Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/3042 E. 2025/643 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/3042
- Karar No
- 2025/643
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/3042 Karar No : 2025/643
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sendikası (... Sendikası) VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ..., Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 27/03/2023 tarih ve E:2021/6834, K:2023/1353 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünün 17/05/2021 tarih ve E.49022165-010.99-286 sayılı Genel Yazısı'nın; 1. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yer alan "COVID-19 için ayrılmış" ibaresinin, 1. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin sonunda parantez içine alınmış cümlesindeki "sadece tabip dışı" ibaresinin, 1. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde belirtilen "tabipler ve tabip dışı" ibaresinin, 5. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen "tabip dışı" ibaresinin, eki Tabloda "Unvan-Hizmet Sınıfı" olarak yapılan sınıflandırma başlığında belirtilen "Unvan" ibaresinin, anılan Tablonun 1., 2., 3., 4., 5., 6., 7., 8., 9., 10., 11., 12., 13., 14., 15., 16., 17., 18., 19. numaralı satırlarında yer alan "unvan sınıflandırmalarının", 21. numaralı satırında yer alan "Lisansiyer" sınıflandırmasının, 20. numaralı satırda Sağlık Hizmetleri Sınıfı için Covid dışı ek ödemesine ilişkin belirlenen "0,40" katsayısının ve Covid ek ödemesine ilişkin belirlenen “1,2” katsayısının ve aynı satırda yer alan sağlık hizmetleri sınıfı için belirlenen "COVID Dışı Ek Ödeme Katsayısı" kategorisinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 27/03/2023 tarih ve E:2021/6834, K:2023/1353 sayılı kararıyla; 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 5. maddesi ile 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1., 3. ve 5. maddeleri ve bu Yönetmeliğe 08/05/2021 tarih ve 31478 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 1. maddesiyle eklenen Geçici 4. madde hükümlerine yer verildikten sonra, 209 sayılı Kanun kapsamında yapılan ek ödemelerin; performansa dayalı olarak, Sağlık Bakanlığınca belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri, personelin unvanı, görevi, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, tetkik, eğitim, öğretim ve araştırma faaliyetleri ile yapılan muayene, ameliyat, anestezi ve girişimsel işlemler ile özellik arz eden riskli birimlerde çalışma gibi unsurlar esas alınarak belirlendiği, Anılan Kanun'un 5. maddesiyle belirtilen unsurlar dikkate alınarak, ek ödemenin oranı, usul ve esasları ile diğer hususların belirlenmesi amacıyla, verilen takdir yetkisine uygun olarak hazırlanan Yönetmeliğin 1. maddesinde, Yönetmeliğin amacının; Bakanlıkça belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri dikkate alınmak suretiyle personelin unvanı, görevi, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, tetkik, eğitim, öğretim ve araştırma faaliyetleri, yapılan muayene, ameliyat, anestezi ve girişimsel işlemlerden oluşan genel tıbbi işlemler, özellikli tıbbi işlemler ile uluslararası sağlık hizmetlerinde çalışma gibi unsurlar esas alınarak, döner sermayeden yapılacak ek ödemenin oran, usul ve esaslarını belirlemek, sağlık hizmetlerini iyileştirmek, kaliteli ve verimli hizmet sunumunu teşvik etmek olduğunun belirtildiği, bu kapsamda, ek ödemenin personele sayılan unsurlar gözetilerek ödenen, teşvik uygulaması niteliğinde yapılan bir ödeme olduğunun sabit olduğu, Anılan Yönetmeliğe eklenen dava konusu Geçici 4. maddede, belli tarihlerle sınırlı olarak, mesai içi tavan ek ödeme tutarını geçmemek üzere oranı Sağlık Bakanınca belirlenecek tutarda ek ödeme yapılmasının öngörüldüğü, Dosyanın incelenmesinden, Yönetmeliğin Geçici 4. maddesi uyarınca davalı idare tarafından kaleme alınan Genel Yazının, pandemi sürecinde Covid-19 için ayrılmış olan poliklinik, servis, yoğun bakım, görüntüleme ve laboratuvarlar gibi yerlerde sunulan sağlık hizmetlerinin riski ve yoğunluğunun artması üzerine, sağlık çalışanlarının izinlerinin, tayin ve atamalarının askıya alındığı ve çalışma koşulları dikkate alındığında bu hassas dönemde buralarda özveriyle çalışan personelin motivasyonu, teşvikini sağlamak amacıyla tesis edildiği, Bu durumda pandemi sürecinde riski ve yoğunluğu artan sağlık hizmetlerinin aksamadan kesintisiz olarak yürütülmesini sağlamak için yapıldığı anlaşılan düzenlemenin, takdir yetkisi kapsamında kamu yararı ve hizmet gerekleri dikkate alınarak ek ödeme sisteminin amacına uygun olarak yapıldığı sonucuna ulaşıldığından dava konusu Genel Yazı'da hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, pandemi etkisiyle acil servislerdeki riskin tüm sağlık personelini etkilediği, bu nedenle "Covid-19 için ayrılmış" ibaresi kaldırılarak acil servislerde görev yapan tüm sağlık çalışanlarının Covid ek ödeme katsayısından yararlandırılması gerektiği; dava konusu yazıda yer alan "tabip" ve "tabip dışı" ayrımının ve farklı ek ödeme oranlarının sağlık çalışanları arasında eşitsizliğe yol açtığı, yazının amacına aykırı olduğu; "Unvan-Hizmet sınıfı" sınıflandırmasında aynı hizmet sınıfına dahil olan farklı unvanlardaki ve mezuniyet durumlarındaki çalışanlar arasında ayrım yapılmasının eşitler arasında eşitsizliğe neden olduğu; sağlık hizmetleri sınıfı çalışanları için belirlenen Covid dışı ek ödeme katsayısının düşük olduğu ve bu yönde yapılan ayrımın hizmet gerekleri ile uyuşmadığı; "tüm tabipler ile tabip dışı sağlık hizmetleri sınıfı çalışanlar" şeklindeki nitelendirmenin hatalı olduğu, bunun yerine "sağlık hizmetleri sınıfı çalışanlar" ifadesinin kullanılması gerektiği; idarenin ek ödeme düzenlemesinde unvan, görev, çalışma şartları, süresi ve hizmete katkısı gibi kriterleri ayrı ayrı değerlendirerek değer belirlemesi gerekirken bu kriterleri birleştirdiği, dolayısıyla takdir yetkisini hukuka uygun kullanmadığı; fiilen yapılan ödemelerde hasta ile teması minimal olan yöneticilerin, yoğun bakımda çalışan hemşirelerden çok daha fazla ek ödeme aldığı, bu durumun dava konusu idari işlemin amacına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Daire kararının usule ve hukuka uygun olduğu; Genel Yazı'nın pandemi sürecinde artan sağlık hizmetlerinin riski ve yoğunluğu nedeniyle aksamadan yürütülmesini sağlamak amacıyla takdir yetkisi kapsamında kamu yararı ve hizmet gerekleri dikkate alınarak ek ödeme sisteminin amacına uygun olarak tesis edildiği; Bakanlık Makamından alınan onay ile pandemi sürecinde özveriyle görev yapan sağlık çalışanlarının maddi kayba uğramalarının önlenmesi ile motivasyon ve teşvikin amaçlandığı ve ek ödeme dağıtımında birlik sağlandığı; Genel Yazıda tüm sağlık çalışanlarının Covid-19 riski altında olduğu kabul edilerek riskin yoğunluğuna göre Covid ve Covid dışı ek ödeme katsayılarının belirlendiği ve 209 sayılı Kanun'un 5. maddesindeki unsurlar ile pandemi öncesindeki ek ödemelerin de dikkate alındığı; dava konusu düzenleme ile öngörülen ek ödeme hesaplamalarının pandemi sürecine özgü olmakla birlikte sınırlarının 209 sayılı Kanun, mezkur Yönetmelik ve zikredilen Makam Onayı kapsamında belirlendiği ve hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 27/03/2023 tarih ve E:2021/6834, K:2023/1353 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Sehven mükerrer yatırıldığı anlaşılan ...-TL karar harcı ile ...-TL temyiz başvuru harcının davacıya iadesine, 4. Kesin olarak, 19/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.