Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/528 E. 2025/269 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/528
Karar No
2025/269

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/528 Karar No : 2025/269 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... 3- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Birliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 13/10/2023 tarih ve E:2021/390, K:2023/4661 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 26/11/2020 tarih ve 31316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İzmir ili, Bayraklı ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ... ada, ... parsel ile ... ada, ... parselin toplam 3.753.603,97 m²'lik bölümünün "bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında hiçbir yarar görülmeyen ve tarım alanına da dönüştürülmesi mümkün olmayan" alan olduğu gerekçesi ile ekli kroki ve listede sınır ve koordinatları gösterilen alanın orman sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığının ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 13/10/2023 tarih ve E:2021/390, K:2023/4661 sayılı kararıyla, davalı Orman Genel Müdürlüğünün usule yönelik itirazı yerinde görülmeyerek işin esası incelenmiş, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun Ek 16. maddesine, 07/01/2021 tarih ve 31357 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6831 sayılı Orman Kanununun Ek 16 ncı Maddesi Kapsamında Orman Sınırları Dışına Çıkarma İşlemlerine İlişkin Yönetmelik'in 1. ve 2. maddesine, 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi ile 9. maddesine yer verilerek, 6831 sayılı Orman Kanununun Ek 16 ncı Maddesi Kapsamında Orman Sınırları Dışına Çıkarma İşlemlerine İlişkin Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde, inceleme heyetinin kimlerden oluşacağının sayma usulüyle belirlendiği, inceleme heyetinin Yönetmelik'te belirlendiği şekilde usulüne uygun teşekkül edip etmediğinin tespiti amacıyla Dairelerinin 01/12/2021 tarihli ara kararıyla davalı idarelerden, inceleme heyetinde imzası bulunanlar arasında harita mühendisi olup olmadığının sorulduğu, davalı idarece verilen cevapta söz konusu inceleme raporunun düzenlendiği tarihte 6831 sayılı Orman Kanununun Ek 16 ncı Maddesi Kapsamında Orman Sınırları Dışına Çıkarma İşlemlerine İlişkin Yönetmeliğin henüz yürürlükte olmadığından inceleme heyetinde harita mühendisinin yer almadığının belirtildiği, Bu durumda, dava konusu alana ilişkin oluşturulan inceleme heyetinde harita mühendisinin yer almadığı görüldüğünden, inceleme heyetinin Yönetmelik'te belirlendiği şekilde usulüne uygun teşekkül etmediği anlaşılmakla dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, Öte yandan, davalı idarece Yönetmeliğin henüz yürürlükte olmaması nedeniyle inceleme heyetinde harita mühendisinin yer almadığı savunulmakla birlikte, anayasal hükümlerle koruma altına alınan ormanların, orman sınırı dışına çıkarılması sonucunu doğuracak işleme esas alınan inceleme raporunun haiz olduğu önem dikkate alındığında, söz konusu incelemenin kadastro mühendisinin yer aldığı bir heyet tarafından yapılması gerektiği sonucuna varıldığı ve idarenin savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Cumhurbaşkanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından; usule ilişkin olarak davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği, 6831 sayılı Orman Kanununun Ek 16 ncı Maddesi Kapsamında Orman Sınırları Dışına Çıkarma İşlemlerine İlişkin Yönetmeliğin 07/01/2021 tarih ve 31357 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, dava konusu işlemin ise bu tarihten önce tesis edildiği, bir yerin orman olup olmadığı veya orman sınırları dışına çıkartılıp çıkartılamayacağı konusunda harita ve kadastro mühendislerinin yetkisi ve sorumluluğu bulunmadığı, harita kadastro mühendisinin yerine harita teknikerinin bulunmasının mevzuat kapsamında yeterli olduğu, işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. Davalı Orman Genel Müdürlüğü tarafından; dava konusu işlemin gerçekleştiği tarihteki mevzuata ve usule uygun olduğu, dava konusu işlem tarihinden sonra yürürlüğe giren Yönetmeliğe istinaden iptal kararı verildiği, 149 nolu Orman Kadastro Komisyonunca 18/12/2020 tarihinde ilan edilen çalışmada haritalar ve teknik belgelerde harita mühendisinin de imzasının bulunduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: Üye ...'in; "Anayasa'nın 135. maddesine göre kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşlarının, belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan kamu tüzelkişilikleri olduğu ve bu meslek kuruluşlarının, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamayacağı esasları göz önünde bulundurulduğunda, davacı Birliğin, dava konusu işlemin iptalini istemekte hukuken korunması gereken bir menfaatinin bulunmadığı" yönündeki oyuna karşılık, davacı Birliğin ehliyetli olduğuna oyçokluğu ile karar verilerek, işin esasına geçildi. İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Uyuşmazlıkta, orman sınırları içinde olan dava konusu alanın orman sınırları dışına çıkartılması için İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından ... tarih ve ... sayılı işlemle İzmir Orman Bölge Müdürlüğünden talepte bulunulmuş, talep üzerine Bölge Müdürlüğünce oluşturulan inceleme heyetince düzenlenen ... tarih ve ... sayılı raporda, dava konusu alanın orman sınırları içinde bulunduğu, alanın 6831 sayılı Kanun'un Ek 16. maddesinin son fıkrasında sayılan ve orman sınırları dışına çıkartılamayacağı belirtilen yerlerden olmadığının tespit edildiği, alanda 1986 yılından bugüne kadar yapılan ağaçlandırma ve erozyon kontrolü çalışmalarının tamamlanamadığı, arazinin büyük bir kısmının taş ve kaya ile kaplı olduğu, olumsuz toprak ve diğer ekolojik koşulların elverişsiz olması sebebiyle istenen başarının sağlanamadığının görüldüğü, sonuç olarak dava konusu alanın tamamının taşlık ve kayalık, verimsiz ve fiilen orman vasfı taşımayan, 6831 sayılı Kanun'un Ek 16. maddesine uygun yerlerden olduğu kanaati belirtilmiştir. Anılan inceleme raporu ve Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı görüşü, Orman Genel Müdürlüğüne iletilmiş, Genel Müdürlüğün ... tarih ve ... sayılı uygun görüşüyle birlikte önce Tarım ve Orman Bakanlığına, sonrasında orman sınırları dışına çıkartılacak alanların sınırlarının tespiti için Cumhurbaşkanlığına gönderilmiş, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile bu alanın sınırları tespit edilerek Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından bu kararın iptali istemiyle temyizen bakılan bu dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 169. maddesinde, "Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz. Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz. Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz." düzenlemesi bulunmaktadır. 6831 sayılı Kanun'a 19/04/2018 tarih ve 7139 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle eklenen Ek 16. maddede; "Orman ve Su İşleri Bakanlığınca, bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında hiçbir yarar görülmeyen ve tarım alanına dönüştürülmesi de mümkün olmayan yerler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte üzerinde yerleşim yeri bulunan ya da yerleşim yeri oluşturulması uygun olan taşlık, kayalık, verimsiz ve fiilen orman vasfı taşımayan alanlardan, sınırları Cumhurbaşkanınca belirlenen alanlar, Cumhurbaşkanınca belirlenecek usul ve esaslara göre Orman Genel Müdürlüğünce orman sınırları dışına çıkartılarak tapuda Hazine adına tescil edilir. Orman sınırları dışına çıkartılan alanın iki katından az olmamak üzere Devletin hüküm ve tasarrufu altında veya Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar Orman Genel Müdürlüğüne orman tesis etmek üzere tahsis edilir. Birinci fıkrada belirtilen alanlarda 21/6/1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22 nci maddesinin kadastrosu yapılmış olan yerlerin ikinci defa kadastroya tabi tutulamayacağına ilişkin hükmü uygulanmaz. Birinci fıkra kapsamında orman sınırları dışına çıkarılacak alanların tespiti maksadıyla, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca yeteri kadar orman kadastro komisyonu görevlendirilir ve bu tespit sırasında ilan süresi bir hafta, itiraz süresi bir ay olarak uygulanır. Bu Kanunun 1 inci maddesine göre ilk defa yapılacak orman kadastrosu uygulamasındaki işlemlere ilişkin sürelerde de üçüncü fıkra hükümleri uygulanır. (Ek fıkra:21/12/2019-7201/2 md.) Bu madde hükümleri bu Kanunun 16 ncı, 17 nci ve 18 inci maddelerine göre izin verilen orman alanları ile 23 üncü, 24 üncü ve 25 inci maddelerine göre belirlenmiş özel statülü orman alanlarında, 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında sınırları tespit ve ilan edilen kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri, turizm merkezleri, turizm bölgeleri ve turizm alanlarında, Orman Genel Müdürlüğünün bina ve tesislerinin bulunduğu orman alanlarında, tohum bahçesi, tohum meşceresi, gen koruma ormanlarında ve özel ağaçlandırma için tahsis edilmiş orman alanlarında uygulanmaz." hükmü bulunmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Harita mühendisliği, yeryüzünün tamamının veya bir parçasının çeşitli tekniklerle (uydulardan konum belirleme, uydu görüntülerini işleme vb.) metrik anlamda ölçülmesi ve elde edilen mekansal verilerin bilgisayar ortamında değerlendirilerek harita ve planlar şeklinde ifade ve tasvir edilmesi; ayrıca konuma bağlı her türlü ölçüm, hesaplama, analiz ve görselleştirme çalışmaları ile ilgilenen mühendislik dalıdır. Halihazır haritanın arazinin güncel durumunu yansıtıp yansıtmadığının belirlenmesi ve harita üzerine aktarılması işleminin yapılması ve bunun kontrolü harita mühendislerince yapılmaktadır. Uyuşmazlıkta, dava konusu alana ilişkin olarak İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından İzmir Orman Bölge Müdürlüğünden talepte bulunulması üzerine Bölge Müdürlüğünce oluşturulan inceleme heyetinde harita mühendisi bulunmadığı gibi heyette bulunan bölge müdür yardımcısı, kadastro ve mülkiyet şube müdürü, ağaçlandırma şube müdürü, etüt-proje başmühendisi, işletme müdürü, işletme şefinden herhangi birinin harita mühendisi olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, anayasal hükümlerle koruma altına alınan ormanların, orman sınırı dışına çıkarılması sonucunu doğuracak işleme esas alınan inceleme raporunun önemi gözetildiğinde harita mühendisinin haiz olduğu teknik bilgiden yoksun şekilde düzenlenen inceleme raporuna dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Nitekim; 07/01/2021 tarih ve 31357 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6831 sayılı Orman Kanununun Ek 16 ncı Maddesi Kapsamında Orman Sınırları Dışına Çıkarma İşlemlerine İlişkin Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde de "İnceleme Heyeti" Bölge Müdürlüğünce oluşturulan ve bölge müdür yardımcısı başkanlığında, kadastro ve mülkiyet şube müdürü, ağaçlandırma şube müdürü, varsa etüt-proje başmühendisi, ilgili işletme müdürü, işletme şefi ve ziraat mühendisi ile "harita mühendisi"nden oluşan heyet olarak tanımlanmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine, 2.Dava konusu işlemin iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 13/10/2023 tarih ve E:2021/390, K:2023/4661 sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 06/02/2025 tarihinde usulde oyçokluğu, esasta oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/528, K. 2025/269, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-528-e-2025-269-k-435c6c892bd2