep ettiği, zamanaşımı süresinin zararı ve sorumluyu öğrenmeden itibaren 2 yıl olduğu, üst sınırın zararı doğuran fiilden itibaren 5 yıl olduğu, TTK'nın 562 maddesinde Kanundaki suçlara ilişkin cezalara yer verildiği, bu suçlara ilişkin 5 yılı aşan hapis cezasını gerektiren suç bulunmadığı, dolayısıyla ceza zamanaşımının 8 yıl olduğu, ceza zamanaşımının esas alınması halinde dahi zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. 6325 sayılı Kanun 18/A-14. bendinin 2. yarı cümlesi ve ilgili yönetmeliğin 26/2. maddesi hükmü uyarınca; arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanuna göre hak sahibi çıkan taraftan tahsilinin gerekmesi, ileride arabuluculuk ücretinin hak sahibi tarafından tahsil edileceğinin kesin olması ve bu hususun kamu düzenine ilişkin bulunması nedeniyle; 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına karar verilmiştir. Açıklanan tüm nedenlerle, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE, 2--Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40.-TL harcın, peşin alınan 1.707,75.-TL harçtan mahsubu ile artan 1.092,35.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 3-Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik 4.700,00.-TL arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanuna göre davacıdan tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00.-TL vekâlet ücretinin, davacıdan tahsili ile 1/3'şer oranında davalılara ödenmesine, 7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben Mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/271, K. 2025/565, T. 08.05.2025, www.arakarar.com/karar/diyarbakir-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-271-e-2025-565-k-29931998e67c