Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/689 E. 2024/2828 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/689
Karar No
2024/2828
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/689 Karar No : 2024/2828

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... ... Nolu Barosu VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 17/10/2023 tarih ve E:2023/5941, K:2023/4846 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının 24/08/2023 tarih ve 37 sayılı "Ortaöğretim Kurumları Haftalık Ders Çizelgeleri"; 38 sayılı "Özel Program Uygulayan Fen Lisesi Haftalık Ders Çizelgesi"; 40 sayılı "Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri Çerçeve Öğretim Programları ve Haftalık Ders Çizelgeleri"; 41 sayılı "Güzel Sanatlar Liseleri Haftalık Ders Çizelgeleri"; 42 sayılı "Spor Liseleri Haftalık Ders Çizelgesi", 43 sayılı "İlköğretim Kurumları (İlkokul ve Ortaokul) Haftalık Ders Çizelgesi" kararlarının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 17/10/2023 tarih ve E:2023/5941, K:2023/4846 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan ve iptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali"nin, içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlandığı, menfaatin kişisel olmasının, idari işlemin mutlaka davacı hakkında tesis edilmiş olması sonucunu doğurmadığı, sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırlarının davacının gerçek kişi, tüzel kişi, belde sakini olması gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle ve her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliği de göz önünde tutularak belirlendiği, Dava konusu uyuşmazlıkta, davacının kamu kurumu niteliğindeki bir meslek kuruluşu olduğu, Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının genel nitelikteki düzenleyici işlemlere karşı, kural olarak, kuruluş yasalarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma ehliyeti bulunduğu, nitekim, konuyla ilgili yasal düzenlemelerde de, bu kuruluşların amaçları dışında faaliyette bulunamayacakları hususunun açık bir biçimde yer aldığı, Diğer taraftan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 4667 sayılı Kanun ile değişik 76. maddesinde, baroların, avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlâkını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olarak tanımlandığı; baro yönetim kurulunun görevlerinin sayıldığı 95. maddesinin 21. bendinde ise, yönetim kurulunun, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmakla görevli olduğunun belirtildiği, Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının 24/08/2023 tarih ve 37 sayılı "Ortaöğretim Kurumları Haftalık Ders Çizelgeleri"; 38 sayılı "Özel Program Uygulayan Fen Lisesi Haftalık Ders Çizelgesi"; 40 sayılı "Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri Çerçeve Öğretim Programları ve Haftalık Ders Çizelgeleri"; 41 sayılı "Güzel Sanatlar Liseleri Haftalık Ders Çizelgeleri"; 42 sayılı "Spor Liseleri Haftalık Ders Çizelgesi", 43 sayılı "İlköğretim Kurumları (İlkokul ve Ortaokul) Haftalık Ders Çizelgesi" kararlarının, avukatlık mesleği ile ilgili herhangi bir düzenleme getirmediği, 1136 sayılı Kanun'un 76. ve 95. maddelerinde barolara verilen "hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak" görevinin ise barolara avukatlık mesleği ile ilgili meşru, güncel ve kişisel olmayan konularda tek başına dava açma imkanı vermediği, Nitekim, Danıştay İdarî Dava Daireleri Kurulunun 30/09/2019 tarih ve E:2019/1023, K:2019/3979 sayılı kararının da bu yönde olduğu, Bu itibarla, dava konusu kararların iptali istemiyle açılan bu davada davacı Baronun dava açma ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 76. maddesinde, baroların hukukun üstünlüğü, insan haklarını savunmak ve korumak amacıyla çalışmalar yürüten kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları olarak tanımlandığı; benzer şekilde aynı Kanun'un 95. maddesi ile, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak görevinin baro yönetim kurullarına tanındığı; 1136 sayılı Kanun'da yer alan bu hükümlerin avukatlıkla ilgisi olsun ya da olmasın barolara insan haklarını koruma ve hukukun üstünlüğünü sağlama konularında her türlü girişimde bulunma yetkisini verdiği; Danıştayın muhtelif içtihatlarında da baroların dava açma ehliyetinin geniş yorumlandığı; baroların dava açma ehliyetini avukatlık mesleği ile sınırlı olarak yorumlamanın uluslararası hukuka, uluslararası sözleşmelere ve ulusal mevzuata açıkça aykırı olduğu belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle ehliyet yönünden reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 17/10/2023 tarih ve E:2023/5941, K:2023/4846 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 14/11/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY X- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 76. maddesinde; baroların, avukatlık mesleğine mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, avukatlık mesleğinin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak amacıyla kurulmuş meslek kuruluşları olduğu belirtilmiş iken 10/05/2001 tarih ve 24398 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4667 sayılı Kanun ile 1136 sayılı Kanun'un 76. maddesinde değişiklik yapılarak; barolar, avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak, meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olarak tanımlanmış; 1136 sayılı Kanun'un Baro Yönetim Kurulunun görevlerinin düzenlendiği 95. maddesine yine 4667 sayılı Kanun ile eklenen 21. bentte de, yönetim kurulunun, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmakla görevli olduğu belirtilmiştir. 1136 sayılı Kanun'un 76. ve 95. maddelerinde yapılan ve yukarıda açıklanan yasal değişiklikten sonra baroların; mesleki bir örgüt olmanın ötesinde hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak gibi bir işlev yüklenmesi nedeniyle diğer meslek örgütlerinden farklı bir konuma sahip olduğu açıktır. Danıştay kararları ışığında konuya bakıldığında; Avukatlık Kanunu'nda yapılan değişiklikten sonra açılan davalarda dava açma ehliyetinin bulunup bulunmadığı saptanırken, iptal davasının genel amacının yanı sıra dava konusu idari işlemin, hukukun üstünlüğünü, hukuk devleti ilkesini, genel kamu yararı, Anayasa ile koruma altına alınan eşitlik, kişinin dokunulmazlığı, özel hayatın gizliliği, kanunsuz suç ve ceza olamayacağı gibi temel insan haklarını ihlal edip etmediğine ve yargı kararlarının uygulanmaması veya geçersiz kılınması gibi hukuk devleti ilkesini zedeleyen bir durumun olayda söz konusu olup olmadığına bakılarak menfaat ilgisinin olaya özgü, ancak daha geniş yorumlandığı görülmektedir. Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, Baronun açtığı başka bir davada 07/04/2005 tarih ve E:2003/417, K:2005/234 sayılı kararıyla; hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmakla görevli bulunan Baronun, dava konusu Yönetmelik hükümleri ile Anayasa'nın eşitlik ilkesi, kişinin dokunulmazlığı ilkesi, özel hayatın gizliliği ilkesi, kanunsuz suç ve ceza olamayacağı ilkesi, temel hak ve özgürlüklerin ancak Kanunla sınırlanabileceği ilkesinin ihlal edildiğini, öğrenim özgürlüğünün engellendiğini öne sürerek bakılan davayı açtığı göz önünde bulundurulduğunda, iptalini istediği Yönetmelik hükümleri ile menfaat ilgisinin bulunduğunun açık olduğu gerekçesiyle davacının dava açma ehliyetinin bulunduğu kabul edilmiştir. Dava açma ehliyeti, davanın esasının incelenebilmesinin ön koşuludur. Bu aşamada davacı iddialarının hukuken doğru olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılamaz. Davada menfaat ihlalinin olup olmadığının saptanabilmesi için, öncelikle davacının iddialarına bakılması gerekmektedir. Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının 24/08/2023 tarih ve 37 sayılı "Ortaöğretim Kurumları Haftalık Ders Çizelgeleri"; 38 sayılı "Özel Program Uygulayan Fen Lisesi Haftalık Ders Çizelgesi"; 40 sayılı "Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri Çerçeve Öğretim Programları ve Haftalık Ders Çizelgeleri"; 41 sayılı "Güzel Sanatlar Liseleri Haftalık Ders Çizelgeleri"; 42 sayılı "Spor Liseleri Haftalık Ders Çizelgesi", 43 sayılı "İlköğretim Kurumları (İlkokul ve Ortaokul) Haftalık Ders Çizelgesi" kararlarının iptali istemiyle, dava dilekçesinde ileri sürülen hukuka aykırılık nedenleri de dikkate alındığında, toplumun genelini ilgilendiren ve eğitim ve öğrenim hakkını etkileyebilecek bu düzenleyici işlemlere karşı Baro tarafından açılan davanın, genel kamu yararı ve düzeni ile ilgili bulunduğu açıktır. Açıklanan nedenlerle, hukukun üstünlüğünü koruma görevi ve yükümlülüğü bulunan davacı Baronun, dava konusu kararların değinilen niteliği de dikkate alındığında dava açma ehliyeti bulunduğundan, Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/689, K. 2024/2828, T. 14.11.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-689-e-2024-2828-k-393c9ebf97cc