Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/2042 E. 2025/484 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/2042
- Karar No
- 2025/484
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2042 Karar No : 2025/484
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Daire Başkanı ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Rusya uyruklu olan ve 04/11/2006 tarihinde Türk vatandaşı ile evlenen davacı tarafından, söz konusu evliliği dolayısıyla evlenme yoluyla Türk vatandaşlığına alınma istemiyle yaptığı başvurunun, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 16. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca reddine ilişkin İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; Danıştay Onuncu Dairesinin 30/03/2016 tarih ve E:2013/2556, K:2016/1800 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 16. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, Türk vatandaşlığına alınabilmek için öngörülen millî güvenlik, kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir halinin bulunmaması koşulu ile anılan Kanun'a dayanılarak çıkarılan Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in 72. maddesinin 5. fıkrasında yer alan hükmün açıklanması geriye bırakılmış olsa da 6 aydan fazla hapis cezası alanların Türk vatandaşlığını kazanamayacağı yolundaki düzenleme karşısında, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla "Resmi Belgede Sahtecilik" suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ve söz konusu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen davacının, vatandaşlığa alınma hususunda Devletin hükümranlık yetkisi de gözetildiğinde, Türk vatandaşlığına alınmaması yolunda tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 08/03/2022 tarih ve E:2017/1053, K:2022/1213 sayılı kararıyla; 5901 sayılı Kanun maddeleri gerekçeleriyle birlikte dikkate alındığında; Türk vatandaşlığına alınma talebiyle başvuruda bulunacak kişilerin milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir halinin bulunup bulunmaması noktasında, kişilerce işlenen suçların değerlendirilmesi aşamasında, kanun koyucunun iradesinin, devletin varlığına ve işleyişine yönelik olarak kamu düzenini ciddi düzeyde bozan suçları işleyenlerin Türk vatandaşı olmasının engellenmesi yönünde olduğunun anlaşıldığı, Uyuşmazlıkta, "Resmi belgede sahtecilik" suçundan yargılandığı davada ...Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla, davacının Rusya'dan almış olduğu pasaport ile Türkiye'ye geldiği, teyzesinin kızı ile evli olan Ş.M.G. isimli kişinin evinde misafir olarak kaldığı, bu sırada diğer sanık E.Y. ile tanışıp evlendikleri, daha sonra Türkiye'de oturum süresinin bitmesi üzerine Ş.M.G. isimli kişinin davacının pasaportuna sahte giriş-çıkış mühür izi vurdurarak davacıya verdiği, bu pasaport ile çıkış yaparken pasaporta el konulduğu, bu şekilde sahte giriş-çıkış mührü bulunan pasaportu kullandığı anlaşılan davacının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinin 1. fıkrası kapsamında, şahsi ve sosyal durumu dikkate alınarak 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, duruşmadaki iyi hali nedeniyle bu cezanın takdiren 1/6 oranında indirilerek 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedildiği, davacının sabıkasız olması ve bir daha suç işlemeyeceğine dair mahkemede kanaat oluşması nedeniyle de Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin görüldüğü, Bu durumda, davacı hakkında yapılan yargılama sonucu işlediği sabit görülen suçun niteliği ve 5901 sayılı Kanun hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, anılan suçun davacının Türk vatandaşı olmasına engel teşkil edecek mahiyette olmadığı, bu nedenle davacının milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek hali bulunduğundan bahisle Türk vatandaşlığına alınma talebiyle yaptığı başvurunun reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/10/2021 tarih ve E:2021/2016, K:2021/2025 sayılı kararının da bu yönde olduğu, Öte yandan, davacının evliliğinin normal bir evlilik olduğunun tahkikat sonucu düzenlenen inceleme ve araştırma formunda belirtildiği, ayrıca aile birliği içerisinde yaşadığı ve evliliği açısından 5901 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca Türk vatandaşlığına alınmasında sakınca bulunmadığının da davacı ile yapılan mülakatta yer verilen değerlendirmelerden anlaşıldığı, dolayısıyla davacının 5901 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan şartları da taşıdığının görüldüğü, Bu haliyle, davacının evlenme yoluyla Türk vatandaşlığına alınma istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; aynı gerekçe ile davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Türk Ceza Kanunu'nda yer alan anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçları, devlet güvenliğine karşı suçları ve benzeri suçları işlemediği, işlediği suç nedeniyle hükmün açılanmasının geri bırakılması yönünde karar verildiği, bu kararın hakkında hukuki sonuç doğuramayacağı, unutulma hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Ankara 8. İdare Mahkemesi ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b)Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır. Uyuşmazlıkta, Danıştay Onuncu Dairesinin 30/03/2016 tarih ve E:2013/2556, K:2016/1800 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K... sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine, Dairece yapılacak temyiz incelemesinin yukarıda belirtilen hükum uyarınca bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılması gerekirken, Kurulumuzun 25/10/2021 tarih ve E:2021/2016, K:2021/2025 sayılı kararının da aynı yönde olduğu belirtilerek anılan Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş ise de, Kurulumuzun anılan kararının yerleşik içtihat niteliğini haiz olmadığı, somut uyuşmazlığın niteliğine göre farklı yönde kararlarının da bulunduğu, diğer taraftan yargılama sürecinde maddi veya hukuki koşullarda da herhangi bir değişiklik olmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, temyizen incelenen ısrar kararı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/03/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY X-... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, Danıştay Onuncu Dairesinin 08/03/2022 tarih ve E:2017/1053, K:2022/1213 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.