Diğer ·
2026/170 E. 2026/170 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2026/170
- Karar No
- 2026/170
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/170 Esas - 2026/353
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2026/170 KARAR NO : 2026/353
DAVA : Marka ... Kararı İptali - Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 24/10/2022 KARAR TARİHİ : 09/09/2026 Yazım tarihi: 25/09/2026 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: davalı tarafından ... başvuru numaralı “..." ibareli markanın 29. ve 35. Sınıflarda tescili talebine karşı yapılan itirazın ... ve ... tarafından red edildiğini, müvekkilinin 1960 yıllından beri gıda sektöründe özellikle yağlı tohumlar ve sıvı yağ (yenilebilir yemeklik yağlar) sektöründe faaliyeti olan bir şirket olduğunu, ... verilerine göre büyük ölçekli sanayi kuruluşları (500 büyük sanayi kuruluşu) arasında yer alan güçlü ve itibarlı bir firma olduğunu, .... bünyesinde faaliyet gösteren 3 şirketin toplamda 100’den fazla marka tesciliyle, .... ülkeleri başta olmak üzere 1750'yi aşkın ülkeye ihracatı bulunduğunu, müvekkilinin "..." ibareli markalarını yurt içinde üretim, satış ve pazarlama; yurt dışında ise satış ve pazarlama faaliyetlerinde yaygın olarak kullanıldığını, müvekkilinin "..." markaları ile davalının “..." ibareli marka arasında mutlak ve nisbi red nedenleri mevcut olduğunu, markalar arasında işitsellik, görsellik ve biçimsellik olarak yanıltıcı düzeyde benzerlikten söz edilebileceğini, bütünüyle karıştırılma olasılığının bulunduğunu, birbirleriyle ticari açıdan ilişkili iki marka gibi algılanacağını, müvekkilinin markasının 3,29,30,31,32. Ve 35. Sınıftaki ürünler yönünden üretim, satış, pazarlama ve ihracat faaliyetleri bulunduğunu, davaya konu markanın tescilini talep ettiği sınıfların müvekkilinin markası ile aynı olduğunu belirterek ... ...’nın 18.08.2022 tarih ve ... sayılı ... kararının İPTALİNE, dava konusu "..." markanın tescili halinde HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Taraf markalarında AYNI işaret olması ve kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yargıtay’ın yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere, farklı sınıf ve/veya alt gruplarda yer alan mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının tespitinde, bahse konu mal veya hizmetlerin hitap ettiği tüketici kesiminin özellikleri dikkate alınmak suretiyle; Bu mal veya hizmetlerin benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, Dağıtım kanallarının ve satış yerlerinin aynı olup olmadığı, İkame imkanlarının bulunup bulunmadığı, birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin bulunup bulunmadığı, Benzer markaları bu farklı sınıf ve alt gruplardaki mal veya hizmetler üzerinde gören tüketicilerin herhangi bir şekilde markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurup kurmayacağı hususları göz önünde tutulan kıstaslar arasındadır. SMK 6/4 maddesine göre tanınmış markada ; ... sözleşmesi kapsamında tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, işaret ve emtia açısından aynı veya benzerinin Türkiye'de aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından başvurusunun yapılması halinde itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmektedir. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. ÖNCEKİ YARGILAMA Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... başvuru sayılı "..." ibareli başvuru markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi "..." ibareli tescilli markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas/benzerlik/karıştırılma ihtimali oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/4-5 maddesine göre markalarının yurt içi ve yurt dışı tanınmışlığı iddiası ile SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde ise hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "...Belirtilen kapsamda yapılan inceleme sonucunda işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların ihtiva ettikleri anlam, genel görünüm ve muhtemel tüketici kitlesi üzerinde bırakacağı etki ve izlenim itibariyle karıştırılacak derecede benzer olmadığı ve markalar arasında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma olasılığı bulunmadığı kanaatine ulaşıldığından itirazın tüm gerekçeleri bakımından reddi gerekmiştir. İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir.” ifade edilmiştir." Şeklinde ifade edilmiştir. 28.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Dava konusu hizmetlerin tamamının itiraz gerekçesi markalar kapsamındaki hizmetlerle aynı/aynı tür olduğu, Taraf markaların genel izlenim yönünden görsel, işitsel olarak benzer olduğundan markalar arasında karıştırılma olasılığı bulunduğu, SMK m. 6/5 koşullarının somut olayda oluşmadığı, Kötü niyete ilişkin Takdirin Sayın mahkemeye ait olduğu " Şeklinde ifade edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 27/09/2023 tarih ve .... Sayılı " Davaya konu "..." ibareli marka başvurusu ile davacının itiraza dayanak "... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, diğer yönden taraf markaları açısından dava konusu edilen mallar/hizmetler yönünden emtia benzerliğinin oluştuğu, oluşan bu benzerlik nedeniyle ortalama tüketiciler nezdinde markaların karıştırılması ihtimal dahilinde olduğundan SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının gerçekleştiği, ancak SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulları ile kötü niyetin varlığının ortaya konulamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ... sayılı ... kararının iptaline, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına " şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... tarafından İSTİNAF yoluna gidilmiş olup ..... HD.nin ....... tarih ve .... sayı ile " Dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 5000 sayılı Kanun'un 15/C maddesinde, ...'in nihai kararının ... tarafından tesis edilen karar olduğu, bu kararlara karşı, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde .... Hukuk Mahkemesinde dava açılabileceği düzenlenmiştir. Burada öngörülen süre hak düşürücü nitelikte olduğu gibi ..... Hukuk Dairesinin 10/03/2014 gün ve ..... sayılı, 01/06/2015 gün ve .... sayılı emsal kararlarından anlaşılacağı üzere bu husus, dava şartıdır. Buna göre, iptali istenen ... kararının davacıya 19/8/2022 tarihinde tebliğ edildiği, eldeki davanın ise iki aylık hak düşürücü süre dolduktan sonra 24/10/2022 tarihinde açıldığı gözetildiğinde, ... kararının iptali yönünden süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece, işin esasına girilmesi doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle, özel kanunda dava şartı olarak düzenlenen süre yönünden ... kararının iptaline yönelik davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince işin esası incelenmeden kararın kaldırılması ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş, kararın niteliğine göre hükümsüzlük davasında kurulan hükme yönelik istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince kabulü ile .... Hukuk Mahkemesince verilen 27/09/2023 gün ve .... sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE," şeklinde İADE kararı ile dosya yeniden mahkememize gönderilmiştir. GEREKÇE: ... kararı iptali davasında ; .... iade kararında geçtiği üzere " ... kararının davacıya 19/8/2022 tarihinde tebliğ edildiği, eldeki davanın ise iki aylık hak düşürücü süre dolduktan sonra 24/10/2022 tarihinde açıldığı gözetildiğinde, ... kararının iptali yönünden süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken " şeklindeki tespit ve değerlendirme kararı kapsamına göre ... kararının 19/08/2022 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre sonrasında 24/10/2022 tarihinde bu davayı açtığından hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. Hükümsüzlük talebinde ; Davalının " ... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait " .../... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, davalının " ... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde davacıya ait " .../... " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı , her iki markada yanılgı yaşayabileceği , benzerlik nedeniyle taraf markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşabileceğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu; Diğer yönden ; SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Ancak bu durumlar var olan iltibası ortadan kaldırmadığı; ANCAK ;dava konusu marka karar aşamasında tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-... kararının iptaline yönelik açılan davanın HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE NEDENİYLE REDDİNE, 2-Hükümsüzlük talepli açılan davanın dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin düşümü ile bakiye 651,30 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 4-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı kuruma verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı firma yetkilisinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 09/09/2026
Katip .... Hakim .... E imzalıdır E imzalıdır