Diğer ·
2024/63 E. 2026/42 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2024/63
- Karar No
- 2026/42
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/63 Esas KARAR NO : 2026/42
DAVA : Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/04/2024 KARAR TARİHİ : 27/03/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı tespit dosyasının ve ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nin ...E. Sayılı kesinleşen ceza davası dosyasının celbine, davacının dava sonunda herhangi bir hak kaybına uğramaması adına, davalı firmada lisanssız yazılım kullanıldığının tespit edildiğinin mahkeme kararı ile sabit olması nedeni ile davalı adına kayıtlı taşınmaz mal ve taşınır araçlara söz konusu dava değeri miktarında ön inceleme duruşması beklenmeksizin hüküm kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir konulmasına, FSEK m.22 ve m. 68 vd. uyarınca lisanssız çoğaltıldığı ve kullanıldığı tespit edilen tüm yazılımların FSEK m.68 uyarınca toplam bedellerinin üç (3) katının tazminat tutarı olarak; bilirkişi incelemesi sonucunda hesaplanarak belirlenecek fazlaya ilişkin bedeli talep ve ıslah etme hakları saklı kalmak kaydıyla HMK m.109 uyarınca işbu kısmi davada (şimdilik) 1.000 USD'nin (zararın meydana geldiği tarih olan delil tespit işleminin yapıldığı 06.04.2022 tarihinden itibaren devlet bankalarınca USD mevduatına uygulanan yıllık en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte) fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru karşılığı üzerinden davalıdan tahsiline karar verilmesini, arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlıkla sonuçlanması nedeniyle (AAÜT'nin 16/2-c maddesi uyarınca, "arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde avukat maktu ücrete hak kazanır" hükmü nazara alınarak) vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini, (İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 28. HUKUK DAİRESİ, E...., K...., T. 26.12.2019) Delil tespiti dosyasının asıl davanın eki sayılması sebebiyle davadan önce yapılan delil tespiti masraflarının yargılama giderlerine dahil edilmesine, (YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ E. ..., K. ...), Yargılama giderleri (delil tespit ve dava) ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle ; davalının yaşı, eğitim durumu, bilgisayar bilgisi neredeyse hiç olmadığından bu programları aktif bir şekilde kullanarak davacı yanın marka haklarına tecavüz edecek, davacıyı maddi ve manevi zarara uğratacak şekilde hareket etmesi de mümkün olmadığını, Tazminat talebinde bulunan davacının, davalının yazılımı kullanmasından kaynaklı maddi veya manevi zarar verdiğini ispatlaması gerekmektedir. Ancak davacının davalıyı davalıya ait olduğu iddia edilen yazılımları kullanarak maddi bir zarara uğratmadığının açık olduğu, Davacının bu yazılımları kullanmak suretiyle kar elde etmediği, iş yapmadığı kolaylıkla tespit edilebilmekte olduğu, Davacı yazılımları kullanarak sipariş almamış ve sipariş teslim etmemiş olduğunu, Yazılımlar hali hazırda davacının satın aldığı bilgisayarlarda kurulu vaziyette olduğunu, Ayrıca davacı yan rayiç bedelin üç katı oranında tazminat talep ettiğini, Maddi veya manevi herhangi bir zarara uğramamış olan davacı yan için söz konusu talep ölçülü olmadığını, Davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yanda bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle ; dilekçesinde izah edilen sebepler ve mahkemece re'sen tespit edilecek hususlar çerçevesinde, davalının dosya kapsamı ve hukuka aykırı itiraz ve taleplerinin reddi ile bilirkişi tarafından gerçekleştirilecek olan hesaplamada (dava dilekçemiz ekinde sunduğumuz faturalarda her biri için fiyat bilgisi yer alan) ek modüllerin de nazara alınmasını; netice itibariyle davanın kabulüne ve yargılama gideri ve ilam vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi heyetinin 17/02/2025 Tarihli raporlarında özetle ; FSEK Kapsamında Yapılan İnceleme ve Değerlendirmeler Dava konusu edilen ... yazılım programının teknik yönden yapılan incelemeleri neticesinde FSEK m. 2/1 kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğu, Davacının ... tescil numaralı ... ABD ticari markasına sahip olduğu anlaşılmakla birlikte dava konusu edilen ... yazılım programına dair davacının FSEK kapsamında mali hak sahibi olup olmadığı hususunu Mahkemeniz takdirine bıraktığımızı, Davacının mali hak sahibi olduğunun kabul edilmesi halinde, ... yazılım programının davalı işyerindeki bilgisayarlarda lisanssız olarak bulunduğu, tespiti yapılan lisanssız dava konusu yazılımın hukuki yollardan elde edildiğine ilişkin herhangi bir hususa rastlanılamadığı ve davacının FSEK’den kaynaklanan çoğaltma hakkının (FSEK m.22) ihlal edildiği ve bu kapsamda FSEK m. 68 kapsamında ihlalin olduğu, Sektör Kapsamında Yapılan İnceleme ve Değerlendirmeler ... isimli ... Marka dizüstü/notebook bilgisayarda ... 2020 programının kurulu, çalışır ve aktif olduğu, programın 05.10.2021 tarihinde kurulduğu, programın Kilit ID’sinin ... olduğu, ... programı ile birlikte ... modüllerinin kurulu olduğunu, Mayıs 2020 – Mart 2020 tarihleri/aralığında .prz ve .prt uzantılı ... çalışma dosyalarının bulunduğunun belirtildiği görülmüştür. “... çalışma dosyalarının bulunduğunun belirtildiği görülmüştür. - “... olarak hesaplandığı, Mali Kapsamda Yapılan İnceleme ve Değerlendirmeler Dosya kapsamında talep edilen tazminat seçiminin FSEK 68 kapsamında olduğu anlaşıldığından ticari defter belge kar/zarar verilerine göre değil, rayiç bedel üzerinden tespit edilebileceği, görüş ve kanaatlerine varıldığı raporu takdir ve hukuki değerlendirme Mahkemenize ait olmak üzere rapor düzenlenmiştir. KANAAT VE GEREKÇE Dava, eser sahipliğinden kaynaklanan haklara tecavüz iddiası ile FSEK 68.maddesine dayalı olarak maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizce deliller toplanmış, taraflarca sunulan belgeler ile toplanan deliller incelenmiş, çözümü teknik ve özel bilgiyi gerektirdiği düşünülen konularda bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 17/02/2025 havale tarihli bilirkişi raporu ve 06/11/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ile 11/04/2022 tarihli değişik iş dosyasına sunulan bilirkişi raporu dosyadaki kanıtlarla tutarlı, delillerin değerlendirilmesi aracı olarak denetim ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir. Davaya Konu Bilgisayar Programının Eser Mahiyetinde Olup Olmadığı Hususunda Yapılan Değerlendirme 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 1/B maddesinin a bendinde "eser" kavramının tanımı yapılmıştır. Buna göre eser: “Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini” ifade eder. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundaki bu tanımdan da anlaşılacağı üzere, bir fikri emek ürünün, eser olarak addedilebilmesi için birtakım şartların kümülatif olarak bir arada bulunması gerekmektedir. Bu koşullardan en başta geleni; eserin, sahibinin özelliğini/hususiyetini taşıyor olmasıdır. Sahibinin hususiyetini taşımaktan kasıt, herkes tarafından vücuda getirilememe, yani fikri bir çalışmada ortaya konulan bağımsız bir bilgi, hüner, beceri, yorum, düşünce, özel çaba ve emeğin bulunması ve eser sahibinin bilimsel erkini ortaya koyarak, ortalama nitelikteki bir insanın sergileyebileceğinden daha yaratıcı niteliğe sahip olması demektir. Diğer bir şart ise "Kanunda Belirtilen Eser Kategorilerinden Birine Dahil Olma" koşuludur. Sahibinin hususiyetini taşıyan yani orjinallik niteliğini haiz bir fikri emek ürününün, eser olarak addedilebilmesi için, aynı zamanda 5846 Sayılı FSEK'de dört ana kategori altında ifade edilen "ilim ve edebiyat eseri, musiki eser, güzel sanat eseri ya da sinema eseri kategorisinden birine dahil olması gerekmektedir. Bu bağlamda, 5846 sayılı Yasanın 2. maddesinin 1. fıkrası davaya konu fikri ürün ile ilintili olarak: “herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık programlarının” ilim ve edebiyat eseri olarak addedileceğini ifade etmiştir. 5486 sayılı FSEK'in 2/1 maddesinde, bilgisayar programları ve sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları birer fikri eser olarak koruma altına atınmıştır. Yine FSEK 1/B-g maddesinde bilgisayar programları; “bir bilgisayar sisteminin özel bir işlem veya görev yapmasını sağlayacak bir şekilde düzene konulmuş bilgisayar emir dizgesini ve bu emir dizgesinin oluşum ve gelişimini sağlayacak hazırlık çalışmaları” şeklinde tanımlanmıştır. Yasada tanımlanan hukuki ve içermesi gereken teknik anlatımlar ile alınan bilirkişi raporları bağlamında, dava konusu “...” ismi ile üretilip pazarlanan bilgisayar yazılımının, sahibini hususiyetini yansıtacak biçimde şekillenmiş bulunması, FSEK'de öngörülen eser türlerinden birinin içine girmesi ve fikri bir çabanın ürünü olması nedeniyle FSEK anlamında eser olduğu ve “ilim ve edebiyat eseri” vasfında olduğu kanaatine varılmıştır. Yargıtay kararlarında da, bilgisayar programlarının ilim ve edebiyat eseri olarak korunmaları benimsenmiştir. Mali Haklarının ve Kullanım Yetkisinin Davacıya Ait Olup Olmadığının Değerlendirmesi; FSEK'in eser sahipliğine ilişkin olarak benimsemiş olduğu temel ilke “yaratma ilkesi"dir. Kanunun “Eser Sahibi” başlıklı 8. maddesi “Bir eserin sahibi onu meydana getirendir. Bir işlemenin ve derlemenin sahibi, asıl eser sahibinin hakları mahfuz kalmak şartıyla onu işleyendir. Sinema eserlerinde; yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo yazarı ve diyalog yazarı, eserin birlikte sahibidirler. Canlandırma tekniğiyle yapılmış sinema eserlerinde animatör de eserin birlikte sahipleri arasındadır.” hükmünü haizdir. Görüleceği üzere, eser sahibi sıfatının kazanılabilmesi için eser niteliğinde bir fikri ürünün meydana getirilmesi gerekli ve yeterlidir. Ayrıca bir irade açıklaması veya hukuki işlem yapılması söz gelimi eserin tescil ettirilmesi gibi bir zorunluluk yoktur. Eserin yaratılmasıyla birlikte bu sıfat doğrudan kazanılmaktadır. 5846 sayılı Yasada “Eser Sahibi” başlıklı ikinci bölümünde kimlerin eser sahibi olduğu düzenlenmiştir. Yukarıda değinildiği üzere FSEK md.8'e göre bir eserin sahibi onu meydana getirendir. Yine FSEK 10. maddeye göre birden fazla kişinin iştirakiyle vücuda getirilen eser ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa eserin sahibi onu vücuda getirenlerin birliğidir. Bununla birlikte 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 18. maddesi, “Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça; memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki haklar bunları çalıştıran veya tayin edenlerce kullanılır. Tüzel kişilerin uzuvları hakkında da bu kural uygulanır.” hükmünü havidir. Yani fikri ürün yaratılırken özel sözleşme yahut işçi işveren ilişkisi olsa dahi bu durum ortaya çıkartılan fikri ürüne eser vasfı verilmesi ile ilgili değil hakların kullanımı noktasında hukuki inceleme gerektirecektir. Eser sahibi, esere hususiyetini veren kişidir. Bu kişi, eseri, herhangi bir sebeple başkası için üretmiş olsa dahi, eseri meydana getiren kişi olma sıfatı değişmeyecektir. Eser sahipliği sıfatının başkasına devredilmesi mümkün değildir. Eser sahibi, yalnızca eserden doğan mali haklarını FSEK'in 52. maddesi uyarınca yazılı sözleşme ile devredebilir. FSEK'ten kaynaklı hak sahipliğinin tespiti kapsamında, davacı şirketin davaya konu bilgisayar yazılımı üzerindeki mali haklarının “Certificate of Registration” başlıklı İngilizce ve “Tescil Belgesi” başlıklı Türkçe tercümesine dayandığı, bu nedenle de davaya konu yazılımı üzerinde, davacı şirketin mali hakları kullanma yetkisine sahip olduğu kanaatine varılmıştır. Bu doğrultuda somut uyuşmazlıkta, davacının 5846 sayılı Kanun'nda belirtilen mali haklarından 22. maddede tanımlanan “çoğaltma” hakkının ihlal edildiği kanaatine varılmıştır. Çoğaltma, bir eserin, aynen tekrarlanması suretiyle, aslına ihtiyaç duyulmaksızın ondan yararlanmayı sağlayacak kopyalarının oluşturulmasıdır. Kopyalamanın hangi araçlarla yapıldığı veya sayısı farklılık yaratmaz, bir adet kopyanın oluşturulması dahi çoğaltmadır. FSEK m.22/I gereği bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. FSEK md. 22/3 çoğaltma hakkı bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde, programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi, depolanması fiillerini de kapsar. Davalı tarafın zarar oluşmadığına ilişkin itirazlarının değerlendirilmesi kapsamında; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin... Esas... Karar no'lu ilamı doğrultusunda; yazılımın kurulumu ile çoğaltma gerçekleşmiş olup, ihlalin varlığı için ticari amaçla kullanılmasının şart olmadığı, davalının kullanımından maddi fayda sağlamış olup olmamasının ihlalin varlığını ortadan kaldırmayacağı da dikkate alınmayarak davalının bu yöndeki savunmalarına itibar edilememiştir. Hal böyleyken ... 3 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyası bilirkişi raporu kapsamında yapılan incelemede, 2 adet bilgisayarda lisanssız yazılım kullanıldığına ilişkin tespit dikkate alınarak, davacının bilgisayar programı formatındaki ilim ve edebiyat eserinin, davalı tarafından izinsiz çoğaltılarak kullanıldığı ve bu suretle eser sahibinin mali haklarından çoğaltma hakkına aykırılık oluşturduğu kanaatine varılmıştır. Tazminata İlişkin Değerlendirme FSEK m. 68/1'e göre “Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir”. hükmünü haizdir. Değişik iş dosyasında ... isimli bilgisayarda ... isimli yazılımın yüklü olduğu, lisans numarasının olduğu bu ürünün lisanslı olduğunun davacı tarafça belirtildiği anlaşılmıştır. Davaya konu yazılımlar her bir kullanıcı-bilgisayar için alınmakta ve bir seri numarası ile çalışmaktadır. Aşağıdaki iki bilgisayarda ise bu lisans kapsamı dışında olup Solidcam 2020 premium ürüne ait ve farklı bir lisans numarasına sahiptir. ...yazılımının kurulu olduğu bilgisayarın adının ... olduğu ve değişemeyen ... adresi bilgisinin; Ağa bağlı olan Kablosuz Ağ Kartı (... olduğu bilirkişi raporu ile anlaşılmıştır. ... yazılımının kurulu olduğu bilgisayarın adının ...olduğu ve değişemeyen ... adresi bilgisi incelendiğinde; Ağa bağlı olan Kablolu Ağ Kartı (...) için ... adresinin ... olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Bu bilgisayarda ... versiyonunun kurulu olduğu, ... yazılımının 05.10.2021 tarihinde bilgisayara yüklendiği ve 19.00.0 nolu sürümün yüklü olduğu, ...yazılım versiyonunun Kilit ID numarasının; Kilit ID : ...olarak kullanıldığı anlaşılmıştır. Ayrıca ilgili bilgisayarda ... yazılımı ile birlikte ... vb. modüllerinin de kurulu olduğu anlaşılmıştır. Yine değişik iş dosyasında alının bilirkişi raporu ile ilgili bilgisayarda ... yazılımına ait ... uzantılı .... dosyalarının olduğu anlaşılmıştır. Değişik iş dosyası ile yapılan tespit sırasında bir de masaüstü bilgisayar da dava konusu programın kurulu olduğu Söz konusu bilgisayarda ...yazılımının kurulu olduğu, çalıştığı ve aktif olarak kullanıldığının tespit edildiği anlaşılmıştır. ...yazılımının 19.08.2020 tarihinde bilgisayara yüklendiği ve 17.00.0 nolu sürümün yüklü olduğu anlaşılmıştır.... yazılım versiyonunun Kilit ID numarasının: ... olduğu ayrıca ... yazılımı ile birlikte ... vb. modüllerinin de kurulu olduğu anlaşılmıştır. ... dosyalarının olduğu anlaşılmıştır. Davalının ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin ...Esas ... Karar sayılı ilamı ile dosyamıza konu eyleminden dolayı ... aldığı buna ilişkin dosyanın 16/08/2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Davacıya ait 3. kişilere kesilmiş faturalar ve telif bedelleri incelenmiş ve tespit edilen yazılım versiyonuna en yakın tarihte olan lisanslama fiyatının 24.700,00 USD olduğu gözlenmiştir. ... 3 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporu incelendiğinde, lisanssız olarak yüklendiği tespit edilen adresli bilgisayarlarda ve ... adlı bilgisayarlarda yüklü olanek modüller tespit edilmiştir. Bilirkişi heyetince, D.İş raporunda Solidcan ana modülünün çalışmış olduğunun ekran görüntüsünden net olarak anlaşıldığı, değişik iş dosyasında tespit edilen ürünün Solidcam yazılım ürünlerine ait kaçak, kopya veya crackli tabir edilen şekilde olduğu net olarak anlaşıldığı, bu sebeple tespit olunan ... yazılımı kodunun değiştirilmiş, üzerinde oynanmış ve değişiklik yapılmış halde olduğu, bu sebeple lisans sahibine ait olmayan lisans kodu ile çalışabilir hale getirilmiş olduğu değerlendirilmiştir. Davacının davasını kısmi olarak açtığı 25/04/2025 tarihinde ıslah ile bedelin artırıldığı anlaşılmıştır. Yapılan hesaplama ve kullanılan iki bilgisayarın varlığı ve 3 katı tazminata hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın ve ıslah dilekçesinin KABULÜ ile; FSEK md.22 ve md.68 vd. uyarınca lisansız çoğaltıldığı ve kullanıldığı tespit edilen yazılımların rayiç bedellerinin toplam 49.400 USD olduğunun tespiti ile FSEK 68 md.si gereği 3 katı nazara alınarak 148.200,00 USD'nin 1.000 USD'sine 06.04.2022 tarihinden kalan 147.200,00 USD ıslah tarihi olan 25.04/2025 tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca mevduata uygulanan bir yıl vadeli en yüksek faiz oranı ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru karşılığı üzerinden davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 388.465,29-TL karar harcından peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan 96.968,39-TL'nin mahsubu ile kalan 291.496,90-TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına hesap olunan 730.943,98-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan toplam 97.395,99-TL harcın (peşin+başvuru+ıslah) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 15.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 402,00 TL posta gideri toplam 15.402,00-TL ve ... 3. FSHHM' nin ...Değişik İş delil tespiti dosyasında yapılan 1.000,00-TL bilirkişi ücreti, 50,50-TL posta gideri ve 213,70-TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 1.264,20-TL neticeten toplam 16.666,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk sarf ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 7-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/03/2026
Katip ... ¸
Hakim ... ¸