Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1126 E. 2026/1195 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1126
- Karar No
- 2026/1195
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1126
KARAR NO : 2026/1195
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/06/2026 (Ara Karar)
NUMARASI : 2026/517 Esas
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
KARAR TARİHİ: 30/09/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin işletmesi altında bulunan köprü ve otoyolları kullanan davalının, kullanım ücretini ödemediğini, davalı aleyhinde İstanbul 12. İcra Dairesi Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası sayılı takip dosyası ile alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, davalının haksız itirazının iptaline, takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, müvekkil şirketin muaccel hale gelen alacağını teminen İİK'nın 257 vd.maddeleri uyarınca davalı üzerine kayıtlı menkul, gayrimenkul ve araçlar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yetecek kısmının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nin 18/06/2026 tarihli ara kararı ile; "... dava konusu yapılan ve varlığı iddia olunan alacağı teminat altına alma amaçlı olup araçların davalıya ait olup olmadığı, geçişlerden dolayı tahsilat yapılıp yapılmadığı, geçişten 15 gün sonra tahsilat yapılıp yapılmadığı, yapılmamış ise niçin yapılmadığı, davacının alacağı var ise ne miktarda alacaklı olduğu hususları bu aşama itibarıyla belirli olmadığından ve bu haliyle yaklaşık ispat koşulları sağlanamamış olduğu " gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu alacağın muacceliyet koşulunun gerçekleştiğini, ihlalli geçiş listesi, provizyon sorgu dökümü ve görüntü kayıtları sunulduğunu, ihlalli geçiş listesinde icra takibine konu plakalar, ihllalli geçiş tarihleri, ihlalli geçişe ilişkin miktarlar açıkça belirtildiğini, ihtiyati haciz kararı verilmesini haklı gösterir sebepler ve şartların somut olayda mevcut olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralının sağlandığını belirterek kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Dava, davalı tarafından geçiş ücretleri ödenmeksizin yapılan ihlalli geçişler nedeniyle, geçiş ücreti, para cezası, faiz ve KDV'nin tahsili için davacının başlattığı icra takibine, davalı tarafça yapılan itirazın iptali davası olup, istinaf incelemesine konu talep ise ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İstanbul 12. İcra Dairesi Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının davalı aleyhinde talebe konu ihlalli geçişlere istinaden 198.327,50 TL asıl alacak(geçiş ücreti/para cezası) 24.785,67 TL işlemiş faiz 4.957,11 TL KDV olmak üzere toplam 228.070,28 TL miktar üzerinden takip başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1 maddesinde yer alan "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş bir para alacağının vadesinin gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nın 258/1 maddesinde yer alan "…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur…." hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamaktadır, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 23/01/2014 tarih 2023/18723 E.2014/1804 K.)
İhtiyati haciz, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır ve ihtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için bazen karşı taraf dinlenmeden ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görüldüğünde mahkemece verilebilir. Yasal düzenleme gereğince ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.
Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi İhtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için "alacağın yargılamayı gerektirmesi" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir.
Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez.
Dosya kapsamına göre, talebe konu alacak; davacının işlettiği köprü ve otoyollardan ihlalli geçişlerden kaynaklanmakta olup dosyaya sunulan ihlalli geçiş listesi, görüntü kayıtları dikkate alındığında bu aşamada alacak talebinin İİK 258 maddesi anlamında, yaklaşık ispata yönelik yeterli delil olarak görülebileceği gibi, alacağın muacceliyetine de bir karine olduğunun kabulü ile alacak miktarı geçiş ücreti ile para cezasından oluşan toplam 198.327,50 TL ile sınırlı olmak üzere uygun teminat mukabilinde ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle verilen karar isabetli görülmemiştir.
İİK'nın 261/1.maddesinde; "Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar.
" hükmü yer almaktadır.
Alacaklının ihtiyati haciz kararının icrasını (infazını) istemesi bir süreye tabi kılınmıştır. Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde, yetkili icra dairesine başvurarak ihtiyati haciz kararının icrasını istemek zorundadır. Alacaklı, icra takibinde bulunduktan sonra ihtiyati haciz talep etmişse, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde icra takibinin derdest olduğu icra dairesine başvurarak ihtiyati haciz kararının icrasını istemek zorundadır. Alacaklı ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde yetkili icra dairesinden (veya derdest icra takibinin bulunduğu icra dairesinden) ihtiyati haciz kararının icrasını istemezse, ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, İkinci Baskı, Ankara 2013, s.1047 vd.).
İlk derece mahkemesindeki işleyiş dikkate alındığında, ihtiyati haciz talebinin aynı gün içinde yada ertesi gün, kabul veya red yönünde sonuçlandırılarak karara çıkartıldığı ve talep eden tarafından sürecin takip edilerek kararın yine aynı gün elden tebliğ alınıp infazının talep edildiği bilinmektedir.
Ancak Bölge Adliye Mahkemelerinde süreç aynı şekilde işlemediğinden İİK'nın 261/1. maddesinde yer alan "...ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten..." ibaresinin nasıl yorumlanacağı hususunun tartışılması gerekmiştir. Zira ilgili hüküm gerek 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun gerekse 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanun'un yürürlüğünden önceki tarihli olup, değişen koşullara yönelik herhangi bir düzenleme yapılmamıştır.
5070 sayılı Kanun'un 5/1.maddesinde; "Güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı hukuki sonucu doğurur." hükmü gereği kararlar UYAP sistemi üzerinden e-imza ile imzalanmakta ve fiziki olarak imzalanmamaktadır. Ve aynı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3.maddesinin h bendinde; "Zaman damgası: Bir elektronik verinin, üretildiği, değiştirildiği, gönderildiği, alındığı ve/veya kaydedildiği zamanın tespit edilmesi amacıyla, elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı tarafından elektronik imzayla doğrulanan kaydı" olarak tanımlanmıştır.
Dairemizin kararında, karar tarihi olarak 30/09/2026 tarihi yazılacak ise de, bu tarih dosyanın karara bağlanmasının müzakere edildiği ve UYAP sistemi üzerinden karar numarasının alındığı tarihtir. Yani bu tarih itibariyle henüz yazılan bir karar olmadığı için infazı da mümkün değildir.
Kararın infazının talep edilebilmesi ise ancak gerekçeli kararın Dairemizin başkan ve üyeleri ile zabıt katibi tarafından UYAP sistemi üzerinden "e-imza" ile onaylanarak, davanın tarafları ve ilk derece mahkemesi tarafından görülebildiği yani karar içeriğine vakıf olunduğu tarih itibariyle mümkündür.
Bu nedenle İİK'nın 261/1.maddesinde yer alan "...ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde..." ibaresindeki "kararın verildiği tarihin", UYAP sistemi üzerinden onaylanarak, infazının talep edilmesinin mümkün olduğu tarih olarak yorumlanması ve 10 günlük sürenin bu tarihten itibaren başlatılması gerektiği Dairemizce kabul edilmiştir. Zira aksinin kabulü halinde yani dosyanın karara bağlanmasının müzakere edildiği ve UYAP sistemi üzerinden karar numarasının alındığı tarihin "kararın verildiği tarih" olarak kabulü halinde ihtiyati haciz isteyen taraf, henüz yazılmayan bir karardan haberdar olamayacağı için infazını da talep edemeyecektir.
Dairemizin kabul ettiği görüş yukarıda açıklandığı gibi karar numarasının alındığı tarih olmayıp kararın UYAP sistemi üzerinden verildiği tarih olmakla birlikte, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 23/06/2022 tarihli 2021/3272 E. 2022/2356 K. sayılı kararı ile; "...İİK'nın 261/1. maddesi uyarınca; alacaklının ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinde kararın infazını istemeye mecbur olduğu, aksi halde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağı, ihtiyati haciz kararının günlük takip edilmesi mümkün olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararlarında, ihtiyati haczin infazının istenmesine ilişkin sürenin kararın tebliğ tarihinden itibaren başlatılması gerektiği..." yönünde verilen kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 10/05/2023 tarihli 2022/10553 E. 2023/3259 K. sayılı ilamı ile onanmış olması da infazın istenmesi tarihi açısından UYAP sistemi üzerinden karar numarasının alındığı tarihin esas alınmaması gerektiği yönündeki Dairemiz görüşünü desteklemektedir.
Açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince % 15 teminat karşılığında ihtiyati haciz isteminin kabulüne, İİK'nın 261/1. maddesi gereğince kararın verildiği tarihin, dairemizin gerekçeli kararının UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile onaylandığı tarih olarak kabulüne ve 10 gün içinde kararın infazının talep edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağının bilinmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/517 E. Sayılı 18/06/2026 tarihli ara kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca KALDIRILMASINA ve YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,
2-İhtiyati haciz talep eden davacı ICA İÇTAŞ Altyapı Yavuz Sultan Selim Köprüsü Ve Kuzey Çevre Otoyolu Yatırım Ve İşletme Anonim Şirketi'nin İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN İİK'nın 257. maddesi uyarınca KISMEN KABULÜ ile 198.327,50 TL 'nin % 15'i oranında hesap edilen 29.749,12 TL teminat tutarı, talep tarafça nakit olarak yatırıldığında yada kesin ve süresiz nitelikteki banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere şimdilik 198.327,50 TL bedel üzerinden karşı taraf Kader Katırcıoğlu'nun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE,
3-İİK'nın 261/1. maddesi gereğince, Dairemizin gerekçeli kararının UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile onaylandığı tarihten itibaren 10 gün içinde infazının talep edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağının BİLİNMESİNE,
4-Kararın tebliği ve teminat alınmasına ilişkin işlemlerin İlk Derce Mahkemesince yerine getirilmesine ve kararın ilgili icra dairesince infazının sağlanmasına,
5-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının ve istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına,
6-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin, İlk Derece Mahkemesince esasa ilişkin verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.f bendi gereğince kesin olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi.30/09/2026
KARŞI OY YAZISI
Davalıya ait araçlarda HGS/OGS bakiyesi olup olmadığı, ihlalli geçişlerin yapılıp yapılmadığı, tahsilat yapılıp yapılmadığı, tahsilat yapılmamış ise sebebi, sonradan yükleme yapılmış ise 15 gün içinde tahsil edilip edilmediği, tahsil edilmemiş ise sebebi ve davacının varsa alacak miktarı yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenebileceğinden, sunulan kayıtların bu aşamada alacağın varlığını ve muaccel hale geldiğini yaklaşık ispat için yeterli olmaması nedeniyle İİK'nın 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartları oluşmadığından, sayın çoğunluğun bu konuya ilişkin görüşüne katılmamaktayım.