Diğer ·
2026/133 E. 2026/183 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2026/133
- Karar No
- 2026/183
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/133 KARAR NO : 2026/183
DAVA : Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/12/2025 KARAR TARİHİ : 18/08/2026
... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin30/04/2026 tarih ...Esas,... Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya mahkememize tevzi edilmiş olmakla, dosya üzerinde yapılan incelemeler sonunda ; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 10.07.2024 tarihinde “...” ile bu sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası niteliğinde olan “FSEK Devir Sözleşmesi” ve "Proje Kapsam ve Yetenekleri" imzalandığını, anılan sözleşmeler uyarınca davalı; “...” isimli mobil uygulamanın yazılım geliştirme sürecini tamamlamayı, uygulamayı ... ve ... platformlarında yayınlanabilir ve fiilen kullanılabilir şekilde teslim etmeyi, ayrıca yazılıma ilişkin tüm kaynak kodları, yönetim panellerini, altyapı erişimlerini ve fikri–sınai hakları eksiksiz ve devredilebilir biçimde davacıya teslim etmeyi açık, bağlayıcı ve tartışmasız şekilde taahhüt ettiğini, ekte mahkemeye sunulan sözleşmenin 3.21. maddesi uyarınca, projenin eksiksiz, çalışır, yayına hazır ve tüm fonksiyonları aktif şekilde teslim edilmesi gereken kesin teslim tarihi 10.12.2024 olarak belirlendiğini, bu tarihin, taraflarca açıkça kesin teslim tarihi olarak kararlaştırılmış olup, davalı bakımından ifa borcu bu tarih itibarıyla muaccel hale geldiğini, buna rağmen davalının, sözleşmede kararlaştırılan bu kesin teslim tarihine riayet etmediğini, davacının, sözleşme kapsamında üzerine düşen tüm edimleri eksiksiz biçimde yerine getirdiğini, bu kapsamda ilk 4 taksit şeklinde 4.090 Euro yazılım ücreti 500 Euro Server bedeli olarak davalıya toplam 4.590 Euro ödeme yaptığını, davacı ile davalı arasında akdedilen FSEK Devir Sözleşmesi uyarınca; davalı, yazılımın tamamlanmasıyla birlikte uygulamaya ilişkin tüm kaynak kodları, yazılım mimarisi, veri tabanı yapısı, yönetim panelleri, algoritmalar ve sair tüm fikri ve sınai hakları herhangi bir sınırlama olmaksızın ve geri dönülemez şekilde davacıya devretmeyi açıkça taahhüt ettiğini, davalının, yazılımı teslim etmemesi ve fikri-sınai hak devri yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle 4.590 Euro ödenmiş bedel yanında, ayrıca 30.000 Euro tutarındaki sözleşmeden kaynaklanan alacak kaleminden de sorumlu olduğununu açık olduğunu, uygulamada ödeme sistemine ilişkin ciddi teknik hatalar meydana geldğini, bu hatalar sebebiyle uygulama ... üzerinden sağlıklı şekilde çalışmadığını, davacı tarafından tasarımcı ile anlaşma yapıldığını, ancak davalı tarafından bu tasarımların kullanılmadığını, projeyi tamamlayabilmek adına yeni bir tasarımcı ile anlaşma yapıldığını, bu nedenle davacının maddi zararının fazla olduğunu beyan ederek; taraflar arasında akdedilen ... Taahhütnamesi ile FSEK Devir Sözleşmesi’nin, davalının ağır, sürekli ve esaslı sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle davacı tarafından haklı nedenle sona erdiğinin tespitine, davalıya ödenmiş olan 4.590 EUR’nin, temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun m.4/A uyarınca bankalarca EURO mevduata uygulanan azami faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının FSEK Devir Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeniyle doğan 30.000 EURO tutarındaki cezai şart alacağı yönünden, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla HMK 109. uyarınca şimdilik 100,00 TL’nin, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının davalının temerrüdü ve sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle uğradığı menfi ve müspet zararlarının, yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda tespit edilerek davalıdan tahsiline, davalının sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle davacının ticari itibarı, güvenilirliği ve kişilik haklarının zedelenmiş olması sebebiyle, hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, tarafların anılan bu uygulamayı hayata geçirmek için sözleşmeler imzaladığını, bu sözleşmeler uyarınca müvekkilinin ... isimli mobil uygulamanın yazılım geliştirme sürecini tamamlamayı, uygulamayı,...ve ... platformlarında yayınlanabilir ve fiilen kullanılabilir şekilde teslim etmeyi ayrıca yazılıma ilişkin tüm kaynak kodları, yönetim panelleri, alt yapı erişimleri ve fikri-sınai hakları eksiksiz ve devredilebilir biçimde teslim etmeyi taahhüt ettiğini, fakat sözleşmeye göre 10.12.2024 teslim tarihinde anılan işin tamamlanamamasının yegane sebebi davacının bizzat kendisi olduğunu, taraflar arasında yapılması kararlaştırılan yazılım geliştirme programı bir internet satış platformu olduğunu, çalışma esasları ve özellikleri bakımından bu platformun Türkiye'de ve dünyada tek bir örneği dahi olmadığını, yani davacı hem kendisinin bugüne dek hiçbir şekilde kullanmadığı hem de dünyada emsalinin olmadığı bir programın hayata geçirilmesini çok kısa bir süre içinde müvekkilinden talep ettiğini, hal böyle olunca sözleşme imzalandıktan sonra davacının program üzerindeki kararsızlıkları, yenileme talepleri, fikir değişiklikleri ve de talep ettiklerinin kısmen uygulanmasının fiziken mümkün olmaması ayrıca aracı olan ödeme kuruluşunun bir türlü belirlenememesi gibi eylemleri ve bu eylemler sonucu yaşadıkları anılan işin teslim süresini sürekli olarak uzattığını, bu süreçte müvekkilinin uygulamayı ... ve ... platformlarında yayına almak için gerekli çalışmaları başlatığını, gerekli olan ... numarası için davacıya talepte bulunduklarında davacı taraf ...numarasının olmadığını beyan etttiğini ve süreci müvekkilinin yönetmesini talep ettiğini, ... numarası alabilmek adına 01.10.2024 tarihinde ( ...) firma ile tarafımızca mail yoluyla (Ek:4) görüşmeler sağlanmış ve ücretli ( 3.385 -TL + KDV ) ve ücretsiz ( 30 günde teslimat ) olmak üzere alınan 2 teklif davacıya bildirildiğini, davacı ise 30 gün beklemeli yani ücretsiz olanı seçtiğini, ... Firması ise 13.11.2024 tarihinde numarayı iletebileceklerini taraflarına bildirmiş ve bu süreçte ... numarası olmadığı için... ve ... başvurularına davacının kusuru ile devam edilemediğini, davacı daha sonra 28.10.2025 tarihinde yeni bir Duns numarasının taraflarına gönderilmesinin ardından başvurularımız tarafınca sağlanmış ve onay beklendiğini, davacının sürekli yanlış taleplerde bulunduğunu, kararsız davrandığını, bu nedenlerle sürecin uzatıldığını, kendisinin kusuru olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İncelenen dava dilekçesinde uyuşmazlık konusu; taraflar arasında 10.07.2024 tarihinde “...” imzalanan sözleşmeye konu edimlerin davalı tarafından yerine getirilmediği bu sebeple davacı tarafından sözleşmenin fesh edildiği iddiası olup davalının edimleri yerine getirmekte düştüğü temerrüt sebebiyle davacının uğramış olduğu zararların tazmini talep edilmiştir. Sözleşme incelendiğinde davalı taraf edimlerinin; ... isimli mobil uygulamanın yazılım geliştirme sürecini tamamlamayı, uygulamayı, ...ve ... platformlarında yayınlanabilir ve fiilen kullanılabilir şekilde teslim etmeyi ayrıca yazılıma ilişkin tüm kaynak kodları, yönetim panelleri, alt yapı erişimleri ve fikri-sınai hakları eksiksiz ve devredilebilir biçimde teslim etmesi olduğu anlaşılmıştır. İncelenen dilekçelerde; her iki tarafında birbirlerine karşı sözleşmenin gereği gibi ifa edilememesi noktasında karşılıklı iddialarda bulundukları, davacının FSEK kapsamında karşılanabilecek bir talebinin bulunmadığı, davacı tarafından davalının sözleşme kapsamında kararlaştırılan edimlerini yerine getirmekte temerrüte düşmesi sebebiyle uğradığı ticari kaybın tazmininin talep edildiği, davacının herhangi bir eser sahipliği veya eserden kaynaklanan mali/manevi bağlantılı hak sahibi olduğu yönünde iddiasının bulunmadığı gibi bu yönde davalının da bir savunma argümanı geliştirmediği, kaldı ki davalı tarafça görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu yönünde itirazda bulunulduğu, mevcut sözleşme hükümlerine göre davacının taleplerinin haklı olup olmadığının tespitinin mahkememiz görev kapsamında bulunmadığı, ilgili taleplerin FSEK hükümlerince değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, gerekli değerlendirmenin ihtisas mahkemesi olan Asliye Ticaret Mahkemesi'nde gerçekleştirileceğine kanaat getirilerek, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu yönünde aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. Buna göre ; HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mevcut sözleşme hükümlerine göre davacının taleplerinin haklı olup olmadığının tespitinin mahkememiz görev kapsamında bulunmadığı, gerekli değerlendirmenin ihtisas mahkemesi olan Asliye Ticaret Mahkemesi'nde gerçekleştirileceğine kanaat getirilerek, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, bu sebeple MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE 2-7521 Sayılı Yasa ile değişik HMK 20. madde uyarınca, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleşme tarihinden, kanun yoluna başvurulmuş ise başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren İKİ (2) HAFTA içinde Mahkememize müracaat edilmesi halinde dosyanın yetkili ve görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, belirtilen süre içinde talepte bulunulmadığı takdirde HMK 20. madde hükmü gözetilerek DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA Mahkememizce res'en karar verileceğine, 3-Görevsizlik kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİ'NE gönderilmesine, 4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemede değerlendirilmesine 5-Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğine, Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ nezdinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır