Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/3004 E. 2024/2347 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/3004
- Karar No
- 2024/2347
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/3004 Karar No : 2024/2347
TEMYİZ EDENLER (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ...Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 26/05/2023 tarih ve E:2019/7331, K:2023/2882 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ormanlık alanda rüzgar enerji santrali kurulması için 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17. maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen izin nedeniyle davacı Şirket tarafından ödenen arazi izin bedeli, ağaçlandırma bedeli ve teminatın iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Orman Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile 18/04/2014 tarih ve 28976 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Orman Kanununun 17/3 ve 18 inci Maddelerinin Uygulama Yönetmeliği'nin 12. maddesinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 26/05/2023 tarih ve E:2019/7331, K:2023/2882 sayılı kararıyla; Davalı idarelerin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildiği, Anayasa'nın 169. maddesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17. maddesinin 3. fıkrası ile Ek 5. maddesinin dava konusu Yönetmelik tarihinde yürürlükte bulunan haline, 18/04/2014 tarih ve 28976 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Orman Kanununun 17/3 ve 18 inci Maddelerinin Uygulama Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (ö), (u) bendinde yer alan tanımlara, Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendine; 7. maddesinin 1. ve 4. fıkrasına, 8. maddesinin 1. fıkrasına, 11. maddesinin 1. fıkrasına atıfta bulunularak, Dava konusu Yönetmelik hükmü yönünden; Davaya konu düzenlemede, izin sahibince kesin izinden vazgeçildiğinin bildirilmesi hali dahi göz önünde bulundurularak, bu durumun gerçekleşmesi halinde, alınan bedellerin ve teminatın iade edileceğine dair düzenleme yapılmasına karşın, izin sahibinin herhangi bir kusuru ve/veya ihmali bulunmamasına rağmen iznin iptal edilmesinin söz konusu olması durumunda yapılacak işlemlerle ilgili bir düzenlemeye yer verilmediği görüldüğünden, bu durum dikkate alınmaksızın yapılan dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığı, Dava konusu bireysel işlem yönünden; Davacı Şirkete verilen kesin izne esas teşkil eden ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanan 1/1000 ve 1/5000 ölçekli planların yargı kararıyla iptaline karar verilmesi gerekçesiyle iznin iptal edildiği anlaşıldığından iznin iptal edilmesinde davacı Şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusur veya ihmalin söz konusu olmadığı, Diğer taraftan, davalı idare görevlilerince düzenlenen, iznin iptaline ilişkin 17/12/2018 tarihli raporda, izne konu sahada davacı Şirket tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığı ve ağaç kesilmediğinin belirtildiği, Bu durumda, kesin iznin iptal edilmesinde davacı şirkete yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığı, izin verilen sahada davacı Şirket tarafından çalışma yapılmadığı, dolayısıyla iznin öncesinde mevcut bulunan doğal yapının da zarar görmediği anlaşıldığından, hukuka aykırı olduğu belirlenen düzenleyici işleme bağlı olarak tesis edilen dava konusu bireysel işlemde de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, Dava konusu Yönetmeliğin 12. maddesinin ve Orman Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı ... Bakanlığı tarafından, usule ilişkin olarak davanın süre aşımı ve ehliyet yönünden reddi gerektiği; esasa ilişkin olarak, kesin iznin dayanağı olan imar planlarının yargı kararı ile iptal edilmesi üzerine davacıya verilen iznin iptal edildiği, davacının iznin iptal edilmesinde kusuru olmasa dahi iznin iptaline sebep olan belgenin hazırlanmasında kusurlu olduğu ileri sürülmektedir. Davalı ... Müdürlüğü tarafından, Mülga Yönetmeliğin 6. maddesinde rüzgar enerji santrali izin taleplerinde istenilen belgeler arasında imar planı veya imar planı gerektiren yapı ve tesislerden olmadığına dair yazının yer aldığı, davacıya izin verildikten sonra izne dayanak teşkil eden belgelerden olan "imar planı"na yönelik ... İdare Mahkemesince verilen iptal kararı üzerine kesin iznin iptal edildiği, iptal gerekçesinde nazım imar planı ve uygulama imar planının tekniğine uygun olmadığı belirtildiğinden davacının iznin iptal edilmesinde kusuru olmasa da iptale ilişkin belgenin hazırlanmasında kusurlu olduğu, dava konusu Genel Müdürlük işlemi ile dayanağı Yönetmelik maddesinin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine, 2. Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 26/05/2023 tarih ve E:2019/7331, K:2023/2882 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 17/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.