Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/1820 E. 2025/549 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/1820
- Karar No
- 2025/549
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1820 Karar No : 2025/549
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Madencilik Sanayi ve Ticaret AŞ VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 29/02/2024 tarih ve E:2020/1866, K:2024/1035 sayılı kararının, davanın reddine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili Çatalca ilçesi sınırları dahilinde bulunan davacıya ait Sicil:... sayılı IV-a grubu kuvars kumu işletme ruhsatına ilişkin 2014, 2015, 2016 ve 2017 yılları için toplam 1.160.287,72-TL devlet hakkı (hazine ve orman payı) ödemesinin istenilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin ve söz konusu işlemin dayanağı olan Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü ve mülga Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 2014, 2015, 2016 ve 2017 yılları için ayrı ayrı ilan edilen IV (a) grubu kuvars kumu ocak başı satış fiyatı işlemlerinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 29/02/2024 tarih ve E:2020/1866, K:2024/1035 sayılı kararıyla; 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 3. ve 14. maddelerine yer verildikten sonra, Dava konusu 2014, 2015, 2016 ve 2017 yılları kuvars kumu ocak başı satış fiyatı ilanına yönelik işlemler yönünden; 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 14. maddesi gereği; ruhsat sahibi tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatının Genel Müdürlük tarafından denetlenebileceği ve bunun sonucunda eksik beyanda bulunulduğunun tespiti halinde bunun tamamlattırılacağı açık olduğundan, Devlet hakkına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek aksaklıkları ve tutarsızlıkları önlemek, beyanlar arasında birliği sağlayarak Devlet hakkı kayıplarının önüne geçmek amacıyla davalı idarenin dayanaklarını ortaya koymak suretiyle emsal fiyat tespiti yapma konusunda yetkili olduğunda kuşku bulunmadığı, Nitekim; madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatının, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edileceğinin 3213 sayılı Maden Kanunun'un 14. maddesinde açıkça kurala bağlandığı, Ancak, Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı belirlenirken, dayanakların ortaya konulması ve ortaya konulan dayanakların da hukuken itibar edilebilecek nitelik taşıması gerektiği; bu konuda yaygın olan uygulamanın, ilgili birlik ve sanayi ve ticaret odalarından alınan görüş ve geçmiş yıllara ilişkin ocak başı fiyatlarının baz alınarak hesaplanması olduğu, Davacı tarafından üretilen madenin tüvenan maden olup zenginleştirmeye tabi tutulmadığı belirtilerek 2014 ve 2015 yılları için 4,23 TL, 2016 ve 2017 yılları için 6,50 TL üzerinden ocak başı satış fiyatı beyan edildiğinin görüldüğü, Davalı idarece kuvars kumu ocak başı satış fiyatının asgari olarak 2014 yılı için 18 TL, 2015 yılı için 19 TL, 2016 yılı için 21 TL ve 2017 yılı için 22 TL şeklinde belirlendiği, Davalı idarece 27/02/2024 tarihinde dosyaya giren dilekçesi ekinde yer alan, Genel Müdürlüğe sunulan emsal nitelikteki İstanbul ili Çatalca ilçesindeki kuvars kumu ruhsatlarına ilişkin satış bilgi formları ve faturaların incelenmesinden, davalı idarenin belirlediği ocak başı satış fiyatları ve bu fiyatların üzerindeki fiyatlardan beyan ve satışta bulunulduğunun görüldüğü, davalı idare tarafından, dava konusu ruhsatta ise davacının idareye vergi muafiyeti ve benzeri gerekçelerle fatura ibraz etmediği, beyanlarının esas alınmasını istediğinin ifade edildiği, Dosyaya sunulan emsal nitelikteki faturalar ve satış bilgi formlarının incelenmesinden davalı idarece piyasa araştırması yapılarak ocak başı satış fiyatlarının belirlendiğinin anlaşıldığı, Bu durumda; davalı idarece 2014, 2015, 2016 ve 2017 yıllarında ilan edilen kuvars kumuna ilişkin ocak başı satış fiyatlarının belirlenmesinde, hesaplama ve değerlendirme hatası yapılmadığı anlaşıldığından, anılan yıllara ait ocak başı satış fiyatlarının hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşıldığı, Dava konusu Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi yönünden; Davacı vekili tarafından 16/02/2024 tarihinde dosyaya giren dilekçesi ile dava konusu Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemine konu bedellerin 7440 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması için Maslak Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne başvurulduğu ve ilgili Kanun uyarınca süresinde ödemelerin yapıldığı belirtilerek dava konusu Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi yönünden davadan feragat edildiği beyanında bulunduğundan, davanın bu kısmı yönünden feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi yönünden feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına; Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü ve Mülga Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 2014, 2015, 2016 ve 2017 yılları için ayrı ayrı ilan edilen IV (a) grubu kuvars kumu ocak başı satış fiyatı işlemleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Daire tarafından yapılan “Dosyaya sunulan emsal nitelikteki faturalar ve satış bilgi formlarının incelenmesinden davalı idarece piyasa araştırması yapılarak ocakbaşı satış fiyatlarının belirlendiği anlaşılmıştır” şeklinde değerlendirmenin somut gerçeklikten uzak olduğu; dava dışı ruhsat sahiplerine ait ve emsal tutulan firmaların ruhsatındaki malzemenin mineralojik değerlendirmesiyle kendi firmalarının ruhsatındaki malzemenin değişkenlik gösterebildiği ve bu sebeple davalı tarafından sunulan faturaların, mineralojik değerlendirme yapılmadan hükme esas alınmasının madencilik faaliyetine ve somut gerçekliğe aykırı olduğu; üretmiş olduğu tüvenan madeni hiçbir zenginleştirmeye tabi tutmadığı ve belirlenmiş olan ocak başı fiyatı üzerinden Devlet Hakkı ve Ek Devlet Hakkı hesapladığı halde, İdarenin tesis etmiş olduğu idari işlemle, üretimin zenginleştirmeye tabi tutulmuş (boyutlandırılmış, yıkanmış, ayıklanmış/ayrıştırılmış ve elenmiş kum) gibi hareket edilerek, fazladan Devlet Hakkı ve Ek Devlet Hakkı ödemek zorunda bırakıldığı; davalı tarafın, kendisinin ürettiği tüvenan madenin emsal ocak başı satış miktarı bile belirlenmemiş olmasına rağmen, kırma yıkama eleme tesislerinde işlem gören zenginleştirme, boyutlandırma yaparak satışı gerçekleştirilen ve malzeme kalitesinin farklı olduğu diğer firmalarla emsal tutularak fatura miktarını az gördüğü; tüvenan maden üretiminin arama-değerlendirme, maden çıkarma haklarının elde edilmesi, dekapaj (toprağın sıyrılması), madenin çıkarılması, yükleme ve nakliye aşamalarından oluştuğu; IV. Grup Kuvars kumu ruhsatına sahip gerçek/tüzel kişilerin ruhsatlarının bulunduğu jeolojik konumunun, özelliklerinin, formasyonlarının farklı olduğu; hepsinin aynı kalitede kuvars kumu üretmesinin imkansız olduğu; aynı ruhsat içinde bile çıkarılan malzemelerin tenörlerinin farklılık gösterdiği; ocak başı satış fiyat listelerinde kuvars kumunun kalite ayırımının yapılmadığı oysa kuvars kumunun üretiminde çeşitli kalite farklılıklarının olduğu, piyasa birim fiyatlarının kaliteden kaliteye değiştiği; ocak başı birim fiyat listelerinde, kuvars kumunda kalite ayrımının yapılmaması ve bunların birim fiyatlarının ayrı ayrı belirlenmemiş olması sonucunda sakat olan ocak başı birim fiyatlarının, dava konusu idari işlemin de dayanağı olması nedeniyle işlemi de sakatladığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın davanın reddine yönelik kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının, davanın reddine ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın davanın reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen feragat nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kısmen davanın reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 29/02/2024 tarih ve E:2020/1866, K:2024/1035 sayılı kararının davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 10/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.