Danıştay · Danıştay

Danıştay 2025/174 E. 2025/961 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2025/174
Karar No
2025/961
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2025/174 Karar No : 2025/961

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Odası VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ: Hukuk Müşaviri Av. ... 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Dördüncü Dairesinin 27/11/2024 tarih ve E:2024/2642, K:2024/6761 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 06/10/2020 tarih ve 31266 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türkiye Hava Meydanı Yapıları Yönetmeliği'nin Ek-1'inde yer alan Deprem Etkisi Altında Hava Meydanı Yapılarının Tasarımı İçin Esaslar'ın 1. bölümünün 3. maddesinin 1. fıkrasının 2. bendinin iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31/05/2023 tarih ve E:2022/2779, K:2023/1193 sayılı bozma kararına uyularak verilen Danıştay Dördüncü Dairesinin 27/11/2024 tarih ve E:2024/2642, K:2024/6761 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 124. maddesi, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'un 1 ve 3. maddeleri, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 474. maddesi ve 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 211. maddesine yer verilerek, Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri, davacı tarafın düzenlemenin yetki yönünden iptali gerektiği iddiaları ve davalı idarenin bu konuyla ilgili savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; AFAD Yönetimi Başkanlığının Başbakanlığa bağlı olduğu 2011 yılı itibarıyla "depremlerin neden olabilecekleri fiziksel, ekonomik, sosyal, çevresel ve politik kayıp ve zararları önlemek veya etkilerini azaltmak ve depreme dirençli, güvenlikli, hazırlıklı ve sürdürülebilir yeni yaşam çevreleri oluşturmak" amacıyla hazırlanan, Afet ve Acil Durum Yüksek Kurulunca 09/08/2011 tarihinde kabul edilerek, 18/08/2011 tarihinde 28029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı (UDSEP-2023) kapsamında yapılması gereken faaliyetler ve bu faaliyetleri gerçekleştirecek kurumların belirlendiği, bu plana göre Strateji B.1.6' da yer alan; "Köprü, viyadük ve ulaşım sistemlerinin yanı sıra, hayati öneme sahip gömülü ve yüzeydeki dağıtım sistemleri (boru, doğalgaz ve elektrik hattı gibi) ile ilgili olarak Türkiye'deki inşaat teknolojisini ve uygulamalarını esas alan deprem güvenliğini belirleme ve yapıları güçlendirme yöntemlerinin geliştirilip, standart hale getirilip ve uygulamasının sağlanacağı, bunun için Ulaştırma Bakanlığının sorumluluğunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Üniversiteler, TÜBİTAK, Kalkınma Bakanlığı, AFAD, Enerji Bakanlığı ve ilgili tüm kuruluşların da katılımı da sağlanarak faaliyetlerin yürütüleceği belirlendikten sonra, tevdi edilen bu görev uyarınca davalı idare tarafından UDSEP-2023'ün Eylem B.1.6.3 maddesinde belirtilen; Ulaşım sistemleri ve önemli ulaşım tesislerinin depremlere dirençli bir şekilde projelendirilmesi, bakımı ve denetimi için düzenlemeler yapılacaktır" düzenlemesi doğrultusunda, davalı idareye bağlı Karayolları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Büyükşehir Belediyeleri ve Belediyelerin de katılımı sağlanarak yapılan mevzuat çalışmaları sonucunda hazırlanan dava konusu Yönetmeliğin, 7269 sayılı Kanuna, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 474. maddesi ile 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 211. maddesine dayanılarak çıkarıldığı, ulaşım tesislerinden olan yeni yapılacak/mevcut olan karayolu ve demiryolu köprülerinin depreme dayanıklılığının artırılmasına, depremden kaynaklı zararın oluşmaması amacına hizmet edecek olan ve ilk kez yürürlüğe konulan Yönetmelik ve ekinde belirtilen Esaslar, yukarıda belirtilen görev tanımı içinde bulunmakta olup, davalı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının, Yönetmeliği çıkarmaya ve yürütmeye yetkili olduğu sonucuna varıldığı, Anayasa'nın 124. maddesi uyarınca, idarelerin normlar hiyerarşisine uygun bir şekilde düzenleyici işlem yapma ve bu kapsamda kanun ve cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere yönetmelik çıkarma yetkisinin bulunduğu, İdarelerin, sahip oldukları düzenleme yetkisi kapsamında, mevzuatla kendilerine verilen görevleri yerine getirmek amacıyla düzenleyici işlemler yapabilecekleri hususunda kuşku bulunmadığı, Bilindiği gibi Kanun'da yönetmelik ile düzenlenmesi öngörülen konuların alt düzenleyici işlem ile düzenlenmesi mümkün değilse de; bunlar ile az ya da çok ilgisi bulunan ancak Kanun'da doğrudan yönetmelik ile düzenlenmesi öngörülmeyen konuların idarelerin sahip oldukları alt düzenleyici işlem yapma yetkisi kapsamında tesis edeceği tebliğ, genelge, vb. işlemler ile düzenlenmesinin mümkün olduğu, 7269 sayılı Kanun'un 3. maddesinde, bu Kanun'a göre afet bölgesi olarak ilan edilen yerlerde yeniden yapılacak, değiştirilecek, büyütülecek veya esaslı tamir görecek resmi ve özel bütün yapıların tabi olacağı teknik şartların yönetmelikle düzenleneceğinin hükme bağlandığı, Türkiye Hava Meydanı Yapıları Yönetmeliği'nin 1. maddesinde ise, Türkiye Köprü Deprem Yönetmeliği'nin 1. maddesinde ise, bu Yönetmeliğin amacının yeniden yapılacak hava meydanı yapılarının deprem etkisi altında tasarımı ile mevcut hava meydanı yapılarının deprem etkisi altındaki performanslarının değerlendirilmesi ve güçlendirme tasarımı için gerekli kuralları ve minimum koşulları belirlemek olduğunun ifade edildiği, dolayısıyla söz konusu Yönetmeliğin yukarıda anılan Kanun maddesinde öngörülen düzenleme ve belirlemelerin yapılması amacıyla çıkartıldığı, Yukarıda açıklandığı üzere; Kanun'da, afet bölgesi olarak ilan edilen yerlerde yeniden yapılacak, değiştirilecek, büyütülecek veya esaslı tamir görecek resmi ve özel bütün yapıların tabi olacağı teknik şartlar ve dolayısıyla bu teknik şartlara riayet edilip edilmediğinin denetimi amacıyla yapılacak ve Yönetmelik'te "tasarım gözetimi ve kontrolü hizmeti" olarak adlandırılan faaliyetin ne şekilde yürütüleceği hususunun yönetmelik ile düzenlenmesinin zorunlu tutulduğu, ancak tasarım gözetimi ve kontrolü hizmetini yerine getireceklerin eğitim koşulları, mesleki yeterlilik ve deneyim konuları ve bunların belgelendirilmesi ile hizmetin yürütülmesine ilişkin hususların yönetmelik ile düzenlenmesi yönünde bir zorunluluğa yer verilmediği, Bu durumda, tasarım gözetimi ve kontrolü hizmetini yerine getireceklerin eğitim koşulları, mesleki yeterlilik ve deneyim konuları ve bunların belgelendirilmesi ile hizmetin yürütülmesine ilişkin hususların yönetmelikle düzenlenmesini gerektiren, Kanun'dan kaynaklı bir zorunluluk bulunmadığı anlaşılmış olup, anılan hususların Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından alt düzenleyici işlemlerle belirlenmesini öngören dava konusu Yönetmelik hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, doğrudan inşaat mühendisliği mesleği ve meslek mensuplarıyla ilgili bir konuda düzenleme yapma, mühendislik mesleğine dair yeterliliğin ölçümü ve belgelendirilmesi Anayasa'nın 135. maddesi gereği Odalarının yetki ve görev alanındayken, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca, yetkisiz bir biçimde inşaat mühendislerince verileceği belirtilen hizmete ilişkin esasların belirleneceğine ilişkin düzenlemenin yetki gaspı niteliğinde olduğu, davanın reddine yönelik temyize konu Daire kararında hukuki isabet bulunmadığı belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Dördüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Dördüncü Dairesinin temyize konu 27/11/2024 tarih ve E:2024/2642, K:2024/6761 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 30/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2025/174, K. 2025/961, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2025-174-e-2025-961-k-edff45aa03e5