Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2023/2295 E. 2025/1713 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2023/2295
Karar No
2025/1713
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/2295 Karar No:2025/1713

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Telekomünikasyon A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Elektronik Haberleşme Sektöründe Hizmet Kalitesi Yönetmeliği gereğince 2019 yılı üçüncü çeyrek dönemi saha testlerine ilişkin uygulama esasları ile belirlenen raporların Kuruma gönderilmediğinden bahisle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 15. maddesinin birinci fıkrası ve 44. maddesi uyarınca davacı şirkete 179.664,72-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Bilgi teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının 7.ç maddesinin ve 16/03/2021 tarihli idari para cezası karar tutanağının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Elektronik Haberleşme Sektöründe Hizmet Kalitesi Yönetmeliği'nin 5. maddesinde, IMT-2000/UMTS mobil telefon hizmeti sunan işletmecilerin Ek-5’teki ölçütlere ilişkin hedeflere uymakla ve verileri Kuruma göndermekle yükümlü olduğunun, 3N Mobil Haberleşme Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ'in 12. maddesinde de, ölçüm yöntemi ile elde edilen ölçütlerin, yerleşim alanları bazında Ek-1’de yer alan tablo aylık olarak tasnif edilerek geriye dönük üç aylık dönemlere ilişkin bilgileri içerecek şekilde doldurulmak suretiyle her yılın Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarının sonuna kadar bildirileceğinin veya Kurum tarafından belirtilecek yöntem ve ortam üzerinden Kuruma iletileceğinin belirtildiği, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 15. maddesinde, işletmecinin uluslararası standartlara ve/veya hizmet kalitesine ilişkin ilgili mevzuata uymaması, ilgili mevzuat ile diğer yükümlülükleri ihlal etmesi durumunda, işletmeci hakkında bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzde ikisine (%2) kadar idari para cezası uygulanmasının öngörüldüğü; Uyuşmazlıkta, davacının hizmet kalitesi ölçütlerine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin tespit edilmesi amacıyla yapılan inceleme ve denetim neticesinde, 2019 yılı üçüncü çeyrek dönemi saha testlerine ilişkin uygulama esasları ile belirlenen raporların Kuruma gönderilmediğinin, dolayısıyla hizmet kalitesine ilişkin düzenlemelere aykırı davranıldığının tespit edilmesi üzerine idari para cezası uygulandığı anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davacının 2019 yılı üçüncü çeyrek bildirimleri için aynı Kurul kararının 6/c maddesi ile de yaptırım uygulandığı, dava konusu idari para cezasının mükerrer olduğu yönündeki iddiasının, idari yaptırım uygulanan fiiller ayrı olduğundan yerinde görülmediği belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, temyize konu kararın gerekçesiz olduğu, Mahkemece hiçbir teknik inceleme yapılmaksızın karar verildiği, Kuruma gönderilen raporların formatının farklı olmasının hatalı olarak rapor gönderilmemesi şeklinde ele alındığı, yapılan denetimler sonucunda düzenlenen tutanaklarda bu hususa hiç yer verilmediği, format farklılığının sorun oluşturduğunun davacı tarafından bilinmediği, yaptırımın hangi kriterlere göre uygulandığının belirtilmediği, idari yaptırıma ilişkin Kurul kararının tamamının gönderilmemesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu ve savunma hakkının ihlali olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, raporların gönderilmesi hususu denetim öncesinde kendilerine bildirildiğinden eksiklerin tamamlandığı, eksik raporların Kuruma gönderildiği belirtilmişse de, eksikliklerin düzeltilmesi amacıyla gönderilmiş bir resmi yazı bulunmadığı, davacının bu iddiasının, ihlale konu fiilin gerçekleştiğini ortaya koyduğu ve eksikliklerle ilgili denetim bulgusu olmadığı yolundaki iddiaları da çürüttüğü, işlemin tesisinde ölçülülük ve orantılılık prensibine riayet edilerek mevzuatta belirlenen sınırın altında idari para cezası uygulandığı, bildirimlerin yapılmaması nedeniyle uygulanacak para cezasından önce uyarı yapılması gerektiği yönünde mevzuatta düzenleme bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/04/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY : 15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin ''Uyarı'' başlıklı 46. maddesinde, ''(1) Bu Yönetmelik kapsamında meydana gelen ihlaller için, bu Yönetmeliğin 44'üncü maddesinde yer alan hususlar dikkate alınmak ve 23'üncü, 24'üncü, 25'inci, 31'inci ve 33'üncü maddeler saklı kalmak kaydıyla idari yaptırım uygulanmadan önce, bu Yönetmeliğin aynı maddesi kapsamında olmak üzere işletmeci Kurul tarafından bir defaya mahsus uyarılabilir. (2) Uyarı yapılırken tekerrür süresi dikkate alınır. Tekerrüre esas sürenin dolması halinde aynı madde kapsamında tekrar uyarıda bulunulabilir.'' kuralı yer almaktadır. Hukuk Devleti, insan haklarına saygılı ve bu hakları koruyan, adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütün işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan Devlettir, şeklinde tanımlanmakta olup, bu ilkenin gereği olarak yürütme organı hukuka bağlı olmalıdır. Bu bağlılık yapılan idari işlemlerin Anayasa, kanun ve bunlara aykırı olmayacak şekilde çıkarılmış tüzük, yönetmelik ve diğer düzenlemelere uygun olarak tesis edilmesini zorunlu kılar. Davalı idarenin de, dava konusu işlemleri tesis ederken yürürlükte bulunan yönetmelik hükmünü uygulaması gerekmektedir. Yukarıda yer verilen Yönetmelik hükmü uyarınca da, idari yaptırım uygulanmadan önce ya "uyarı" yapmalı ya da "uyarı" yapılmayacağını takdir ettiği durumlarda, bu yaptırımın verilmemesinin gerekçesini Kurul kararında açıklaması gerekmektedir. Dava konusu 16/03/2021 tarihli Kurul kararının tesisinden önce "uyarı" yapılmadığı gibi, neden "uyarı" yapılmadığının da açıklanmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, temyiz isteminin kabul edilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2023/2295, K. 2025/1713, T. 24.04.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2023-2295-e-2025-1713-k-4f8371189a1f