İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1740 E. 2026/13 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1740
- Karar No
- 2026/13
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Alım Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/12/2025 KARAR TARİHİ : 12/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil uzun senelerdir kamera güvenlik sistemleri işi ile ilgilenmediğini, zira müvekkilinin aktif olarak bahse konu işi yapması sebebi ile sürekli olarak kamera güvenlik sistemlerinin kurulumu için kamera, hard disk, kablo ve gerekli malzemeleri satın alması gerektiğini, nitekim müvekkilinin kamera güvenlik sistemleri işi ile uğraşan arkadaşı, davalı borçlu .....bu işi yaptığını, kamera ve gerekli malzemeleri daha ucuza sattığını bu sebeple malzemelerin oradan satın alınabileceğini müvekkiline bildirdiğini, müvekkili ve arkadaşları davalıdan gerekli malzemeleri satın almaya karar verdikten sonra müvekkili, davalı ile iletişime geçerek davalıdan 2 adet Ekran Dahili Uydu Alıcılı 4K TV, 16 adet Dahili Mikrofon (Sesli) FullColor (Renkli) Bullet 30 Metre (MT) IP Kame, 2 adet 1x8TB (Disk Kapasite) Kayıt Cihazı, 1 adet .....NesilGeçmeli Yeni Nesil100'lü, 2 adet Yönetilmez Switch, 2 adet Güvenlik Diski, 1 adet Siyah Bakır Network Kablo siparişi verdiğini, izah edilen ve mahkemece re'sen göz önünde bulundurulacak nedenler ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; davanın kabulüne, davalı borçlunun, diyarbakır icra dairesi'nin .....e. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takip konusu borcun tamamına ve ferilerine yapılan itirazların haksız ve takibi geciktirmeye yönelik olması nedeniyle davalının alacak miktarının güncel tutarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, alım satım sözleşmesine dayalı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. TTK'nın 5. maddesine göre aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari davalara bakmakla görevlidir. TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır. Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır. Taraflar arasındaki kurulduğu iddia edilen satım sözleşmesinin TTK' nın 4/1 maddesinde düzenlenmemesi nedeni ile davanın mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmıştır. Nisbi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır. TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır. Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. Mahkememizce davacının ve davalının tacir olup olmadığı araştırılmış ve ilgili vergi dairelerinden ve ilgili ticaret sicil müdürlüklerinden gelen yazı cevapları ile uyuşmazlık konusu sözleşme tarihi itibariyle davacının ve davalının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda davanın her iki tarafının da tacir olmadığı dolayısı ile eldeki davanın nısbi ticari dava da olmadığı görülmüştür. Dava konusu uyuşmazlık mutlak veya nısbi ticari dava niteliğinde olmadığından, uyuşmazlık mahkememizin görevine girmemektedir. Satım sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiş olup, işbu uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir. HMK'nun 114/1- c maddesi uyarınca görev dava şartıdır ve aynı kanunun 115. maddesine göre mahkemeler dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. İzah edilen nedenlerle Mahkememizin görevsiz olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114/1-c. maddesi uyarınca, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK'nın l15/2. maddesi gereğince, davanın USULDEN REDDİNE, görevli Mahkemenin DİYARBAKIR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine, 2-Görevli mahkemenin Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 3-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Kaş Sulh Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmesi için Diyarbakır Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, 4-HMK'nın 20/1. maddesi uyarınca verilen kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince, dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 5-HMK'nın 331/2. maddesi gözetilerek, davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, ara buluculuk ücreti, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karara bağlanmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip Hakim