Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/1828 E. 2025/313 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/1828
- Karar No
- 2025/313
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1828 Karar No : 2025/313
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Kurumu VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :... Derneği VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 07/03/2024 tarih ve E:2019/535, K:2024/1142 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 15/12/2018 tarih ve 30626 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 13/12/2018 tarih ve 8237 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının 2., 3. ve 4. maddelerinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 07/03/2024 tarih ve E:2019/535, K:2024/1142 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş, 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesi, "Yapım ve hizmet faaliyetleri" başlıklı 5. maddesi, "Lisans ve sertifikaların genel esasları" başlıklı 6. maddesi ve 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un Ek 2. maddesinin ikinci fıkrasına yer verilerek; Kanun tarafından idarenin düzenleme yapma yetkisinin yönetmelik ile kullanılması öngörüldüğünde, idarenin düzenleyici işlemi kanunla belirlenen işlem türü olan yönetmelik şeklinde tesis etmesi gerektiği, Ancak idarenin, Kanun'un öngördüğü düzenleyici işlem türü olan yönetmeliği tesis etmesi sonrasında, yönetmelikte verilen yetki doğrultusunda, yönetmeliğin uygulanmasını göstermek veya üst normda gösterilen usul ve yöntemleri açıklamak amacıyla; bir hakkın kullanımını, yönetmelikte ya da diğer üst normlarda öngörülmeyen bir şekilde kısıtlamadan; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı olmamak şartıyla yeni bir düzenleyici işlem yapılmasına da bir engel bulunmadığı, 4646 sayılı Kanun'un 5. maddesine göre doğal gazla ilgili herhangi bir yapım ve hizmet faaliyeti gerçekleştirilebilmesi için sertifika alınmasının zorunlu olduğu, bu faaliyetlerin sertifika sahibi olmayan kişiler tarafından gerçekleştirilemeyeceği, Aynı Kanun'un 6. maddesinde ise sertifika başvuru usul ve esaslarının, sertifika sahibi tüzel kişilerin hak ve yükümlülüklerinin, sertifikadan vazgeçilmesi hâlleri ile sertifika bedellerine ilişkin husuların "yönetmelikle" düzenleneceğinin kurala bağlandığı, Öte yandan, 4628 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinde de gerçek ve tüzel kişilerin Kurum'dan alacakları sertifika kapsamında yapacağı faaliyetlerin denetimi, gözetimi, yönlendirilmesi, uyulacak usul ve esaslar ile bu sertifikaların kapsamı, verilme kriterleri, süreleri, bedellerinin tespit şekli, çevre mevzuatı ile uyum sağlaması, sicil kayıtlarının tutulma usulü ile sertifika sahiplerinin hak ve yükümlülükleri ve piyasanın düzenlenmesi ile ilgili gerek görülen diğer hususların çıkarılacak "yönetmeliklerle" düzenleneceğinin kurala bağlandığı, Nitekim, davalı idare tarafından, 25/09/2002 tarih ve 24887 sayılı Resmî Gazete'de, ilgili Kanun maddeleri uyarınca, doğal gaz piyasasında iç tesisat ve servis hatları ile yapım ve hizmet faaliyetlerini yürüten gerçek veya tüzel kişilere verilecek sertifikalara ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla; sertifika verilmesi, sertifika kapsamındaki faaliyetlerin yürütülmesi, sertifikaların iptali, sona ermesi, yenilenmesi, tadili ile sertifika ve yetki belgesi sahiplerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasları göstermek üzere Doğal Gaz Piyasası Sertifika Yönetmeliği'nin yayımlanarak yürürlüğe konduğu, Yönetmelik'te, dava konusu Kurul kararının tesis edildiği dönemde, sertifikaların sona ermesi (17. madde) ve sertifikaların iptaline (18. madde) ilişkin düzenlemelere yer verilmesine karşın, sertifika sahibinin iç tesisata ilişkin yeni başvuru dosyalarının kabul edilmemesine ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, 8237 sayılı Kurul kararının 2. maddesiyle, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının 6. maddesinin, "sertifika sahibinin, dağıtım şirketinin izni olmadan gazlı hatlara müdahale etmesi, şebekeye/sayaca/tesisata müdahale ederek müşterinin kaçak doğal gaz kullanımına neden olması veya can güvenliğini tehlikeye atan standart dışı malzeme kullanması hallerinde, dağıtım şirketi durumu ispatlayıcı somut bilgi ve belgelerle Kuruma bildirerek gerekirse sertifikanın iptalini isteyebilir. Ayrıca, ilgili mercilere suç duyurusunda bulunur. Kurum tarafından Kurul Kararı ilgilisine ve dağıtım şirketine tebliğ edilene kadar sertifika sahibinin iç tesisata ilişkin yeni başvuru dosyaları kabul edilmez. Bu konulardaki inceleme ve soruşturma Kurum tarafından mevzuatta yer alan sürelere itibar edilmeksizin öncelikli işlerden sayılır. Kurul, ilgili sertifikanın iptaline karar verebilir." şeklinde; 3. maddesiyle, aynı Kurul kararının 7. maddesinin, "sertifika sahibinin; sertifikasız gerçek/tüzel kişilere iç tesisat proje ve yapım işi yaptırdığının tespit edilmesi veya proje onayı olmadan kendisinin iç tesisat imalatı yapması halinde, dağıtım şirketi ilgili belgelerle birlikte sertifika sahibini ve/veya sertifikasız gerçek/tüzel kişileri Kuruma bildirir ve sertifikalı firmanın iç tesisata ilişkin yeni başvuru dosyalarını kabul edemez.” şeklinde değiştirildiği; 4. maddesiyle de; karara 8. madde olarak "yeni başvuru dosyası sunması engellenen sertifika sahibi, dağıtım şirketi tarafından önceden onaylanmış projeleri için gaz açma işlerini devam ettirir. Yeni başvuru dosyası kabul edilmeyerek yetkisi durdurulan sertifika sahibinin, dağıtım şirketinin internet sayfasının ilgili bölümüne yetkisinin durdurulduğuna ilişkin tarih ve saat içeren ibare konulur. Dağıtım şirketi, yetkileri durdurulan veya açılan sertifika sahibine kısa mesaj (SMS) ve e-posta yoluyla gerekçeli bildirim yapar ve bu bildirime ilişkin bilgi ve belgeleri talep edilmesi halinde Kuruma sunar. Yapılacak bildirimde yetkinin durdurulduğu veya açıldığı tarihler net bir biçimde belirtilir.” ibarelerinin eklendiği, İptali istenen düzenlemelerin, yukarıda değinilen 4646 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 4628 sayılı Kanun''un Ek 2. maddesi uyarınca yönetmelikle düzenlemesi gereken hususlardan olduğu, bu hükümlere dayanılarak yayımlanan Doğal Gaz Piyasası Sertifika Yönetmeliği'nde 8237 sayılı Kurul kararının tesis edildiği tarihte, sertifika sahibi şirketlerden yeni başvuru alınmasının durdurulmasına ilişkin herhangi bir düzenlemeye de yer verilmediğinin görüldüğü, Öte yandan, dava konusu Kurul kararının yürürlüğe konması sonrasında, 29/04/2022 tarih ve 31824 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile Doğal Gaz Piyasası Sertifika Yönetmeliği'ne 24. maddesinden sonra gelmek üzere "Yetki durdurma" başlıklı 24/A maddesi eklenerek yeni başvuru dosyalarının kabulünün durdurulmasına ilişkin düzenlemelere yer verildiği görülse de sonraki Yönetmelik değişikliğinin geriye yürütülerek daha önceki Kurul kararına dayanak olarak kabulünün mümkün olmadığı, Bu itibarla, 4646 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 4628 sayılı Kanun''un Ek 2. maddesi gereğince, yönetmelikle düzenlemesi gereken hususların Kurul kararı ile düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu Kurul Kararının 2, 3 ve 4. maddelerinin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 4628 sayılı Kanun'un 5/A maddesinin (c) bendinde yer alan "Doğal Gaz Piyasası Kanunu ile Kuruma yetki verilen konularda, doğal gaz piyasa faaliyetlerine ilişkin her türlü düzenlemeleri onaylamak ve bunların yürütülmesini sağlamak.” hususunda Kurumun genel yetkisinin bulunduğu, sektörde yaşanan insan hayatını tehdit eden birtakım problemlerin önüne geçilmesi amacıyla ihtiyaçlar dikkate alınarak önleyici mahiyette düzenlemeler yapıldığı, iç tesisatta standart dışı malzeme kullanıldığına ilişkin tespitlerin söz konusu düzenlemeyi yapmayı kaçınılmaz hale getirdiği, özel hallerde uygulamaya konulabilecek sınırlama yapma konusunda yine kurulun 4628 sayılı Kanun kapsamında yetkisinin bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.Dava konusu Kurul kararının 2, 3 ve 4. maddelerinin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 07/03/2024 tarih ve E:2019/535, K:2024/1142 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 12/02/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY X- Dosyanın incelenmesinden, 15/12/2018 tarih ve 30628 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 13/12/2018 tarih ve 8237 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararı ile doğal gaz iç tesisat onayı ve işletmeye alınması konusunda sertifika sahibi ile dağıtım şirketlerinin takip edeceği usul ve esaslara ilişkin 09/02/2006 tarih ve 652 sayılı Kurul kararında değişiklik yapıldığı, görülmekte olan davanın da, 8237 sayılı Kurul kararının 2., 3. ve 4. maddelerinin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır. 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 4. maddesinde, "Kurum, bu Kanundan kaynaklanan görevlerini yerine getirirken yetkilerini Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu vasıtasıyla kullanır. Kurumun temsil ve karar organı Kuruldur." hükmüne, "Kurulun doğal gaz piyasası ile ilgili görevleri" başlıklı 5/A maddesinde, "Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu, doğal gaz piyasası ile ilgili olarak aşağıda belirtilen hususlardaki görevleri de yerine getirir: ... c) Doğal Gaz Piyasası Kanunu ile Kuruma yetki verilen konularda, doğal gaz piyasa faaliyetlerine ilişkin her türlü düzenlemeleri onaylamak ve bunların yürütülmesini sağlamak. d) Doğal Gaz Piyasası Kanununda yer alan lisans ve sertifikaların verilmesine ve bunların yürütülmesi ve iptaline ilişkin her türlü kararları almak ve uygulamak. e) Doğal Gaz Piyasası Kanununda yer alan hükümler dahilinde özel hallerde uygulamaya konulabilecek sınırlama ve yükümlülüklerin tespiti ile fiyat belirlemesine yönelik kararları almak. ..." düzenlemesine yer verilmiştir. 8237 sayılı Kurul kararının 2. maddesiyle, ...tarihli ve ... sayılı Kurul kararının 6. maddesinin, "sertifika sahibinin, dağıtım şirketinin izni olmadan gazlı hatlara müdahale etmesi, şebekeye/sayaca/tesisata müdahale ederek müşterinin kaçak doğal gaz kullanımına neden olması veya can güvenliğini tehlikeye atan standart dışı malzeme kullanması hallerinde, dağıtım şirketi durumu ispatlayıcı somut bilgi ve belgelerle Kuruma bildirerek gerekirse sertifikanın iptalini isteyebilir. Ayrıca, ilgili mercilere suç duyurusunda bulunur. Kurum tarafından Kurul Kararı ilgilisine ve dağıtım şirketine tebliğ edilene kadar sertifika sahibinin iç tesisata ilişkin yeni başvuru dosyaları kabul edilmez. Bu konulardaki inceleme ve soruşturma Kurum tarafından mevzuatta yer alan sürelere itibar edilmeksizin öncelikli işlerden sayılır. Kurul, ilgili sertifikanın iptaline karar verebilir." şeklinde; 3. maddesiyle, aynı Kurul kararının 7. maddesinin, "sertifika sahibinin; sertifikasız gerçek/tüzel kişilere iç tesisat proje ve yapım işi yaptırdığının tespit edilmesi veya proje onayı olmadan kendisinin iç tesisat imalatı yapması halinde, dağıtım şirketi ilgili belgelerle birlikte sertifika sahibini ve/veya sertifikasız gerçek/tüzel kişileri Kuruma bildirir ve sertifikalı firmanın iç tesisata ilişkin yeni başvuru dosyalarını kabul edemez.” şeklinde değiştirildiği; 4. maddesiyle de; karara 8. madde olarak "yeni başvuru dosyası sunması engellenen sertifika sahibi, dağıtım şirketi tarafından önceden onaylanmış projeleri için gaz açma işlerini devam ettirir. Yeni başvuru dosyası kabul edilmeyerek yetkisi durdurulan sertifika sahibinin, dağıtım şirketinin internet sayfasının ilgili bölümüne yetkisinin durdurulduğuna ilişkin tarih ve saat içeren ibare konulur. Dağıtım şirketi, yetkileri durdurulan veya açılan sertifika sahibine kısa mesaj (SMS) ve e-posta yoluyla gerekçeli bildirim yapar ve bu bildirime ilişkin bilgi ve belgeleri talep edilmesi halinde Kuruma sunar. Yapılacak bildirimde yetkinin durdurulduğu veya açıldığı tarihler net bir biçimde belirtilir.” ibarelerinin eklendiği anlaşılmaktadır. Dava konusu edilen Kurul kararında yer alan düzenlemeler, 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un aktarılan hükümleri ile bir arada değerlendirildiğinde; Kurumun karar organı olan Kurulun, lisans ve sertifikaların verilmesi ve bunların yürütülmesi ve iptaline ilişkin her türlü kararları almak ve uygulamak hususunda yetkili olduğu, sertifika sahibinin, dağıtım şirketinin izni olmadan gazlı hatlara müdahale etmesi, şebekeye/sayaca/tesisata müdahale ederek müşterinin kaçak doğal gaz kullanımına neden olması veya can güvenliğini tehlikeye atan standart dışı malzeme kullanması, sertifikasız gerçek/tüzel kişilere iç tesisat proje ve yapım işi yaptırdığının tespit edilmesi veya proje onayı olmadan kendisinin iç tesisat imalatı yapması gibi durumlar karşısında sektörün aktif yapısı dikkate alındığında acil tedbir alınması gerektiğinden, sertifikaların iptali hususunda yetkili olan Kurulun, can ve mal güvenliğini tehdit eden durumlar karşısında iç tesisata ilişkin yeni başvuru dosyalarının kabul edilmemesi hususunda düzenleme yapmaya da yetkili olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu itibarla, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.