Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/1997 E. 2025/679 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/1997
Karar No
2025/679
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1997 Karar No : 2025/679

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İletişim Hizmetleri AŞ VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 14/11/2023 tarih ve E:2021/4567, K:2023/4741 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun ... tarih ve ... sayılı yazısıyla bildirilen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunun ... sayılı kararının ve bu kararın yeniden gözden geçirilmesi istemiyle yapılan ... tarih ve ... sayılı başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 14/11/2023 tarih ve E:2021/4567, K:2023/4741 sayılı kararıyla; 2813 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Kuruluşuna İlişkin Kanun'un 8. maddesinin 12. fıkrasına; 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun "İlkeler" başlıklı 4. maddesine, 6. maddesinin 1. fıkrasının (u) bendine, 9. maddesinin 13. fıkrasına, 12. maddesinin 2. fıkrasına, 52. maddesinin 2. ve 3. fıkralarına; Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin 19. maddesinin 1. fıkrasına; davalı Kurum tarafından davacıya verilen "Sayısı Sınırlandırılmış Kullanım Hakkı Yetki Belgesi" eki IMT Altyapılarının Kurulması ve İşletilmesi ile Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin Hak ve Yükümlülükler Belgesi'nin 8. maddesine yer verildikten sonra, Kararda yer verilen mevzuatın değerlendirilmesinden, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (Kurum) sektörün ihtiyaçları, uluslararası düzenlemeler, teknolojide meydana gelen gelişmeler gibi hususları gözeterek mevzuat doğrultusunda işletmecilere yükümlülükler getirebileceği, bu yükümlülükler arasında hizmet kalitesi de dahil olmak üzere standartlar ve spesifikasyonlara uyumluluk sağlanması, ilgili mevzuat uyarınca Kurum tarafından istenen hizmetleri yerine getirilmesinin sayıldığı, ayrıca işletmecilerin Kurum tarafından elektronik haberleşme hizmetlerinin hizmet kalitesi ölçütlerine ilişkin her türlü bilgiyi ve hizmet kalite standartlarına uyumu istenen şekilde ve belirlenen sürede sağlamakla yükümlü olduğu, yine Kurum'un, elektronik haberleşme hizmetlerine ve elektronik haberleşme alt yapı veya şebeke unsurlarına yönelik hizmet seviyesi taahhütleri hazırlama ve bu taahhütleri belirlenen biçimde ve sürede yayımlama yükümlülüğünü işletmecilere getirebileceği, Kurum'un işletmecilerden, hizmet seviyesi taahhütlerinde değişiklik, iyileştirme ve düzeltme yapılmasını isteyebileceği, işletmecilerin söz konusu değişiklik, iyileştirme ve düzeltmeleri Kurum tarafından belirtilen sürede yerine getirmekle yükümlü olduğu, ilgili merciler tarafından elektronik haberleşme hizmetinin sunulmasında ve bu hususta yapılacak düzenlemelerde göz önüne alınacak ilkeler arasında tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi ve hizmet kalitesi artırımının teşvik edilmesinin belirtildiği, ilgili kanun hükümleri dahilinde, evrensel hizmetlere ilişkin hizmet kalitesi ve standartları da dahil olmak üzere, gerektiğinde her türlü elektronik haberleşme hizmetine yönelik hizmet kalitesi ve standartlarını belirlemek, denetlemek, denetlettirmek ve buna ilişkin usul ve esasları belirlemenin Kurum'un görevleri arasında bulunduğu, elektronik haberleşme sektörüyle ilgili uluslararası ilke ve uygulamaları da dikkate alarak ikincil düzenlemeleri yapmak ve kanunlarla Kurum'a verilen görevlere ilişkin hususları görüşüp gereken kararları almanın Kurul'un yetkisinde olduğu, Diğer taraftan, "Sayısı Sınırlandırılmış Kullanım Hakkı Yetki Belgesi" eki IMT Alt Yapılarının Kurulması ve İşletilmesi ile Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin Hak ve Yükümlülükler Belgesi'nin "Hizmet Kalitesi" başlıklı 8. maddesinde, işletmecinin, kapsama yükümlülüğü bulunan alanlarda kullanıcı başına %95 olasılıkla asgari 2 Mbit/sn veri indirme hızını sağlayacağı, bu yükümlülüğün denetimine ilişkin hususların Kurum tarafından belirleneceği, bu veri iletim hızlarının asgari değerler olduğu, ETSI standartları, ITU standart, karar ve tavsiye kararları, ülkenin kalkınma planındaki hedefleri, teknolojik gelişmeler ve kullanıcı ihtiyaçları gibi hususları dikkate alarak işletmecinin sağlaması gereken hizmet kalitesi yükümlülüklerini Kurum'un düzenleyeceğinin belirtildiği, Dava konusu Kurul kararına yer verildikten sonra, Davalı tarafından, söz konusu yükümlülükle ilgili düzenleme yapılırken başta ITU-R Rec. M-687 olmak üzere ilgili tüm ITU Tavsiye Kararları (Recommendations) ve Kararlarının (Desicions) dikkate alındığı, yine uluslararası standartlara uygunluk açısından başta ETSI TR 101 1117 olmak üzere ilgili tüm ETSI standartlarının dikkate alındığı, ayrıca, AB düzenlemelerinde de 31/12/2025 tarihine kadar mobil elektronik haberleşme şebekelerinde indirme hızı olarak 30 Mbps'in hedef olarak belirlendiği, teknolojik gelişmeler çerçevesinde günümüzde 5G mobil elektronik haberleşme sistemlerinin kurulumunun başlandığı ve 6G şebekelerinin teknik özelliklerinin tartışılmaya başlanıldığı, bu kapsamda, 5G sistemlerinde ortalama 100 Mbps veri indirme hızının söz konusu olmaya başlandığı, dolayısıyla, Kurum tarafından düzenleyici etki analizinin yapıldığı, düzenlemenin hazırlanmasını gerekli kılan sebepler, ihtiyaca yönelik alternatif çözüm önerilerinin değerlendirilmesi, düzenlemenin muhtemel fayda ve maliyetlerinin analizi, düzenlemenin sosyal, ekonomik ve ticari hayata, çevreye ve ilgili kesimlere etkileri gibi analiz ve değerlendirmeler yapılarak dava konusu işlemin tesis edildiğinin beyan edildiği, Bu bakımdan, Sayısı Sınırlandırılmış Kullanım Hakkı Yetki Belgesi'nde 27/10/2015 tarihi itibarıyla 3N ve/veya 4,5N mobil elektronik haberleşme şebekelerinden sunulacak veri indirme hızının “asgari” değer olarak belirlendiği, aynı Yetki Belgesi'nde Kurum'un ETSI standartları, ITU standart, karar ve tavsiye kararları, ülkenin kalkınma planındaki hedefleri, teknolojik gelişmeler ve kullanıcı ihtiyaçları gibi hususları dikkate alarak işletmecinin sağlaması gereken hizmet kalitesi yükümlülüklerini düzenleyebileceğine yer verildiği, 5809 sayılı Kanun uyarınca tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi ile hizmet kalitesi artırımının teşvik edilmesi kapsamında, işletmecilere sektörün ihtiyaçları, uluslararası düzenlemeler, teknolojide meydana gelen gelişmeler gibi hususları gözeterek mevzuat doğrultusunda yükümlülükler getirebileceğinden, "ortalama indirme hızı" dikkate alınarak yapılan düzenlemede, hukuki güvenlik ilkesi yönünden herhangi bir aykırılık bulunmadığının anlaşıldığı, Davacı şirket tarafından, her ne kadar dava konusu Kurul kararı ile getirilen otoyol, hızlı ve yüksek hızlı tren hatları ve bir kilometre uzunluğunun üzerindeki tüneller için 6 ve 8 Mbit/sn “Ortalama Veri İndirme Hızı” ile 3,5 Mbit/sn "Ortalama Kanaat Değeri" olarak belirlenmesinin gerçekçi kriterlere dayanmadığı, tüketici ihtiyaçlarıyla bağdaşmadığı, bütünleşik raporlamanın kapsama yükümlülüğünün tespiti açısından daha uygun olduğu iddia edilmiş ise de, düzenlemenin davacının da dahil olduğu işletmecilerin yetkili personelinin de katıldığı çalıştay sonucunda hazırlandığı, davacıdan 4,5N şebekesinden kapsamakla yükümlü olduğu alanlarda veri indirme hızlarına ilişkin şebeke istatistik verilerini içeren bilgi talep edildiği, davacının sunduğu bilgi ve belgelerden söz konusu veri indirme değerlerinin sağlanabildiğinin teknik olarak teyit edildiği, ayrıca davacının lehine olarak hesaplamadaki ortalama veri indirme hızının tüm başarılı indirme işlemlerinin en hızlı %95'inin aritmetik ortalaması alınarak hesaplanacağı anlaşıldığından, günümüz elektronik haberleşme teknolojisinde meydana gelen gelişim de dikkate alındığında, davacının iddialarının geçerli görülmediği, Bu itibarla, 5809 sayılı Kanun'un Kurum'a verdiği görev ve yetki doğrultusunda, gelişen teknolojiden tüketicilerin yararlanması ve hizmet kalitesinin arttırılması amacıyla IMT Altyapılarının Kurulması ve İşletilmesi ile Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin Hak ve Yükümlülükler Belgesi'ne uygun olarak hazırlanan dava konusu Kurul kararında ve bu karara karşı yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde üst hukuk kurallarına aykırılık görülmediği, davacının iddiaları da dava konusu kuralları kusurlandırıcı nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Daire kararında davanın esasını etkileyen iddiaları değerlendirilmeden karar verildiği, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği; davalı idarenin, IMT yetki belgesi ile mevzuat hükümleri doğrultusunda yalnızca asgari değerlerde belirlenen hizmet kalitesi yükümlülüklerini düzenleyebileceği ve dolayısıyla yeni bir yükümlülük getirme yetkisinin olmadığı; davalı idarenin 6 yıldır devam eden düzeni mevzuata aykırı bir şekilde bozmaya ve ilgili belgenin imzalanmasından 6 yıl sonra kendisinin belirlediği şartlara ek yükümlülükler getirmeye çalıştığı; IMT Yetki Belgesinin 2015 yılında imzalandığı; Kurul kararının yayımlanmasına kadar geçen 6 yıllık süre zarfında, şebekesinin neredeyse tamamını asgari 2 Mbit/sn indirme hızı kriterini baz alarak kurduğu; bu kapsamda aradan geçen 6 yıldan sonra “ortalama” olarak yeni ve var olandan daha yüksek bir hizmet kalitesi parametresi eklenmesinin hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkeleri ile bağdaşmadığı; sektörü düzenleme ve denetleme görevi bulunan davalı idarenin ETSI standartları, ITU standart, karar ve tavsiye kararlarındaki hükümleri gözardı ettiği; ülkemizin kalkınma planındaki hedeflerinden ve teknolojik gelişmelerden uzak, gerçek kullanıcı ihtiyacının bir ürünü olmayan hukuka aykırı dava konusu işlemin kamu yararı içerdiğinden bahsedilemeyeceği; dava konusu düzenlemenin, teknolojik gelişmelerle uyumlu olmadığından, kullanıcı ihtiyacını karşılama, gerçek kullanıcı deneyimini ölçme ve iyileştirme yeteneğini haiz olmadığı; başka bir ifade ile kamu yararını gerçekleştirmeye elverişli olmadığı zira mevcut kullanıcıların kullandıkları uygulama erişilen web sayfası, kullanıcı tarafından birim zamanda talep edilen veri miktarı gibi faktörlerin değişiklik gösteren hususlar olduğu; kullanıcı başı veri indirme hızı parametresi bu faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterebildiği; kullanıcı veri indirme hızı parametresi kullanıcının bulunduğu radyo koşulları, kullanılan uygulama, erişilen web sayfası ile kullanılan ekipmanının yanı sıra kullanıcı tarafından birim zamanda talep edilen veri miktarı ile de doğrudan ilişkili olduğu; kullanıcı eğer düşük veri tüketimi gereken bir uygulama kullanıyor ise belirtilen asgari ve ortalama indirme hızlarına ihtiyaç duymayacağı; dolayısıyla, kullanıcı başı veri indirme hızının parametresi şebekenin gerçek performansını yansıtamayacağı; şebeke performans metrikleri üzerinden total ve ortalama değerlerin elde edildiği, teknik olarak kullanıcı başı tekil seviyede kullanım miktarı ayrımı yapılabilmesinin mümkün olmadığı ve bu nedenle indirme hızlarına yönelik kullanıcı başı ya da hücre başı bir asgari değer elde edilemediği, bu durumun teknik bir imkânsızlık teşkil ettiği; dava konusu işlem ile hak ve yükümlülülükler belgesinin 7.maddesinde düzenlenen hak ve imkanı fiilen ortadan kaldırıldığı; hak ve yükümlülükler belgesi imzalandıktan 6 yıl sonra tesis edilen bir Kurul kararı ile kazanılmış haklarına müdahale edilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğu, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 14/11/2023 tarih ve E:2021/4567, K:2023/4741 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 24/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/1997, K. 2025/679, T. 24.03.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-1997-e-2025-679-k-0cde98368060