Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/2221 E. 2025/1570 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/2221
Karar No
2025/1570
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2221 Karar No : 2025/1570

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1-... VEKİLİ: Huk. ve Mevzuat Genel Müdürü ... 2-... Kurulu Başkanlığı VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İşletmesi

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 03/04/2024 tarih ve E:2021/6094, K:2024/2115 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacıya ait yayınevinin tanınmış ulusal yayınevi olarak kabul edilmesi ve bu hususta gerekli ilanların yapılması istemiyle yapılan 26/05/2021 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile 27/06/2018 tarih ve 30461 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinde yer alan "Tanınmış ulusal yayınevi" tanımının, anılan Yönetmelik'in ekinde yer alan Faaliyet Hesaplama Tablosu'nun 3 Sıra No/ Faaliyet sütunu/Yayın (30 Puan) Bölümünün 13. ve 14. satırı ile 7 Sıra No/Faaliyet sütunu/Atıf (30 Puan) Bölümünün 6. satırında yer alan "Tanınmış ulusal yayınevleri tarafından yayımlanmış" ibarelerinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 03/04/2024 tarih ve E:2021/6094, K:2024/2115 sayılı kararıyla; Davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının usule ilişkin iddiaları kabul edilmeyerek işin esasının incelendiği belirtildikten sonra, Anayasasının 48. ve 49. maddelerine; 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'nun Ek 4. Maddesine; 2547 sayılı Kanun'un 14. maddesine; Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği'nin 1., 2. ve 3. maddelerine yer verildikten sonra, Dava konusu Yönetmeliğin 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "k) Tanınmış ulusal yayınevi: En az beş yıldır ulusal düzeyde düzenli faaliyet yürüten, daha önce aynı alanda farklı yazarlara ait en az yirmi kitap yayımlamış ve yükseköğretim kurumu senatosunun kararıyla alanında etkinliği ve saygınlığı kabul edilen yayınevini" şeklindeki tanım ve dava konusu Yönetmeliğin ekinde yer alan Faaliyet Hesaplama Tablosunun 3 Sıra No/ Faaliyet sütunu / Yayın (30 Puan) Bölümünün 13. ve 14. satırı ile 7 Sıra No/ Faaliyet sütunu / Atıf (30 Puan) Bölümünün 6. satırında yer alan "Tanınmış ulusal yayınevleri tarafından yayımlanmış" ibareleri yönünden; Davalı idareler tarafından; dava konusu düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek yapıldığı ve bu konuda idarenin takdir yetkisi olduğu iddia edilmekte ise de, bu iddiaları destekleyen ve düzenlemenin yapılmasına esas teşkil eden gerekçelerin ve özellikle akademik teşvik ödeneği başvurusunda bulunacak öğretim elemanlarının yayın ve eserlerindeki bilimsel kalitenin arttırılması hususunun ve bu konuya ilişkin akademik gerekliliğin varlığını ortaya koyan verilerin veya bu yöndeki akademik çevrelerden alınmış bilimsel görüşlerin dikkate alınarak düzenleme yapıldığını gösteren bilgi ve belgelerin sunulmadığının anlaşıldığı, Ayrıca; dava konusu edilen tanımda yer alan "yükseköğretim kurumu senatosunun kararıyla alanında etkinliği ve saygınlığı kabul edilen yayınevi" ifadesi yönünden; yükseköğretim kurumu senatolarınca hangi ölçütler dikkate alınarak değerlendirme yapılacağı hususuna yer verilmediği ve bu durumun eşitlik, tarafsızlık, objektiflik ilkelerine aykırılık oluşturacağı sonucuna varıldığı, Öte yandan; dava konusu Yönetmelikte yer alan "Tanınmış Ulusal Yayınevi" tanımındaki en az beş yıl ulusal düzeyde düzenli faaliyet yürütülmesine ilişkin şart nedeniyle bu şartı yerine getirmeyen yayınevlerinin söz konusu ticari faaliyet alanına bir teşebbüs olarak girmesinin dolaylı olarak kısıtlandığı, dolayısıyla piyasadaki rekabetin engellenmiş olduğunun anlaşıldığı, Davacı Göç Araştırmaları Vakfı İktisadi İşletmesine ait yayınevinin "tanınmış ulusal yayınevi olarak kabul edilerek bu hususta gerekli ilanların yapılması” talebiyle davalı idarelere yapılan 26/05/2021 tarihli başvuruların zımnen reddine ilişkin işlem yönünden; Davacı tarafından kendilerine ait yayınevinin tanınmış ulusal yayınevi olarak kabul edilerek bu hususta gerekli ilanların yapılması talebiyle yapılan başvurunun dava konusu Yönetmelikte yer alan ve yukarıda yer verilen gerekçelerle hukuka aykırılığı tespit edilen "Tanınmış ulusal yayınevi" tanımı çerçevesinde reddedildiği dikkate alındığında; dava konusu edilen bireysel işlemde de hukuka uygunluk görülmediği, Ancak; bireysel işlem yönünden verilen bu kararın doğrudan davacıya ait yayınevinin "Tanınmış ulusal yayınevi" olarak kabul edilmesi sonucunu doğurmayacağı; yargı kararı üzerine davalı idarelerce belirlenecek yeni tanım ve ölçütler kapsamında davacının durumunun yeniden değerlendirileceğinin açık olduğu gerekçesiyle, Dava konusu Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nin "Tanımlar ve kısaltmalar” kenar başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Tanınmış ulusal yayınevi" tanımı ile Yönetmeliğin ekinde yer alan Faaliyet Hesaplama Tablosunun 3 Sıra No/ Faaliyet sütunu / Yayın (30 Puan) Bölümünün 13. ve 14. satırı ile 7 Sıra No/ Faaliyet sütunu / Atıf (30 Puan) Bölümünün 6. satırında yer alan "Tanınmış ulusal yayınevleri tarafından yayımlanmış" ibarelerinin ve davacı tarafından yapılan 26/05/2021 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, dava konusu düzenlemenin özünde, akademik teşvik uygulamasının da ruhuna uygun olarak, ülkemizin sürdürülebilir kalkınması için önemli, akademi geleneğine yaraşır ve nitelikli faaliyetlerin öne çıkarılmasının yattığı; değişiklikler yapılırken, üniversiteler, TÜBİTAK, Türk Patent ve Marka Kurumu gibi kurumlardan görüşlerinin alındığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı ile de istişare edildiği; akademik teşvik ödemesinin, öğretim elemanlarının maaşları dışında, “bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikteki yayınlar karşılığında yapılan bir ödeme olduğu; söz konusu yayınların bilime katkılarının, özgünlükleri ve niteliklerinin değerlendirilmesinde ilgili bilim alanı paydaşlarınca erişilebilir ve ulaşılabilir olmasının zaruri olduğu; bu yüzden akademik yayınları çoğaltma yetki ve sorumluluğunu üstlenen yayınevlerinin faaliyetlerinin süreklilik arz edecek mali kapasitede, kütüphaneler başta olmak üzere ülke çapında dağıtım ve satış yapabilecek ağ ve tecrübeye sahip olmasının şart olduğu; dava konusu tanımın rekabeti engellediği yönünde değerlendirilmesinin, akademik kaygılar ve kamu kaynaklarının amacına uygun kullanılması kaygılarıyla bağdaştırmanın güç olduğu; nitelikli akademik faaliyetlerin desteklenmesi, suistimallerin engellenmesi ve görülen eksikliklerin giderilmesi amacıyla Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliğinde zaman zaman değişiklikler de yapıldığı ve amacın akademik kaliteyi yükseltmek olduğu; akademisyenler tarafından gerçekleştirilen akademik faaliyetlerin, mevcut mevzuat çerçevesinde akademik teşvik ödeneği ya da akademik teşvike esas puanlamaya yönelik değil, bilime katkı sunması ve ülkemizin bilimsellik düzeyini artırmaya yönelik herhangi bir beklenti içerisinde olmadan yapılması gerektiği; akademik çalışmaların niteliğinin arttırılması amacına yönelik değişikliklerle bazı çalışmaların ya da faaliyetlerin kapsam dışında bırakılmasının onların akademik çalışma ya da faaliyet olmadığı anlamına gelmeyeceği, sadece teşvik yönetmeliği kapsamına alınmadığını ifade edeceği; akademik bir kaygı taşımadan, sadece ticari kaygılarla faaliyete geçirilen yayın evlerinin, akademisyenlerin mağduriyetine sebebiyet verecek faaliyetlere sahip olduğu; yayın kabulü, yayımlama şekilleri, yayın kurullarının oluşumu vb. konularda akademik teamüllere uygun olmayan biçimlerde çalıştıkları ve hatta bunların bir kısmının herhangi bir kurumsal yapıya dahi kavuşamadan faaliyetlerini sona erdirdiklerinin de akademik camiada bilinen hususlar olduğu; alanında etkinliği ve saygınlığı kabul edilen yayınevlerinin en iyi akademisyenlerce bilinebileceği; senatonun, kadro kriterleri gereği, çoğunluğu profesör olmak üzere profesörler, doçentler, doktor öğretim üyeleri ve diğer öğretim elemanlarından oluşabilecek bir kurul olduğu ve dolayısıyla senatonun, alanında etkin ve saygınlığı kabul edilen yayın evlerine vukufiyetinin sabit olduğu; kamu yararı amacıyla getirilen "beş yıl" şartının Rekabet Hukuku kapsamında değerlendirilmeyeceği; dava konusu düzenlemenin genel olarak yayınevleri açısından bir tarif içermemesi, asgari süre zarfında ayakta kalabilmesi; sonrası için de ayakta kalabileceği, faaliyetlerinin süreklilik arz edebileceği inancının korunması açısından makul olduğu; anılan beş yıl şartının, rekabeti ve teşebbüs hürriyetini engelleme gibi bir amacı bulunmadığı, bilakis akademik çalışmaların kalitesini artırma amacını hedeflediği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine, 2.Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 03/04/2024 tarih ve E:2021/6094, K:2024/2115 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 08/09/2025 tarihinde esasta ve gerekçede oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY X- Dava konusu düzenleyici işlemde "Tanınmış Ulusal Yayınevi", "en az beş yıl ulusal düzeyde düzenli faaliyet yürüten, daha önce aynı alanda farklı yazarlara ait en az 20 kitap yayımlamış ve yükseköğretim kurumu senatosunun kararıyla alanında etkinliği ve saygınlığı kabul edilen yayınevi" şeklinde tanımlanmıştır. Anılan tanım incelendiğinde, söz konusu tanımda yayınevleri için getirilen faaliyet süresi, yayınlanan eser sayısı ve yükseköğretim kurumu senatosunun kararıyla alanında etkinliği ve saygınlığının kabul edilmiş olmasına yönelik sınırlamaların, sınırlı sayıda basılan eserlerle akademik teşvik ödeneğinden yararlanılmasının engellenmesi amacıyla, bilimsel yayın kalitesinin artırılması ve bilim hayatına katkı sunmak amacıyla getirildiği görülmektedir. Ayrıca, yayınevleri için getirilmiş olan "beş yıl" şartının da piyasadaki rekabeti engelleyen bir yönü bulunmamaktadır. Belirtilen nedenlerle, - Yönetmelik'te yer alan "Tanınmış ulusal yayınevi" tanımı ile Yönetmelik'in ekinde yer alan Faaliyet Hesaplama Tablosu'nda geçen tüm "Tanınmış ulusal yayınevi" ifadelerinde ve söz konusu tanımda yer alan şartları taşımayan davacıya ait yayınevinin tanınmış ulusal yayınevi olarak kabul edilmesi ve bu hususta gerekli ilanların yapılması istemiyle yapılan 26/05/2021 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerde, davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulü ile Daire kararının belirtilen hususlar yönüyle bozulması gerektiği düşüncesiyle, çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

GEREKÇEDE KARŞI OY (XX)- Dava, Göç Araştırmaları Vakfı İktisadi İşletmesine ait yayınevinin "tanınmış ulusal yayınevi olarak kabul edilerek bu hususta gerekli ilanların yapılması” talebiyle davalı idarelere yapılan 26/05/2021 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan 27/06/2018 tarihli ve 30461 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nin "Tanımlar ve kısaltmalar” kenar başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Tanınmış ulusal yayınevi" tanımın ve Yönetmeliğin ekinde yer alan Faaliyet Hesaplama Tablosunun 3 Sıra No/ Faaliyet sütunu / Yayın (30 Puan) Bölümünün 13. ve 14. satırı ile 7 Sıra No/ Faaliyet sütunu / Atıf (30 Puan) Bölümünün 6. satırında yer alan "Tanınmış ulusal yayınevleri tarafından yayımlanmış" ibarelerinin iptali istemiyle açılmıştır. Dava konusu Yönetmelik'te "Tanınmış ulusal yayınevi", "en az beş yıldır ulusal düzeyde düzenli faaliyet yürüten, daha önce aynı alanda farklı yazarlara ait en az yirmi kitap yayımlamış ve yükseköğretim kurumu senatosunun kararıyla alanında etkinliği ve saygınlığı kabul edilen yayınevi" şeklinde tanımlanmıştır. Dava konusu edilen "Tanınmış ulusal yayınevi" tanımında yer alan "beş yıl" şartının, akademisyenlerin, akademik bir kaygı taşımadan, sadece ticari kaygılarla faaliyete geçirilen yayınevleri nedeniyle mağduriyet yaşamasının önlenmesi amacıyla getirildiği; öte yandan, yayın kabulü, yayımlama şekilleri, yayın kurullarının oluşumu vb. konularda akademik teamüllere uygun olmayan biçimlerde çalışan yayınevleri olduğu ve hatta bunların bir kısmının da herhangi bir kurumsal yapıya dahi kavuşamadan faaliyetlerini sona erdirdikleri göz önüne alındığında, dava konusu tanımda yer alan "beş yıl" şartının, yayınevlerinin ticari faaliyet alanına bir teşebbüs olarak girmesinin önünde kısıtlayıcı, piyasadaki rekabeti engelleyen bir şart olarak getirilmediği; akademisyenlerin mağduriyet yaşamasını engellemek, akademik çalışmaların ulaşılabilir olmasını sağlamak ve anılan çalışmaların kalitesini artırmak amacıyla getirilen bir kriter olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın, dava konusu edilen tanımda yer alan "beş yıl" şartına ilişkin iptal gerekçelerinin çıkarılarak kararın onanması gerektiği görüşüyle, çoğunluğa gerekçe yönünden katılmıyorum.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/2221, K. 2025/1570, T. 27.06.2018, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-2221-e-2025-1570-k-056d27b56474