Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/2382 E. 2025/1160 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/2382
Karar No
2025/1160
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2382 Karar No : 2025/1160

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Odası

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 04/12/2023 tarih ve E:2018/3212, K:2023/5223 sayılı kararının iptale yönelik kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 21/06/2018 tarih ve 30455 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektromanyetik Alan Ölçüm Sertifikası Alınmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ'in 4., 5., 6., 9., 10. ve 11. maddelerinin ve bu maddelerin iptali nedeniyle Tebliğ'in uygulanması imkânsız hâle geleceğinden tamamının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 04/12/2023 tarih ve E:2018/3212, K:2023/5223 sayılı kararıyla; 10/11/2008 tarih ve 27050 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 37. maddesinin 4. fıkrasına; 21/04/2011 tarih ve 27912 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektronik Haberleşme Cihazları Güvenlik Sertifikası Yönetmeliği'nin dava açma tarihinde yürürlükte olan 12. maddesine; 21/06/2018 tarih ve 30455 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Elektromanyetik Alan Ölçüm Sertifikası Alınmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ"in 4., 5., 6., 9., 10. ve 11. maddelerine; dava konusu Tebliğ'in yürürlük tarihinden sonra 14/12/2018 tarih ve 30625 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Elektronik Haberleşme Cihazları Güvenlik Sertifikası Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"in 3. maddesine yer verildikten sonra, Dava Konusu Elektromanyetik Alan Ölçüm Sertifikası Alınmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ (Tebliğ)'in "Sertifika başvurusu yapacakların nitelikleri" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrası yönünden; Elektronik Haberleşme Cihazları Güvenlik Sertifikası Yönetmeliğinin dava açma tarihinde yürürlükte bulunan 12. maddesinde, elektromanyetik alan şiddeti değer ölçümlerinin sayma suretiyle; üniversitelerin; elektrik-elektronik, haberleşme, fizik mühendisliği, fizik lisansı veya elektromanyetik dalgalar ile ilgili dersleri alarak teknik bölümlerin birinden mezun olan personel tarafından yapılacağı kuralına yer verilmiş iken, dava konusu Tebliğ'in 4. maddesinin 1. fıkrasında, böyle bir ayrıma gidilmeden elektromanyetik alan ölçüm sertifikası almak ve bu amaçla verilecek kursa katılmak isteyen başvuru sahiplerinin, üniversitelerin dört yıllık bölümlerinden mezun olanların tamamı olduğu kuralının getirildiği; "kurallar hiyerarşisi" kuramı açısından dava konusu Tebliğ'in 4. maddesinin 1. fıkrasında yer verilen elektromanyetik alan ölçüm sertifikası almak ve bu amaçla verilecek kursa katılmak isteyen başvuru sahipleri ile bu başvuru sonucunda alınacak ölçüm sertifikasıyla ölçüm yapacak personelin anılan Yönetmeliğin 12. maddesinde yer verilen niteliklerinde farklılıklar bulunduğu; Tebliğ maddesi ile dört yıllık üniversite mezunlarının tamamına sertifika başvuru hakkının tanındığı; üst norm olan dayanağı Yönetmeliğin 12. maddesinin 1. fıkrasında yer verilen niteliklere uygun olarak düzenlenmediği anlaşılan Tebliğ'in 4. maddesinin 1. fıkrasında bu yönden hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, Diğer taraftan, bakılan dava açıldıktan sonra 14/12/2018 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan Elektronik Haberleşme Cihazları Güvenlik Sertifikası Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 3. maddesiyle, Elektronik Haberleşme Cihazları Güvenlik Sertifikası Yönetmeliği'nin 12. maddesinde yapılan değişiklik ile, söz konusu ölçümlerin üniversitelerin mühendislik fakülteleri, meslek yüksekokulu ile liselerinin elektrik, elektronik, bilgisayar (yazılım, donanım), kontrol, enstrümantasyon, bilişim, otomasyon, elektronik haberleşme (telekomünikasyon, haberleşme, haberleşme teknolojisi, elektronik haberleşme) ve ilgili teknik bölümlerinden mezun olanlar esas olmak üzere, "ihtiyaç hâlinde" dört yıllık lisans mezunları dâhil edilerek usul ve esasları Tebliğ ile düzenlenen ve Kurum tarafından verilen teknik, teorik, mevzuat ve ölçümlere dair eğitimleri tamamladıktan sonra yazılı ve uygulamalı sınavlardan başarılı olan kişiler tarafından yapılacağı kuralına yer verilmiş ise de, yine üniversiteler açısından sayma suretiyle hangi bölümlerden mezun olanların ölçüm yapacak personel olabileceğine yer verildiği, "ihtiyaç hâlinde" dört yılllık lisans mezunlarının dâhil edildiğinin görüldüğü, dava konusu Tebliğ'in 4. maddesinin 1. fıkrasında ise "ihtiyaç hâlinde" kaydıyla istisnai duruma yer verilmeksizin doğrudan dört yıllık bölüm mezunlarının elektromanyetik alan ölçüm sertifikası almak ve bu amaçla verilecek kursa katılmak isteyenler olarak sayıldığı, dava konusu Tebliğ maddesinin Yönetmeliğin 12. maddesine ve hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığı, Dava konusu Tebliğ'in 4. maddesinin 2. fıkrası yönünden; Anılan kuralda, elektromanyetik alan ölçüm sertifikası başvurusu ve bu amaçla düzenlenen kursa katılmaya yönelik diğer şartlar Kurum internet sayfasından yapılacak ilanla ayrıca belirtileceğine yer verilmiş olup, ölçüm sertifikası başvurusu ve bu amaçla düzenlenen kursa katılmaya yönelik olarak diğer şartların ilanına yönelik olarak getirilen düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığının anlaşıldığı, Dava konusu Tebliğ'in "Kurs süresi ve zamanı" başlıklı 5. maddesi yönünden; Anılan kuralda, elektromanyetik alan ölçüm sertifikası başvurularının Kuruma yapılacağı, Kurum'un gerekli gördüğü takdirde kurs düzenleyeceği, 10 (on) kişiden az talep olması hâlinde kurs düzenlenmeyeceği, kursun yapılacağı tarihin Kurum tarafından basın ve yayın yoluyla ve/veya Kurum internet sayfasından yapılacak ilanla duyurulacağı, kurs takvimi ve süresinin Kurum tarafından düzenleneceğine yer verildiği, Davacı tarafından, Kurum'un gerektiğinde kurs düzenlemesi veya gerektiğinde kurs düzenlememesi gibi bir hakkın denetlebilir olmadığı ileri sürülmüş ise de, davalı idarece kurs düzenlenmemesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı, takdir yetkisi çerçevesinde kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması ilkesi kapsamında objektif standartlarda kursun düzenlenme süresine yönelik kural getirildiğinin anlaşıldığı, Bu itibarla, dava konusu Tebliğ'in 5. maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, Dava konusu Tebliğ'in "Kursun içeriği" başlıklı 6. maddesi yönünden; Dava konusu Tebliğ'in 6. maddesinde, söz konusu "kursun içeriği"nden neyin anlaşılması gerektiğine yer verilmediği ve kursun konu başlıklarının yer almadığı, aksine bu konu başlıklarının Kurum tarafından Kurumun internet sayfasından yapılacak ilanla duyurulacağına yer verildiğinin görüldüğü, kişilerin önceden kursun içeriğine ilişkin olarak bilgi sahibi olması gerektiği, ilan sayfasında yapılacak duyurunun her zaman değişiklik yapılacağı anlamına da geldiği, bu düzenleme öngörülebilir olmaktan uzak, subjektif değerlendirmelere açık ve her bir kursta farklı şekillerde uygulanmaya müsait olduğundan, hukuki güvenlik ve hukuki belirlilik ilkelerini sağlamaktan uzak olan bu düzenlemede hukuka uygunluk bulunmadığı, Diğer taraftan, anılan Tebliğ'in 6. maddesinde, elektromanyetik alan ölçüm sertifikası için verilecek kursun konu başlıklarının Kurum tarafından, Kurum internet sayfasından yapılacak ilanla duyurulacağının belirtildiği; oysa, dayanağı Elektronik Haberleşme Cihazları Güvenlik Sertifikası Yönetmeliği'nin 12. maddesinde, personelin taşıması gereken nitelikler ile ölçüm sertifikası alınmasına ilişkin usul ve esasların Kurum tarafından çıkartılacak Tebliğ ile düzenleneceği kuralının yer aldığı görüldüğünden, söz konusu kursun konu başlıklarının Tebliğle düzenlenmesi gerekirken internet sayfasında ilanla duyurulmasına ilişkin düzenlemenin bu yönden de dayanağı Yönetmeliğe aykırı olduğunun anlaşıldığı, Bu itibarla, Tebliğ'in 6. maddesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, Dava konusu Tebliğ'in "Sınav ve değerlendirme" başlıklı 9. maddesi yönünden; 5809 sayılı Kanun uyarınca telsiz cihaz ve sistemlerinin kullanımında uyulacak elektromanyetik alan şiddeti limit değerlerinin belirlenmesi, kontrol ve denetimlerinin münhasıran Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nca yapılacağı veya yaptırılacağı açık olduğundan, üst hukuk kurallarına uygun olarak düzenlenen dava konusu Tebliğ'in 9. maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, Dava konusu Tebliğ'in "Elektromanyetik alan ölçüm sertifikası verilmesi ve iptali" başlıklı 10. maddesi yönünden; Davacının iddiasının aksine elektromanyetik alan ölçüm sertifikası verilmesine yönelik olarak getirilen düzenlemelerin kamu yararı amacını taşıdığı, ölçüm yetki belgesi alan kişilerce yapılacak operasyonel işin usulüne uygun olarak yerine getirilmesi için kriterler getirildiği, dolayısıyla 5809 sayılı Kanun'un 37. maddesi uyarınca çıkarılan Yönetmeliğin verdiği yetki uyarınca düzenlenen dava konusu Tebliğ'in 10. maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, Dava konusu Tebliğ'in "Diğer hususlar" başlıklı 11. maddesi yönünden; Kurum personelinin sertifika almadan da ölçümü yapılan lokasyonları denetleyebildiği, bununla birlikte, Kurum personelinin sertifika sahibi olmak için kurs programı ve sınavlara girmesi hâlinde, zaten gerçekleştirdiği iş için sertifika almak için kurs ve sınav ücretinden muaf olmasının, eşitlik ilkesine aykırı bir yönünün bulunmadığı, ayrıca davacı tarafından "Kurum tarafından verilmeyen, ancak hak kazanıldığı tarihte geçerli olan belgelerin geçmişe yönelik olarak Tebliğ hükümleri ile ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığı" iddia edilmiş ise de, anılan düzenlemenin geçmişe yönelik verilen belgelere yönelik bir düzenleme olmadığı, kaldı ki dava konusu Tebliğ ile yürürlükten kaldırılan 30/12/2011 tarih ve 28158 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektronik Haberleşme Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddetinin Uluslar Arası Standartlara Göre Maruziyet Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Kontrolü ve Denetimi Hakkında Yönetmelikte Yer Alan Ölçüm Yapacak Personelin Nitelikleri ve Ölçüm Sertifikası Alınmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ'in 10. maddesinin 4. fıkrasında da benzer şekilde, Kurum personeli dışında kalan özel ve tüzel kişilerin Kurum'dan elektromanyetik alan ölçüm sertifikası almadan yaptıkları elektromanyetik alan ölçümlerinin geçersiz olduğuna yer verildiği görüldüğünden, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı, Diğer taraftan, dava kısmen ret, kısmen iptal ile sonuçlandığından, davacının "dava konusu maddelerin iptali nedeniyle Tebliğin uygulanması imkânsız hâle geleceğinden tamamının iptali" isteminin reddi gerektiğinin açık olduğu gerekçesiyle, Dava konusu Tebliğin 4. maddesinin 1. fıkrası ile 6. maddesinin iptaline, diğer maddeler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Dairenin yürütmenin durdurulması kararı verdiği 04/03/2019 tarihi ile ilk derece sıfatıyla 04/12/2023 tarihinde vermiş olduğu nihai karar arasındaki gelişmeleri göz ardı ettiği ve yürütmenin durdurulması kararında yer verdiği gerekçelerinde hiçbir değişikliğe gitmediği; bu süreçte 06/04/2019 tarih ve 30737 sayılı Resmi Gazetede “Elektromanyetik Alan Ölçüm Sertifikası Alınmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ”in yayımlandığı ve Tebliğin dava konusu 4. maddesinin 1. fıkrasının değiştirildiği; anılan değişiklik göz önünde bulundurulsaydı Tebliğ metninin Yönetmelikten farklı olmadığı, aralarında uyumsuzluk bulunmadığı ve üst norma aykırı bir durumun mevcut olmadığının görüleceği; 06/04/2019 tarih ve 30737 sayılı Resmi Gazetede “Elektromanyetik Alan Ölçüm Sertifikası Alınmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ” ile dava konusu 6. maddenin de değiştirildiği; anılan maddelerin iptalini gerektirecek herhangi bir gerekçe kalmadığı ve davanın konusuz kaldığı; Tebliğde yapılan değişiklikler göz önüne alınarak karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın iptale yönelik kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu düzenlemelerin kısmen iptaline, kısmen davanın reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 04/12/2023 tarih ve E:2018/3212, K:2023/5223 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 26/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/2382, K. 2025/1160, T. 26.05.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-2382-e-2025-1160-k-709425e11e06