Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/1731 E. 2024/2326 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/1731
Karar No
2024/2326
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1731 Karar No : 2024/2326

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : .... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Dördüncü Dairesinin 09/05/2024 tarih ve E:2024/1330,K:2024/2914 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacıya ait taşınmazları da kapsayan Antalya ili, Alanya ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ve ekli kroki ile sınır ve koordinatları gösterilen alanın 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 2. ve Ek-1. maddeleri uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin 13/01/2018 tarih ve 30300 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 20/11/2017 tarih ve 2017/11092 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Dördüncü Dairesinin 09/05/2024 tarih ve E:2024/1330, K:2024/2914 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 40. maddesinin 2. fıkrası, 125. maddesinin 3. fıkrası, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1, 2 ve 4. fıkraları, 20/A maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi ve 2. fıkrasının (a) bendi, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 6. maddesinin 9. fıkrası ve Ek-1. maddesinin 2. fıkrasına yer verilerek, Anayasa'nın 40. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nitelikleri gereği özel yasalarda, genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma süreleri öngörülmüş olan idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri idare tarafından ilgililerine bildirilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığı, 2577 sayılı Kanun’da açıkça belirtilen ve ilgililerce de bilindiğinin kabulü gereken genel dava açma sürelerinin işletilmesi gerektiği, Dolayısıyla, her ne kadar 6306 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 9. fıkrası ve 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin 2. fıkrasının (a) bendiyle riskli alan ilan edilmesine ilişkin işlemler yönünden 2577 sayılı Kanun'da öngörülen 60 günlük genel dava açma süresi 30 güne indirilmiş ise de; dava konusu işlemde bu husus bildirilmediğinden bu davada özel dava açma süresinin değil, 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği, Bu açıklamalar çerçevesinde, uyuşmazlıkta, dava konusu edilen 6306 sayılı Kanun'un 2. ve Ek 1. maddeleri kapsamında riskli alan ilanına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararına karşı Resmi Gazete’de yayım tarihinden itibaren 60 günlük genel dava açma süresi içerisinde dava açılabileceğinin kabulü gerektiği, Dosyanın incelenmesinden; davacıya ait taşınmazları kapsayan Antalya ili, Alanya ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ve ekli kroki ile sınır ve koordinatları gösterilen alanın 6306 sayılı Kanun'un 2. ve Ek-1. maddeleri uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin 20/11/2017 tarih ve 2017/11092 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 13/01/2018 tarih ve 30300 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı, davanın ise 11/04/2024 tarihinde açıldığının anlaşıldığı, Bu durumda; 6306 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 13/01/2018 tarih ve 30300 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan riskli alan kararına karşı 13/01/2018 tarihinden itibaren 60 günlük genel dava açma süresi içerisinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 11/04/2024 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu Cumhurbaşkanı kararından uyuşmazlık konusu alanda yapılan nazım imar planı üzerine haberdar olunduğu, bunun üzerine uygulama işlemi niteliğindeki nazım imar planına karşı dava açma süresi içerisinde dayanağı durumundaki riskli alan kararına karşı da dava açıldığı, dolayısıyla davanın süresinde olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Danıştay Dördüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Danıştay Dördüncü Dairesinin temyize konu 09/05/2024 tarih ve E:2024/1330, K:2024/2914 sayılı kararının ONANMASINA, 3.14/10/2024 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/1731, K. 2024/2326, T. 14.10.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-1731-e-2024-2326-k-fe53c2056e0e