Danıştay · Danıştay

Danıştay 2023/3251 E. 2024/628 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2023/3251
Karar No
2024/628

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/3251 Karar No : 2024/628 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...'yi temsilen ... Sendikası (... - Sen) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Huk. Müş. ... Huk. Müş. ... İSTEMİN KONUSU :Danıştay İkinci Dairesinin 26/04/2023 tarih ve E:2020/950, K:2023/2287 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Mersin ili ... Devlet Hastanesinde sağlık memuru olarak görev yapan davacı tarafından, öğrenim durumu nedeniyle Aksaray iline naklen atanma talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Sağlık Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 08/06/2004 tarih ve 25486 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği'nin "Olağanüstü ve Özel Durumlarda Yer Değişikliği" başlıklı 21. maddesinde yer alan "dört yıllık" ibaresinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 26/04/2023 tarih ve E:2020/950, K:2023/2287 sayılı kararıyla; Danıştay Beşinci Dairesince verilen 30/09/2014 tarih ve E:2012/3555, K:2014/6455 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31/05/2017 tarih ve E:2015/4152, K:2017/2358 sayılı kararı ile uyuşmazlığın Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine, anılan bozma kararına uyularak; Anayasa'nın 42. ve 56. maddelerine, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 3. maddesinin (a), (c) ve (g) bentlerine, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan; Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği'nin 21. maddesine yer verildikten sonra, I- Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği'nin "Olağanüstü ve Özel Durumlarda Yer Değişikliği" başlıklı 21. maddesinde yer alan "dört yıllık" ibarenin iptali istemi yönünden; Dava konusu 08/06/2004 tarih ve 25486 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliğinin, 26/03/2013 tarih ve 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 32. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından, bu isteme yönelik olarak davanın konusuz kaldığının anlaşıldığı, Bu itibarla, davacının iptalini talep ettiği düzenleme yürürlükte olmadığından, anılan düzenlemenin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı, II- Davacının, öğrenim durumu nedeniyle Aksaray iline naklen atanma talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlem yönünden; Dava konusu bireysel işlemin dayanağı olan Yönetmelik yürürlükten kaldırılmış ise de, idari yargılama hukukunun temel ilkeleri gereği, idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadıklarına ilişkin yargısal denetimin, tesis edildikleri tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerektiği, Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği'nin 21. maddesinde personelin sağlık ile ilgili bir alanda en az dört yıllık lisans öğrenimi gördüğünü belgelendirmesi halinde, belli koşullarla öğrenim gördüğü yere atanmasına olanak tanındığı, Anayasa'nın 42. maddesinde herkesin eğitim ve öğrenim hakkı ile ilgili genel ilkeler belirlenmiş olmakla birlikte; hukuki statüleri 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, özel yasalar ve kurumsal nitelikte yasa ve yönetmeliklerle düzenlenmiş olan kamu görevlilerinin bu statüde kaldıkları sürece, görevlerine ilişkin olarak, öncelikle söz konusu yasa ve yönetmelikte düzenlenmiş bulunan kurallara uymakla, bu kuralların ve kamu hizmetinin gereklerine uygun davranmakla yükümlü olduklarının kabulü gerektiği; aksi halin, yani statünün gereklerinin ikinci sıraya alınmasının, kamu hizmetlerini yürütmek amacı ile kurulmuş olan kamu kurumlarının görevlerini yerine getirmekte zorlanmalarına, giderek görevlerini aksatmalarına neden olabileceği ve personel istihdamı konusunda genel kabul görmüş belirli ilkelerin (örneğin coğrafi bölge esası, ihtiyaca göre istihdam, personelin birimler arasında dengeli dağılımı gibi) uygulanmasını engelleyeceğinin açık olduğu, Belirtilen hukuki durum karşısında, personelin hizmet bölgelerinde dengeli dağılımının sağlanması ve sağlık hizmetlerinin aksamadan yürütülmesi zorunlu olduğundan, personelin öğrenim durumu gözetilerek atanma olanağının sınırlı bir biçimde, yalnızca sağlık alanında dört yıl süreli lisans öğrenimi görenlere tanınmasında üst hukuk normlarına ve hizmet gereklerine aykırılık görülmediği, Yukarıda yer verilen Yönetmelik hükmü uyarınca Sağlık Bakanlığı personelinin atanmasında dikkate alınabilecek öğrenim özrünün, sağlık ile ilgili bir alandaki en az dört yıllık lisans öğrenimi ile sınırlı olduğu; dolayısıyla, önlisans öğrencisi olan davacının öğrenim durumunun, atanma istemi değerlendirilirken dikkate alınması gerektiği yolunda bir mevzuat hükmünün mevcut olmadığı, Bu durumda davacının öğrenim durumu nedeniyle Aksaray iline naklen atanma talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, 08/06/2004 tarih ve 25486 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği'nin 21. maddesinde yer alan "dört yıllık" ibarenin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına; davacının öğrenim durumu nedeniyle Aksaray iline naklen atanma talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Sağlık Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, atama talebinin reddi işleminin dayanağı olan Atama ve Nakil Yönetmeliğinin 21. maddesinin 14. fıkrasında öğrenim gördüğü yere atanabilmesi için 4 yıllık yükseköğrenim görmesi gerektiğinin belirtildiği; bu düzenlemenin başta Anayasa'nın Sosyal Devlet ve Eşitlik prensibi olmak üzere hukuk genel kurallarına aykırı olduğu; eğitim ve öğrenim hakkını kullanmak istediği ve iptalini talep ettiği Yönetmelik maddesi ve yapılan işlem ile eğitim hakkının engellendiği; hem mesleğinde yeni şeyler öğrenerek kendini geliştirmek ve mesleğini daha verimli icra etmek hem de bölümünün üst öğrenimi sayılacak bir okulda okumak istediği ve bu amaçla sınava girdiği; Yönetmelikle, sadece eğitim süresi için atanabileceğinin belirtildiği, eğitim süresi sona erdikten sonra eski görev yerine döneceğini bildiği; tek amacının öğrenim hakkını kullanmak ve üst öğrenim kabul edilen bölümü bitirmek olduğu; dava konusu düzenleyici işlemin, dava tarihindeki duruma göre hukuka uygunluğunun denetlenerek bir karar verilmesi ve tarafların davadaki haklılık durumuna göre de yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği; hukuka uygunluğun ve denetimin dava konusu işlemin kurulduğu tarih itibarıyla incelenmesi gerektiği; dava konusu Yönetmeliğin dava dilekçesindeki talep gibi değiştirilmiş olması nedeniyle davanın konusuz kalması nedeniyle davanın reddine karar verildiği ortada olmasına rağmen ve dava konusu işlemin konusuz kalmasında bir kusurunun da olmadığı göz önüne alındığında karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay İkinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Anayasa’da yer alan eğitim ve öğrenim hakkı, kamu otoritelerine bireyin eğitim ve öğrenim almasını engellememe yönünde negatif ödev yüklemekle birlikte Anayasa’da öngörülen ilköğretim dışında devletin tüm bireylere eğitim ve öğrenim sağlaması şeklinde pozitif bir ödevi de bulunmamaktadır. Nitekim, Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvurularla ilgili verdiği muhtelif kararlarda da, kamu kurumlarının yürüttükleri hizmetin niteliği ve ihtiyaç duydukları nitelikli personel ihtiyacına göre yükseköğrenim görmek isteyenlere izin verme konusunda takdir yetkisine sahip oldukları vurgulanmıştır. Uyuşmazlık konusu olayda, dava konusu edilen yönetmelik maddesi, Sağlık Bakanlığı personelinin atanmasında dikkate alınabilecek öğrenim özrünü düzenlemekte olup, zaten "sağlık ile ilgili bir alanda öğrenim görme" koşulunu içermektedir. Bunun yanısıra, anılan düzenlemede, öğrenim özrünün, öğrenim süresi ile sınırlı olduğunun da altı çizilmiştir. Anılan düzenlemeden, öğrenim özründen yararlanan ilgililerin, atandıkları yerde de kamu görevlerini sürdürmeye devam edecekleri açıktır yani Sağlık Bakanlığının, öğrenim özrü nedeniyle atanma talebini kabul etmesi durumunda, ilgilinin, öğrenim süresi boyunca ücretli ya da ücretsiz izinli olması gibi bir durum sözkonusu değildir. Bu durumda, anılan düzenlemedeki öğrenim gördüğü alan ve öğrenim gördüğü sürece öğrenim özrünün geçerli olacağına ilişkin sınırlamaların, Anayasa'daki eğitim ve öğretim hakkını sınırladığından bahsedilemez fakat bu sınırlamaların yanısıra, anılan düzenlemedeki diğer şart olan "dört yıllık eğitim" görme şartının getiriliş amacı ise tam anlaşılamamaktadır. Sağlık alanında eğitim alacağından dolayı atanma talebinde bulunan kişinin mesleğine ilişkin üst öğrenimini tamamlamasının maddi ve manevi varlığına katkı sağlamasının yanı sıra gördüğü öğrenimin mesleğine olan katkısı nedeniyle sağlık hizmetlerindeki kalitenin de artacağı ve ayrıca bu mazeretin, öğrenim süresi ile sınırlı olmak üzere bir defa kullanabilecek bir hak olduğu da düşünüldüğünde kamu hizmetinin aksamasından söz edilemeyeceği düşünülmektedir. Öte yandan, "iki yıllık öğrenim" için, davalı idarece öne sürülen, "personelin dengeli ve adil dağılımının yapılması gerektiği" hususunun, "dört yıllık öğrenim" olduğu zaman da geçerli bir husus olduğu düşünüldüğünden, anılan ibarenin, Anayasa'da yer alan eğitim ve öğretim hakkını, eşitlik ilkesine ve hukuka aykırı olarak sınırladığı düşünülmektedir. Dava konusu düzenleyici işlemin hukuka aykırı olduğu düşünüldüğünden, anılan düzenlemeye dayalı olarak tesis edilen bireysel işlemin de hukuka aykırı olduğu düşünüldüğünden temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına; kısmen davanın reddine ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 26/04/2023 tarih ve E:2020/950, K:2023/2287 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2023/3251, K. 2024/628, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2023-3251-e-2024-628-k-be05d4f5271a