Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/4 E. 2024/58 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/4
Karar No
2024/58
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/4 Karar No : 2024/58

BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR

Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 20/10/2023 tarih ve E:2023/123, K:2023/123 sayılı kararıyla; ... tarafından, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesinin 31/01/2023 tarih ve E:2022/1562, K:2023/239 sayılı kararı ile İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 27/09/2022 tarih ve E:2022/863, K:2022/876 sayılı; 13/10/2022 tarih ve E:2022/1060, K:2022/987 sayılı; 24/11/2022 tarih ve E:2022/1132, K:2022/1191 sayılı; 15/11/2022 tarih ve E:2022/1142, K:2022/1147 sayılı; 21/11/2022 tarih ve E:2022/1161, K:2022/1190 sayılı ve 18/10/2022 tarih ve E:2022/1178, K:2022/1042 sayılı kararları arasındaki aykırılığın giderilmesinin istenmesi nedeniyle, "Aykırılığın, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği" görüşüyle, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca dosyanın Danıştaya gönderilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkimi...'ün açıklamaları dinlendikten sonra konu ile ilgili kararlar ve yasal düzenlemeler incelenerek gereği görüşüldü: İncelemeye konu başvuruda giderilmesi istenen aykırılık, Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı olup, bünyesinde Döner Sermaye İşletmesi bulunan kuruluşlarda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin 1. fıkrasının (B) bendine tabi sözleşmeli personel olarak görev yapmakta olan davacılar tarafından, işletme kârından yılda bir defa taraflarına ödenen üretimi teşvik priminden kesilen "sosyal güvenlik işveren payı"nın taraflarına iadesi yolundaki başvuruların reddine ilişkin işlemlerin iptali ve kesinti yapılan tutarın hakediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davalarda; davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesi kararı ile dava konusu işlemin iptali, kesinti yapılan tutarın kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi kararları arasında ortaya çıkmıştır. UYAP kayıtlarının tetkikinden, davacıları tarafından aynı taleple Gaziantep ve Samsun Bölge İdare Mahkemeleri nezdinde görülen davalarda ise, Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesinin 22/12/2022 tarih ve E:2022/1077, K:2022/241 sayılı ve Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 07/10/2022 tarih ve E:2022/1116, K:2022/1136 sayılı kararları ile uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle davanın görev yönünden reddi gerektiği yolunda kararlar verildiği görülmüştür. Her ne kadar aykırılığın giderilmesi isteminde bu husus konu edilmemişse de, Kurulumuzca, Gaziantep ve Samsun Bölge İdare Mahkemeleri nezdinde aynı konuyu içeren davalarda verilen görev ret kararlarının tespit edilmesi nedeniyle, yargı yetkisinin hangi yargı kolu tarafından kullanılacağını belirleyen görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu gözetilerek, aykırılığın giderilmesi istemi ile Kurulumuz önüne getirilen bu dosyada da, taraflarca ileri sürülmese bile görev hususunun re'sen dikkate alınması gerektiğine ve öncelikle uyuşmazlıkların esasını çözmekle görevli yargı yerinin incelenmesi gerektiğine; Üye ...'ın "Kurulumuzca, görev hususuna girilemeyeceği ve aykırılığın giderilmesi istemi hakkında bir karar verilmesi gerektiği" yönündeki ve Üye ...'nin "Gaziantep ve Samsun Bölge İdare Mahkemelerinin kararlarıyla birlikte meselenin değerlendirilmek ve yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Ankara Başkanlar Kuruluna gönderilmesi gerektiği" yönündeki karşı oylarına karşılık, oy çokluğuyla karar verilerek, bu hususun incelenmesine geçilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari dava türleri; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı açılan iptal davaları; idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ve tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak sayılmış; 14. maddesinin 3/a bendinde, dava dilekçelerinin ilk inceleme aşamasında görev yönünden incelenmesi gerektiği belirtilmiş; 15. maddesinin 1/a bendinde ise, 14. maddenin 3/a bendine göre adlî yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine karar verilmesi gerektiği kurala bağlanmıştır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 101. maddesinde, "Bu Kanun'da aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür." hükmüne yer verilmek suretiyle, 5510 sayılı Kanundaki iş ve işlemler hakkında genel düzenleme yapılmış ve aksine hüküm bulunmayan hâllerde, kanun kapsamındaki uyuşmazlıkların çözüm yeri olarak iş mahkemeleri gösterilmiştir. İş mahkemeleri, iş hukuku alanındaki uyuşmazlıkları çözmekle görevli, ihtisaslaşmış adli yargı mahkemeleridir. Sosyal güvenlik hukuku kapsamında aynı konuya ilişkin tüm uyuşmazlıkların, bu alanda görevli uzman mahkeme olan iş mahkemelerinde görülmesinin, hak arama özgürlüğünü kolaylaştırıcı nitelikte olduğu, bu suretle kısa sürede sonuç alınmasını olanaklı kıldığı açıktır. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu uyuşmazlıklarda taraflar arasında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin 1. fıkrasının (B) bendine tabi sözleşmeli personel olarak görev yapanlara, işletme kârından yılda bir defa ödenen "üretimi teşvik primi"nin, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 80. maddesi kapsamında sigortalının "prime esas kazancına tabi" olduğu hususunda bir ihtilaf bulunmadığı; ihtilafın, 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre bu kişiler adına Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenecek primin işveren payına düşen kısmının, davacılara ödenen "üretimi teşvik primi"nden kesilerek Sosyal Güvenlik Kurumuna gönderilmesinden kaynaklanmış olduğu; davacılar tarafından kendilerinden yapılan kesintinin taraflarına iadesi taleplerinin reddedilmesi üzerine, Tarım ve Orman Bakanlığı aleyhine idari yargı yerlerinde dava açtıkları anlaşılmaktadır. Bu durumda; 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili olarak ortaya çıktığı açık olan uyuşmazlığın adli yargı mercilerince (iş mahkemelerince) görülüp çözümlenmesi gerektiğinden, aykırılığın giderilmesi istemi hakkında Kurulumuzca bir karar verilmesi mümkün bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, aykırılığın giderilmesi isteminin REDDİNE, 13/11/2024 tarihinde usulde ve esasta oyçokluğu ile kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY

X- İncelemeye konu başvuruda giderilmesi istenen aykırılık, Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı olup, bünyesinde Döner Sermaye İşletmesi bulunan kuruluşlarda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin 1. fıkrasının (B) bendine tabi sözleşmeli personel olarak görev yapmakta olan davacılar tarafından, işletme kârından yılda bir defa taraflarına ödenen üretimi teşvik priminden kesilen "sosyal güvenlik işveren payı"nın taraflarına iadesi yolundaki başvuruların reddine ilişkin işlemlerin iptali ve kesinti yapılan tutarın hakediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davalarda; davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesinin 31/01/2023 tarih ve E:2022/1562, K:2023/239 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptali, kesinti yapılan tutarın kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 27/09/2022 tarih ve E:2022/863, K:2022/876 sayılı; 13/10/2022 tarih ve E:2022/1060, K:2022/987 sayılı; 24/11/2022 tarih ve E:2022/1132, K:2022/1191 sayılı; 15/11/2022 tarih ve E:2022/1142, K:2022/1147 sayılı; 21/11/2022 tarih ve E:2022/1161, K:2022/1190 sayılı ve 18/10/2022 tarih ve E:2022/1178, K:2022/1042 sayılı kararları arasında ortaya çıkmıştır. İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davalarının, idari dava türlerinden biri olduğu, idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. İdare, İdare Hukuku alanında, kamu gücüne dayalı olarak re'sen ve tek yanlı irade açıklaması sonucu tesis etmiş olduğu işlemlerle, hukuk alanında yeni durum oluşturmasıyla işleme idari işlem kimliği kazandırmakta ve kural olarak bu işlemler, özel yasal düzenlemeler dışında idari yargı denetimine tabi bulunmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu uyuşmazlıklarda, 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre davacılar adına Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenecek primin işveren payına düşen kısmının, davacılara ödenen "üretimi teşvik primi"nden kesilerek davalı Bakanlıkça Sosyal Güvenlik Kurumuna gönderilmiş olduğu, bilahare davacılar tarafından kendilerinden yapılan bu kesintinin taraflarına iadesi taleplerinin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından reddedildiği; gerek davacıların "üretimi teşvik primi"nden söz konusu kesintinin yapılmasına ilişkin işlemde, gerekse bu kesintinin taraflarına iadesi talebinin reddedilmesinde işlemin tesisinde , 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasının söz konusu olmadığı, tesis edilen işlemlerin özel hukuk hükümleri uyarınca eşit taraflarca düzenlenmiş ya da İş Kanunu uyarınca tesis edilmiş bir işlem niteliğinin de bulunmadığı, 969 sayılı Tarım ve Köyişleri Bakanlığının Merkez ve Taşra Kuruluşlarına Döner Sermaye Verilmesi Hakkında Kanun'un 3. maddesi ve bu Kanun'a dayalı olarak yürürlüğe konulan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Döner Sermaye İşletmeleri Uygulama Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde dağıtımı yapılan "üretimi teşvik primi"nin ödenmesine ilişkin olduğu, idarenin tek yanlı irade açıklamasıyla kamu gücüne dayanarak tesis edildiği anlaşılmaktadır. Tüm bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda; davacılar adına Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenecek primin işveren payına düşen kısmının, davacılara ödenen "üretimi teşvik primi"nden kesilerek davalı Bakanlıkça Sosyal Güvenlik Kurumuna gönderilmesine ilişkin işlemler ve yapılan bu kesintinin iadesi taleplerinin reddine ilişkin işlemler, doğrudan 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına ilişkin olmadığı idarenin kamu gücüne dayalı tek yanlı tasarrufu ile tesis edilen idari nitelikte işlem olduğundan, bu nitelikteki işlemlerin usule ve hukuka uygun olup olmadıklarının incelenmesi hususunun idari yargının görev alanına girdiği anlaşılmakla, Kurulumuzca giderilmesi istenen aykırılığın esasının incelenmesi gerekirken, uyuşmazlığın adli yargı mercilerince (iş mahkemelerince) görülüp çözümlenmesi gerektiğinden istem hakkında Kurulumuzca bir karar verilmesinin mümkün olmadığından bahisle verilen aykırılığın giderilmesi isteminin reddi yolundaki kararına katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/4, K. 2024/58, T. 18.10.2022, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-4-e-2024-58-k-f7ffca6a4b56