Danıştay · Danıştay
Danıştay 2025/869 E. 2025/1577 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2025/869
- Karar No
- 2025/1577
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2025/869 Karar No : 2025/1577
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. 2- ... San. Tic. Ltd. Şti. 3- ... Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ 4- ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. 5- ... 6- ... Orman Ürünleri İnşaat Nakliyat Petrol Peyzaj Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. 7- ... Tüketim Malları Sanayi Ticaret Ltd. Şti. 8- ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. 9- ... Derneği VEKİLLERİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 31/10/2024 tarih ve E:2020/3039, K:2024/4394 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Peynir üretimi işiyle iştigal eden davacılar tarafından; bitkisel yağ ilaveli peynir üretimini engelleyen Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin değiştirilerek bitkisel yağ ilaveli peynir üretimine izin verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işleminin ve bu işlemin dayanağı olan 19/02/2020 tarih ve 31044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 3. fıkrası ile 08/02/2015 tarih ve 29261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2015/6 numaralı Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yer alan "...bitkisel yağlar...kullanılamaz." ibaresinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 31/10/2024 tarih ve E:2020/3039, K:2024/4394 sayılı kararıyla; Davacılar tarafından, Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin bütünüyle iptali istenilmekte ise de; dava dilekçesinde öne sürülen hukuka aykırılık iddiaları ile uygulama işlemi niteliğinde bulunan idari para cezalarının incelenmesinden, uyuşmazlığın peynir ürününün içeriğinde bitkisel yağ kullanılmasından kaynaklandığı anlaşıldığından, anılan bende yönelik hukuka aykırılık incelemesi, bentte yer alan "... bitkisel yağlar..." ibaresi ile sınırlı olarak yapıldığı açıklandıktan sonra, Davalı idarenin usule ilişkin itirazlarının yerinde görülmediği belirtilmiş, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun 1., 2., 3., 21., 23. ve 24. maddelerine; 19/02/2020 tarih ve 31044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği'nin 1. , 2. ve 9. maddelerine; 08/02/2015 tarih ve 29261 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliği (Tebliğ No: 2015/6)'nin 1. maddesine, 4. maddesinin (o) bendi ile 5. maddesine yer verildikten sonra, Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 3. fıkrasının ve 2015/6 Numaralı Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi yönünden; 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu hükümleriyle, gıda ve yemin güvenilirliğini, halk sağlığını, bitki ve hayvan sağlığı ile hayvan ıslahı ve refahını, tüketici menfaatleri ile çevrenin korunması da dikkate alınarak korumak ve sağlamak görevi ile bu konuda düzenleme yapma yetkisi verilen davalı Bakanlığın, gıdaların ne şekilde üretileceği veya üretilemeyeceği konusunda belirleme yapma yetkisine de sahip olduğu, Bir başka ifadeyle, davalı Bakanlığın bahse konu düzenleme yetkisinin, yalnızca gıdaların insan sağlığı açısından tehlike oluşturup oluşturmadığı ve bu yönden tüketime uygun olup olmadığı (gıdanın güvenilirliği) ile sınırlı olmadığı, aynı zamanda gerçekte sahip olmadığı içeriğe sahipmiş algısı oluşturan ve böylelikle tüketiciyi yanıltan gıdalar bakımından tüketici hak ve menfaatlerinin korunmasına, taklit ve tağşişin engellenmesine yönelik kurallar getirmeyi de içerdiği; davalı Bakanlığın bu alandaki yetkisinin ise; ismi, şekli, görünümü, ambalajı, etiketi, sunumu vb. itibarıyla tüketiciyi yanıltıcı mahiyette bulunan gıdanın piyasaya arz edilmiş olması halinde, çeşitli tedbir ve yaptırımlar uygulanmasını kapsadığı gibi, gıdanın piyasaya arz edilmesinin engellenmesini de kapsadığı sonucuna varıldığı; nitekim yatay ve dikey gıda kodeksleri ile yapılan belirlemeler de esasen belirtilen amaçlarla gıdanın üretimini veya üretim şeklini kısıtladığı, Uyuşmazlıkta; bitkisel yağ veya diğer gıda bileşenleri kullanılarak peynir izlenimi veren ürünlerin üretiminin yasaklanmasını öngören Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğinin dava konusu kuralı ile peynir üretiminde bitkisel yağların kullanılamayacağını öngören Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliğinin dava konusu düzenlemesinin sebep unsurunun, gıda güvenilirliği, yani ürünlerin insan sağlığı yönünden tehlike oluşturduğu ya da bu bakımdan tüketime uygun olmadığı gerekçesine dayanmadığı, bütünüyle tüketicinin yanıltılmasını engelleme amacını taşıdığının anlaşıldığı, Gıda kodeksini hazırlama görevinin ise, 5996 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile Ulusal Gıda Kodeks Komisyonu aracılığıyla davalı Bakanlığa verildiğinin görüldüğü; Ulusal Gıda Kodeks Komisyonunun, davalı Bakanlıktan gıda konusunda görev yapan iki üye, Sağlık Bakanlığından bir üye, her iki bakanlık tarafından ayrı ayrı seçilecek gıda konusunda uzman, bilim adamı niteliğinde birer üye, Türk Standartları Enstitüsünden bir üye, gıda konusunda faaliyet gösteren ve en fazla üyeye sahip olan sivil toplum kuruluşundan bir üye olmak üzere toplam yedi üyeden oluştuğu; komisyonun, gıda kodeksinin teknik ve bilimsel yönden hazırlanması konusunda yetkili merci olup, gıda kodeksinin hazırlanması için çeşitli alt komisyonları seçmek ve çalışmalarını denetlemekle ve alt komisyonlarca hazırlanan kodeks tasarılarını ve değişiklik tasarılarını karara bağlamak ve yayımlanmak üzere Bakanlığa sunmakla görevli olduğu, Bu kapsamda hazırlanan ve 19/02/2020 tarih ve 31044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği'nin Ulusal Gıda Kodeks Komisyonu'nun 27/12/2019 tarih ve 2019/3 sayılı Karar'ı ile yayıma gönderilmek üzere davalı Bakanlığa sunulduğunun görüldüğü, Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliğinde; peynir, hammaddenin uygun bir pıhtılaştırıcı kullanılarak pıhtılaştırılması ve pıhtıdan peyniraltı suyunun ayrılmasıyla ya da sütün permeatının ayrılmasından sonra pıhtılaştırılmasıyla elde edilen, farklı sertliklerde ve yağ içeriklerinde, salamura ile ya da kuru tuzlama ile tuzlanarak ya da tuzlanmadan, starter kültür kullanarak ya da kullanmadan, telemesi haşlanarak ya da haşlanmadan, çeşnili ya da çeşnisiz olarak, tekniğine uygun olarak üretilen, olgunlaştırılmadan ya da olgunlaştırıldıktan sonra tüketilen, çeşidine özgü karakteristik özellikleri gösteren süt ürünleri şeklinde tanımlandığı, Anılan Tebliğde belirtilen peynir tanımına uymadan üretilen ürünlerin peynir kapsamında kabul edilemeyeceği, dolayısıyla bu ad altında satılamayacağı, Tebliğde belirtilen şekilde üretilmeyen ürünlerin taklit ve tağşişe tüketicinin yanıltılmasına sebep olacağının açık olduğu, Dava konusu düzenlemeler ile peynir adı altında veya etiketi, şekli, ambalajı ile peynir gibi görünen, peynir izlenimi veren, ancak içeriğinde peynirin içeriğinde olması gereken süt ürününü içermeyen veya bu süt ürününün miktarının azaltılması ve dolayısıyla ürünün niteliğinin değişmesi sonucu doğrudan gıda bileşenlerinin (eklenmesine bitkisel yağ ilavesine) izin verilmemesi ile taklit ve tağşişin önüne geçilmeye, tüketicinin yanıltılmasının engellenmeye çalışılmasının amaçlandığı, Buna göre, bitkisel yağ içeren peynir üretilemeyeceği yönündeki dava konusu düzenlemelerin, tüketici menfaatlerinin korunması suretiyle kamu yararına hizmet ettiği anlaşıldığından, davalı idareye tanınan düzenleme yapma yetkisi sınırları içerisinde kaldığı sonucuna varıldığı, Bu itibarla, gıda kodeksinin hazırlanması konusunda yetkili merci olan Ulusal Gıda Kodeks Komisyonu'nun teklifi üzerine, tüketici menfaatlerinin korunması bakımından yetkili olan davalı Bakanlık tarafından tesis edilen dava konusu düzenlemelerde, üst hukuk normlarına ve kamu yararına aykırılık görülmediği, Dava konusu bireysel işlemin incelenmesi: Davacıların, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işlemiyle reddedilen başvurusunda, "bitkisel yağ ilaveli peynir üretimine izin verilmesine yönelik düzenleme yapılması" ile "başka isimler altında bitkisel yağ ile üretim yapılmasına izin veren düzenlemeler yapılması" olmak üzere iki ayrı istemin yer aldığının anlaşıldığı, Davacıların, dava konusu bireysel işlemin, "bitkisel yağ ilaveli peynir üretimine izin verilmesine yönelik düzenleme yapılması" isteminin reddine ilişkin kısmında, kararın düzenleyici işlemin incelendiği kısımda belirtilen sebeplerle hukuka aykırılık bulunmadığı, Davacıların, "başka isimler altında bitkisel yağ ile üretim yapılmasına izin veren düzenlemeler yapılması" istemi yönünden; Uyuşmazlıkta davalı idare tarafından, bitkisel yağ ile peynir üretiminin gıdanın güvenilirliğine aykırı olduğuna, yani insan sağlığı yönünden tehlike oluşturduğuna ya da bu bakımdan tüketime uygun olmadığına yönelik herhangi bir iddia ileri sürülüp buna ilişkin somut ve bilimsel deliller sunulmaması ve dava konusu düzenlemelerin bitkisel yağ ile vegan ürün üretilip piyasaya sunulmasını engelleyici bir kural içermemesi karşısında; davacılar tarafından, peynir adını içermeyen, etiketinde ve ambalajında peynir olmadığının açıkça vurgulandığı, etiketinde ve ambalajında peynir veya peynir izlenimi veren herhangi bir yazı ya da görsel kullanılmayan, tüketici tarafından da yanıltıcı biçimde algılanmayacak şekilde süt ürünü içermeksizin bitkisel yağ ile vegan ürün üretilip piyasaya sunulabileceğinin açık olduğu, Esasen, dava konusu düzenlemelerin, bitkisel yağ ile üretilen vegan ürünlerin, kararda aktarıldığı gibi tüketiciyi yanıltmayacak, taklit ve tağşiş içermeyecek şekilde ambalajlanıp piyasaya sunulmasını engellemediğinden, dolayısıyla davacıların ikinci istemi olan "başka isimler altında bitkisel yağ ile üretim yapılmasına izin veren düzenlemeler yapılması"na gerek bulunmadığından, davacıların anılan istemlerinin reddinde de bu nedenle hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, gerek Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği ve gerekse Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliğine göre açıkça bitkisel yağ kullanılarak peynir üretiminin yasaklandığı; Daire tarafından gerekçe kısmında da belirtildiği üzere; yargılama sırasında davalı idare tarafından bitkisel yağ ile peynir üretiminin gıdanın güvenilirliğine aykırı olduğuna, yani insan sağlığı yönünden tehlike oluşturduğuna ya da bu bakımdan tüketime uygun olmadığına yönelik herhangi bir iddia ileri sürülüp buna ilişkin somut ve bilimsel deliller sunulmadığı; dolayısıyla, insan sağlığı açısından herhangi bir zararı bulunmayan bitkisel yağların, söz konusu bitkisel yağ kullanımını yasaklayan madde hükümlerinin açık bir şekilde taklit ve tağşiş içeren ürünler üretilmesine ve dolayısıyla insan sağlığına zarar verebilecek nitelikte ürünlerin üretilmesine zemin hazırladığı; iptali istenen Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğinin ve Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliğinin madde hükümlerinin eşitliğe de açıkça aykırı olduğu zira, süt ürünü içeren besinleri tüketemeyen vatandaşlar ve özellikle vegan bireyler açısından bitkisel yağ ile üretilen ürünlerin özellikle tercih edildiği; söz konusu Yönetmelik ve Tebliğ hükmü ile vegan bireylerin istedikleri ürünlere ulaşımının engellendiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 31/10/2024 tarih ve E:2020/3039, K:2024/4394 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 08/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.