Diğer ·
2021/25555 E. 2022/16256 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2021/25555
- Karar No
- 2022/16256
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/197 KARAR NO: 2025/614 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/09/2024 NUMARASI: 2020/180 Esas - 2024/566 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Nedeniyle Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2025 Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, 06.02.2019 tarihinde karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı sırada davalıya trafik sigortalı aracın çarpması ile meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralandığını, vücudunda kırık oluştuğunu, müvekkilinin sürekli ve geçici iş göremezliği oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; 3.000,00-TL geçici iş göremezlik, 3.000,00-TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 6.000,00-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; "...Davacı tarafından açılan iş bu davada; yargılama devam ederken 27/02/2024 tarihli celsede dosyanın işlemden kaldırıldığı, daha sonrasında 20/03/2024 tarihinde yenilendiği, yenileme tensip zaptının davacı yana gönderildiği ve davacı vekilinin yeni duruşma gününden haberdar olduğu ancak 24/09/2024 tarihli 12. celsede hazır bulunmadığı ve mazeret dilekçesi sunduğu, davacı vekilince 20/09/2022 tarihli 7.celseden beri mazeret dilekçesi sunulduğu, davacı vekilinin son iki celsedir Ankara'da başka duruşmaları olduğundan bahisle mazeret dilekçesi gönderdiği, davacı vekilinin anılan son celsede yine Ankara'da başka duruşmaları olduğunu beyan ederek mazeret dilekçesi sunduğu, e-duruşma talebinde bulunmadığı, başka bir mahkeme yargılamasının diğer bir mahkeme yargılamasına göre önceliğinin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin son celse sunmuş olduğu mazeretin reddi ile davalı tarafça da takip edilmeyen basit yargılama usulüne tabi iş bu davanın, HMK 320/4 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesi ile; "Davacı vekilinin 20/09/2022 tarihli 7.celseden beri mazeret dilekçesi sunduğu, son iki celsedir Ankara'da başka duruşmaları olduğundan bahisle mazeret dilekçesi gönderdiği, geçen celse sunmuş olduğu mazeretin reddine karar verilerek dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacı vekilinin bu celse yine Ankara'da başka duruşmaları olduğunu beyan ederek mazeret dilekçesi sunduğu, e duruşma talebinde bulunmadığı, başka bir mahkeme yargılamasının diğer bir mahkeme yargılamasına göre önceliğinin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin bu celse sunmuş olduğu mazeretin reddi ile davalı tarafça da takip edilmeyen davanın ,HMK 320/4 maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA" karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedenleri; 24.09.2024 tarihli celseye Ankara Adliyesinde olan duruşmaları nedeniyle katılamayacağı için gönderilen mazeret dilekçesinin ekine duruşma tutanaklarının eklenmesine rağmen gerekçeli mazeretlerinin reddedilmesinin hatalı olduğu hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde; 03.11.2020 tarihli 2.celseye davacı vekilinin katılmadığı, davalı vekilinin mazeret dilekçesi sunduğu ve mahkemece davalı vekilinin mazeretinin kabulü ile duruşmanın 16.02.2021 tarihine bırakıldığı, davacı vekilince 16.02.2021 tarihli 3. celse için, duruşmaya müstemir yetkili hakimin katılamayacak olması nedeniyle mazeret dilekçesi sunduğu, mahkemece davacı vekilinin mazeretinin kabulüne karar verildiği, 20.09.2022 tarihli 7. celsede davacı vekilince, Ankara Adliyesinde olan duruşmaları nedeniyle mazeret dilekçesi gönderildiği, mahkemece taraf vekillerinin mazeretinin kabulüne karar verildiği, 24.02.2023 tarihli 8. celsede dosyanın ATK'dan henüz dönmemiş olması ve Kırıkale Adliyesi'nde duruşması bulunması nedeniyle davacı vekilince mazeret dilekçesi sunulduğu, mahkemece taraf vekillerinin mazeretinin kabulüne karar verildiği, 16.05.2023 tarihli 9. ve 07.11.2023 tarihli 10. celselerde de taraf vekillerinin mazeret dilekçesi sundukları ve mahkemece mazeretlerin kabulüne karar verildiği, 27.02.2024 tarihli 11. celsede de davacı vekilince mazeret dilekçesi sunulduğu ve bu kez mahkemece "Davacı vekilinin geçen celsede Ankarada başka duruşmaları olduğundan bahisle mazeret dilekçesi sunduğu anlaşılmakla bu celse sunduğu mazeretin reddine" karar verilerek dosyanın yenileninceye kadar birinci kez işlemden kaldırıldığı, davacı vekilinin yenileme talebi üzerine yargılamaya kaldığı yerden devamına karar verildiği ve duruşmanın 24.09.2024 tarihine bırakıldığı, davacı vekilince 24.09.2024 tarihli 12. celse için de, Ankara Adliyesinde bulunan duruşmaları nedeniyle mazeret dilekçesi sunulduğu, mahkemece "Davacı vekilinin 20/09/2022 tarihli 7.celseden beri mazeret dilekçesi sunduğu, son iki celsedir Ankara'da başka duruşmaları olduğundan bahisle mazeret dilekçesi gönderdiği, geçen celse sunmuş olduğu mazeretin reddine karar verilerek dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacı vekilinin bu celse yine Ankara'da başka duruşmaları olduğunu beyan ederek mazeret dilekçesi sunduğu, e-duruşma talebinde bulunmadığı, başka bir mahkeme yargılamasının diğer bir mahkeme yargılamasına göre önceliğinin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin bu celse sunmuş olduğu mazeretin reddi ile davalı tarafça da takip edilmeyen davanın, HMK 320/4 maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA" karar verildiği görülmüştür.Dava, sigorta şirketine karşı açılan yaralamalı trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi tazminat istemine ilişkin olup, davanın ticari dava niteliğinde ve çekişmeli yargı işi olduğu sabittir. Davanın açıldığı mahkemeye veya uyuşmazlığın niteliğine göre uygulanacak yargılama usulü farklılık göstermektedir. HMK’da iki temel yargılama usulü düzenlenmiştir. Bunlar; yazılı (m. 118-186) ve basit (m. 316-322) yargılama usulleridir. Basit yargılama usulünün temel özelliği, bir kısım yargılama aşamalarının kısaltılmış ve hızlandırılmış olmasıdır. Kanun koyucu açıkça bir dava veya işi basit yargılama usulüne tabî kılmadıkça uygulanacak yargılama usulü, yazılı yargılama usulüdür. Yani kural, bir davanın yazılı yargılama usulüne tabî olması iken istisnaen bazı dava ve işler basit yargılama usulüne tabîdir. HMK’nın “Basit yargılama usulüne tabi dava ve işler” başlıklı 316. maddesinde, basit yargılama usulünün kanunlarda açıkça belirtilenler dışında hangi dava ve işlerde uygulanacağı düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/2. maddesi; “(değişik 28.02.2018-7101/61 md) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 21.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır” şeklindedir. Değere bağlı olarak ticari davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı hükmü 15/03/2018 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle gelmiş olup, ilk halinde bu parasal sınır 100.000,00 TL iken, 28/07/2020 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle 500.000,00 TL olmuştur. İşlemden kaldırma ve davanın açılmamış sayılması müessesesi yazılı yargılama usulüne tabi davalar için HMK’nın 150 ve basit yargılama usulüne tabi davalar için HMK'nın 320. maddesinde düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 150/6. maddesinde; "İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır.” hükmü, aynı Kanunun 320/4. maddesinde; "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır." hükmü yer almaktadır. Kanun’un bu hükümleri emredici nitelikte olup kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, mahkemece re’sen uygulanmalıdır. Somut olayda; davacı vekilinin 27.02.2024 tarihli 11. celsede gönderdiği mazeretin reddi ile HMK’nın 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 08.03.2024 tarihli yenileme talebi üzerine yeniden duruşma günü verildiği, davacı vekilinin 24.09.2024 tarihli duruşma için sunduğu mazeretin de reddine karar verilerek davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu ve dosyanın ikinci kez takipsiz bırakıldığı gerekçesi ile HMK'nın 320/4. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Eldeki dava, yazılı yargılama usulüne tabi olup, en fazla iki kez takipsiz bırakılabilir. Davacı dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 6.000,00 TL maddi tazminatın tahsili talebinde bulunmuş, yargılamada talebine ilişkin bir üst sınır da belirlememiştir.Davanın niteliği gereği basit yargılamaya tabi olmadığı ve buna bağlı olarak HMK’nın 320/4. maddesi değil, HMK’nın 150/6. maddesinin uygulanması gerektiği açıktır. HMK’ın 150/6. maddesi hükmü gereğince ise, davanın iki kez yenilendikten sonra 3. kez takipsiz bırakılması halinde açılmamış sayılmasına karar verileceği açıktır. (Yargıtay 4. HD'nin 06.12.2022 tarihli 2021/25555 E. - 2022/16256 K. sayılı ilamı) Şu halde, mahkemece, dosya kapsamı itibariyle davacı vekilinin mazeretinin reddine karar verilmesinde yasaya aykırılık yok ise de, davacı vekilinin mazeretinin reddine karar verilmesi nedeniyle davanın ikinci kez işlemden kaldırılmasına karar verilmesi, akabinde yasal üç aylık süre içerisinde yenileme talebinde bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu gerekçesiyle açılmamış sayılmasına karar verilmesi hatalı olup, davacı vekilinin istinaf talebi bu nedenle yerindedir. Açıklanan nedenle, davacı vekilinin yerinde görülen istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/5 madde hükmü gereğince kaldırılmasına, Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda işlem yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/09/2024 tarih ve 2020/180 Esas 2024/566 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/5 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davacıya İADESİNE,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/04/2025