Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/2237 E. 2025/1159 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/2237
Karar No
2025/1159
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2237 Karar No : 2025/1159

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Birliği UETS Kodu: 35475-15741-68749 (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... UETS Kodu: 16320-23544-00569 (E-Tebligat)

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 14/03/2024 tarih ve E:2022/2515, K:2024/1481 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Avukat olan davacı tarafından, gebeliğinin sonlandırılması nedeniyle yapılan küretaj işlemi masraflarının tedavi yardımı kapsamında karşılanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 08/11/2021 tarihli e-posta yolu ile bildirilen işlem ile anılan işlemin dayanağı olan Türkiye Barolar Birliği Sosyal Yardım ve Dayanışma Fonu Sosyal Yardım ve Dayanışma Yönergesi No:1 Tedavi Yardımları Esasları'nın 7. maddesinin 12. fıkrasında yer alan "tıbbi nedenli de olsa küretaj" ibaresinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 14/03/2024 tarih ve E:2022/2515, K:2024/1481 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 124. maddesine; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 27/A maddesine; 13/12/2011 tarih ve 28141 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Türkiye Barolar Birliği Sosyal Yardım ve Dayanışma Fonu Yönetmeliği"nin 3. maddesinin (r) ve (s) bentlerine, 17. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine ve 18. maddesinin 1. fıkrasına yer verildikten sonra, Dava Konusu Türkiye Barolar Birliği Sosyal Yardım ve Dayanışma Fonu, Sosyal Yardım ve Dayanışma Yönergesi No: 1 Tedavi Yardımları Esasları'nın 7.12. maddesi yönünden; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Sosyal yardım ve dayanışma fonu" başlıklı 27/A maddesinde; Türkiye Barolar Birliği nezdinde sosyal güvenlik, sosyal yardım ve dayanışma hizmetlerinde kullanılmak üzere kaynağı bu Kanunun 27. maddesinin ikinci fıkrasında gösterilen gelirlerin yarısı olan "Sosyal Yardım ve Dayanışma Fonu"nun kurulduğu, bu fondan yapılacak harcamaların esas ve usulleri ile diğer hususların Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca hazırlanacak ve Adalet Bakanlığınca onaylanacak yönetmelikte gösterileceği belirtildiğinden, davalı idarenin Sosyal Yardım ve Dayanışma Fonundan yapılacak olan tedavi yardımı konusunu, çıkaracağı yönetmelikle düzenlenmesi gerektiği, Nitekim, 1136 sayılı Kanun'un 27/A maddesine dayanılarak hazırlanan, "Türkiye Barolar Birliği Sosyal Yardım ve Dayanışma Fonu Yönetmeliği"nin, 13/12/2011 tarih ve 28141 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, Bu durumda; amacı, kapsamı ve düzenleme alanı göz önünde bulundurulduğunda davalı idarenin bu konudaki düzenleme yetkisini yönetmelik çıkarmak veya mevcut yönetmelikte değişiklik yapmak suretiyle kullanması gerekirken, yönerge şeklinde düzenleme yapmasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı, dava konusu Yönerge hükmünde de bu sebeple hukuka uygunluk bulunmadığı, Dava konusu bireysel işlem yönünden; Dayanağı Yönerge hükmü hukuka aykırı bulunduğundan birel işlemin de hukuka aykırı hale geldiği, Öte yandan; bu durumun, davacının tazmin isteminin tümüyle karşılanması gerektiği sonucu doğurmayıp; yönerge hükmü dışındaki mevcut düzenlemelere göre yeniden bir inceleme yapmak suretiyle işlem tesis edileceğinin açık olduğu gerekçesiyle, Türkiye Barolar Birliği Sosyal Yardım ve Dayanışma Fonu Sosyal Yardım ve Dayanışma Yönergesi No:1 Tedavi Yardımları Esasları'nın 7. maddesinin 12. fıkrasında yer alan "tıbbi nedenli de olsa küretaj" ibaresinin ve bu hükme dayalı olarak tesis edilen bireysel işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Türkiye Barolar Birliği Sosyal Yardım ve Dayanışma Fonu Yönetmeliğinin 17-1/a maddesinde belirtilen Tedavi Yardımlarının yapılmasına ilişkin yöntem ve kuralları belirleyen yönergenin düzenlendiği; Yönetmeliğin 18. maddesine dayanılarak düzenlenen yönergelerin, yardımların yapılmasına ilişkin tıbbi ve teknik detaylara ilişkin olduğu; dolayısıyla, Yönetmelikle esas ve usule ilişkin genel çerçevesi çizilen yardımların, Yönetmelikte verilen yetkiye istinaden detaylı şekilde yönergeyle düzenlenmesinde hukuka aykırı bir husus bulunmadığı; Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonunun, avukatlara sağladığı tedavi yardımları kapsamında ayrıca eşi ve bakmakla yükümlü olunan 25 yaşına kadar olan çocukları ve Sağlık Kurulu raporu ile %60 ve üzeri engelli olduğu belirlenen, çalışmayan/çalışamayan, kısmi veya tam bağımlı olan 25 yaş üstü çocuklarının tedavi yardımlarını da kapsadığı; fon gelirleri ile giderleri arasında son derece hassas bir dengenin bulunduğu ve dengenin korunmasının, tüm sosyal fonların işletilip yönetilmesinde esas alınan, sağlık yardımları finansmanı ve dağıtımında kullanılan tek bilimsel yöntem olan aktüeryal hesaplama yöntemi ile sağlandığı; aktüeryal hesaplamaların ise, yapılacak yardımla ilgili davalı Türkiye Barolar Birliği bünyesinde tespit edilebilecek somut veriler ya da Sağlık Bakanlığı bünyesinde yer alan ulaşılabilen veriler esas alınmak kaydıyla yapıldığı; yapılan başvuruya ilişkin aktüeryal hesaplamaya elverişli veri bulunmadığı; temyiz talebine konu birel işlem ve dayanak düzenleyici işlemle ilgili iptal yönündeki yargı kararının Fon'a getireceği mali yükün öngörülemeyecek durumda olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin 14/03/2024 tarih ve E:2022/2515, K:2024/1481 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 26/05/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Dava; avukat olan davacının gebeliğinin sonlandırılması nedeniyle yapılan küretaj işlemi masraflarının tedavi yardımı kapsamında karşılanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 08/11/2021 tarihli e-posta yolu ile bildirilen bila tarih işlem ile anılan işlemin dayanağı olan Türkiye Barolar Birliği Sosyal Yardım ve Dayanışma Fonu Sosyal Yardım ve Dayanışma Yönergesi No:1 Tedavi Yardımları Esasları'nın 7. maddesinin 12. fıkrasında yer alan "tıbbi nedenli de olsa küretaj" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır. Anayasa'nın 124. maddesinde yer alan, "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler...." hükmü idarenin düzenleme yetkisinin Anayasal dayanağını oluşturmaktadır. Anayasa'ya göre, idarenin, düzenleme yetkisini yasalar ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri çerçevesinde ve anılan üst hukuk normlarına uygun olarak kullanması gerekir. Yasanın öngördüğü düzenleme yetkisinin yine yasada belirtildiği gibi kullanılması, uyuşmazlık özelinde yasa hükmünün bir konunun yönetmelikle düzenlenmesini öngörüyor olması halinde ise bu düzenlemenin yönetmelikle yapılması zorunludur. Ayrıca, normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği kabul edilmektedir. Tebliğ, genelge ve yönerge gibi düzenleyici işlemler ise; bir yönetmeliğin veya Bakanlar Kurulu kararının (Cumhurbaşkanlığı kararının) uygulanmasını göstermek amacıyla ve onlara aykırı hükümler içermemek şartıyla yönetmeliklerde veya Bakanlar Kurulu kararlarında (Cumhurbaşkanlığı kararlarında) gösterilen usul ve yöntemleri "açıklayıcı" hükümler taşıyan, yeni bir yöntem ve usul getirmeyen; dayanağı olan mevzuatta yer alan hükümler dışında yeni bir düzenleme içermeyen genel düzenleyici işlemlerdir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Sosyal yardım ve dayanışma fonu" başlıklı 27/A maddesinde; "Türkiye Barolar Birliği nezdinde sosyal güvenlik, sosyal yardım ve dayanışma hizmetlerinde kullanılmak üzere kaynağı bu Kanunun 27 nci maddesinin ikinci fıkrasında gösterilen gelirlerin yarısı olan "Sosyal Yardım ve Dayanışma Fonu" kurulmuştur." düzenlemesi mevcut olup; bu fondan yapılacak harcamaların esas ve usulleri ile diğer hususların Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca hazırlanacak ve Adalet Bakanlığınca onaylanacak yönetmelikte gösterileceği belirtilmiştir. Avukatlık Kanununun 27/A maddesi uyarınca çıkarılan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu Yönetmeliğinin 17. maddesinde, Fon kapsamında yapılabilecek sosyal yardımlar sayma yolu ile belirlenmiş olup, anılan maddenin (a) bendinde de, tedavi yardımlarının, tıbbi bakım, tedavi ve cerrahi müdahaleyi gerektirecek bedenî rahatsızlıkla karşılaşılması durumunda üyelerin sağlığını koruma, çalışma ve kendi ihtiyaçlarını görme kabiliyetini yeniden kazandırma amacına yönelik ayakta, yatarak veya ayakta ve yatarak alınması gerekli sağlık hizmeti ihtiyacı duyması hâlinde; belirlenecek koşullara sahip olanlara kısmen veya tamamen yapılacak yardımları kapsayacağı hüküm altına alınmıştır. Anılan Yönetmeliğin 18. maddesinde ise, sosyal yardımların hangilerinin ve ne nispetle olacağının, kimlerin hangi yardımlardan ne oranda faydalanacaklarının ve yararlanma yöntemlerinin, aidata bağlı yardımların tespitinin ve aidat miktarı ile ödemelerinin ne şekilde yapılacağının, sosyal yardım ve dayanışma yönergelerinde düzenleneceği belirtilmiştir. 1136 sayılı Kanun'un 27/A maddesine dayanılarak hazırlanan Türkiye Barolar Birliği Sosyal Yardım ve Dayanışma Fonu Yönetmeliği incelendiğinde, sosyal yardımların neler olduğunun ve sosyal yardımlardan kimlerin yararlanacağının başlıklar halinde düzenlendiği; Türkiye Barolar Birliği Sosyal Yardım ve Dayanışma Fonu Sosyal Yardım ve Dayanışma Yönergesi No:1 Tedavi Yardımları Esasları'nda ise, dayanağı Yönetmelik uyarınca yapılacak tedavi yardımlarına ilişkin yardım miktarının, yardım talebi için verilmesi gereken belgelerin ve ödeme esaslarının, yani teknik konuların ve ayrıntıların dava konusu Yönerge ile düzenlendiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, dava konusu Yönergenin, davalı idarenin yürütmekle yükümlü kılındığı hizmetin gerekleri bakımından dayanağı Kanun ve Yönetmelik maddelerine bir aykırılık taşımadığı anlaşıldığından hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 14/03/2024 tarih ve E:2022/2515, K:2024/1481 sayılı kararının bozulması ve esas incelemesi yapılmak üzere Daireye gönderilmesi gerektiği görüşüyle, çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/2237, K. 2025/1159, T. 26.05.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-2237-e-2025-1159-k-a03b674b53c1