Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/2923 E. 2024/3582 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/2923
- Karar No
- 2024/3582
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2923 Karar No : 2024/3582
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Derneği VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 27/04/2023 tarih ve E:2020/5395, K:2023/2250 sayılı kararının vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 08/05/2001 tarih ve 24396 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Hukuk Tüzel Kişileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılan Kadın Konukevleri Yönetmeliğinin, 31/07/2009 tarih ve 27305 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 10. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "tıp, hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadi ve idari bilimler fakülteleri ile sosyoloji, çocuk gelişimi, psikolojik danışmanlık ve rehberlik, eğitim, ev ekonomisi ve hemşirelik" ibarelerinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 27/04/2023 tarih ve E:2020/5395, K:2023/2250 sayılı kararıyla; Danıştay Beşinci ve Onuncu Dairelerince oluşturulan Müşterek Kurulca verilen 09/05/2012 tarih ve E:2009/5899, K:2012/3018 sayılı kararla; kadın konukevlerinin amacı ile yöneticinin görev ve sorumlulukları birlikte göz önüne alındığında, anılan kuruluşların fiziksel, duygusal, cinsel ve ekonomik istismara uğrayan kadın veya erkeklerin psiko-sosyal ve ekonomik problemlerinin çözümlenmesi sırasında varsa çocukları ile birlikte gereksinimlerini karşılamak amacıyla geçici bir süre konaklamalarını sağlamaya yönelik görevleri bulunduğu, dolayısıyla bu görevin, hizmetin gereklerine uygun öğretim alanlarında öğrenim yapmış olan amirler yöneticiliğinde yerine getirilmesinde kamu yararı bulunduğu, dava konusu değişiklikle eklenen ve sosyal hizmetler ile psikoloji alanları dışında yer alan "tıp, hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadi ve idari bilimler fakülteleri ile sosyoloji, çocuk gelişimi, psikolojik danışmanlık ve rehberlik, eğitim, ev ekonomisi ve hemşirelik" alanlarında alınan eğitim ise hizmetin gerekleriyle bağdaşır nitelikte olmadığından anılan ibarelerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle anılan ibarelerin iptaline karar verildiği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/03/2015 tarih ve E:2013/1544, K:2015/857 sayılı kararıyla; temyiz istemine konu kararın, "tıp, hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadi ve idari bilimler fakülteleri ile sosyoloji, çocuk gelişimi, eğitim, ev ekonomisi ve hemşirelik" ibarelerinin iptaline ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu, davalı idare tarafından dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle anılan ibarelerin iptaline ilişkin kısmının onanmasına, "psikolojik danışmanlık ve rehberlik" ibaresine ilişkin kısmının ise, "psikolojik danışmanlık ve rehberlik" bölümünün, ağırlıklı olarak davranış bozuklukları, bireyi tanıma teknikleri, eğitim psikolojisi, aile danışmanlığı ve gelişim psikolojisi alanlarında bir eğitim programına sahip olup, sosyal hizmetler ve psikoloji bölümleri gibi, kadın konukevlerinin hizmet özelliklerine uygun bir öğrenim alanı olması karşısında bu ibare yönünden verilen iptal kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, Anılan kararın düzeltilmesi isteminin de aynı Kurulun 06/06/2018 tarih ve E:2016/657, K:2018/3044 sayılı kararıyla reddedildiği, Bilahare dava dosyasının, uyuşmazlığın yalnızca Danıştay Onuncu Dairesinin görevinde bulunduğu gerekçesiyle Danıştay Beşinci Dairesinin 10/06/2020 tarih ve E:2020/2943, K:2020/2314 sayılı kararıyla Dairelerine gönderildiği, Öte yandan, dava konusu edilen 08/05/2001 tarih ve 24396 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Hukuk Tüzel Kişileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılan Kadın Konukevleri Yönetmeliği'nin, 05/01/2013 tarih ve 28519 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kadın Konukevlerinin Açılması ve İşletilmesi Hakkında Yönetmeliğin 56. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığının anlaşıldığı, Buna göre, uyuşmazlığın "tıp, hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadi ve idari bilimler fakülteleri ile sosyoloji, çocuk gelişimi, eğitim, ev ekonomisi ve hemşirelik" ibarelerine yönelik kısmı kesinleşmiş bulunduğundan, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararıyla bozulan "psikolojik danışmanlık ve rehberlik" kısmıyla sınırlı olmak üzere dava hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği, Dava konusu edilen 08/05/2001 tarih ve 24396 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Hukuk Tüzel Kişileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılan Kadın Konukevleri Yönetmeliği, 05/01/2013 tarih ve 28519 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kadın Konukevlerinin Açılması ve İşletilmesi Hakkında Yönetmeliğin 56. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, "psikolojik danışmanlık ve rehberlik" ibaresine ilişkin kısmı yönünden esasının incelenme olanağı kalmayan dava hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle, Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 220,30-TL yargılama giderinin ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.500,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/03/2015 tarih ve E:2013/1544, K:2015/857 sayılı kararıyla "psikolojik danışmanlık ve rehberlik" ibaresine ilişkin olarak yapılan inceleme sonucunda söz konusu düzenlemenin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı yönünde tespit yapılmış olması nedeniyle davanın açıldığı tarihte kendilerinin haklı konumda olduğu, davacının ise haklı olmadığının açık ve net bir şekilde ortaya çıktığı, bu nedenle kendileri lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar vekalet ücreti yönünden usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.Konusu kalmayan dava hakkında karar vekalet ücreti yönünden verilmesine yer olmadığına ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin 27/04/2023 tarih ve E:2020/5395, K:2023/2250 sayılı kararının temyize konu vekalet ücretine ilişkin kısmının ONANMASINA, 3.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/12/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan ve madde metninde sayılan hallerde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağı belirtilmiş, sözü edilen haller arasında “yargılama giderlerine” de yer verilmiş, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesiyle 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun’un 447. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarih ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Yargılama giderinin kapsamı” başlıklı 331. maddesinde yargılama giderlerini oluşturan unsurlar sayılmış, maddenin 1/ğ bendinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderleri arasında olduğu belirtilmiş, Kanun’un “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında da; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” kuralına yer verilmiştir. Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu düzenlemenin bilahare yürürlükten kaldırıldığından söz edilerek davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, işin esasına girilerek haklılık/haksızlık değerlendirmesi yapılmaksızın karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesine rağmen yargılama giderlerinin ve bu giderler arasında yer alan vekâlet ücretinin davalı idarece davacıya ödenmesine hükmedildiği görülmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde yer alan atıf hükmü uyarınca yargılama giderleri konusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. 6100 sayılı Kanun’un 331. maddesinin 1. fıkrasında, davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde yargılama giderlerinin ne şekilde takdir edileceği hususu düzenlenmiştir. Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu düzenlemenin daha sonra yürürlükten kaldırıldığından bahisle uyuşmazlığın esası hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş olması nedeniyle, başvuruya konu kararın hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ve bu giderler arasında yer alan vekalet ücretine 6100 sayılı Kanun’un metnine yer verilen 331. maddesinin 1. fıkrasındaki kural çerçevesinde hükmedilmesi gerekir. Bu durumda; konusu kalmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı kararıyla neticelenen davada, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumları belirlenerek ve bu kapsamda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/03/2015 tarih ve E:2013/1544, K:2015/857 sayılı kararında yer verilen "psikolojik danışmanlık ve rehberlik" bölümünün, ağırlıklı olarak davranış bozuklukları, bireyi tanıma teknikleri, eğitim psikolojisi, aile danışmanlığı ve gelişim psikolojisi alanlarında bir eğitim programına sahip olup, sosyal hizmetler ve psikoloji bölümleri gibi, kadın konukevlerinin hizmet özelliklerine uygun bir öğrenim alanı olması karşısında bu ibare yönünden verilen iptal kararında hukuki isabet görülmediği yolundaki tespiti de dikkate alınarak buna göre vekalet ücreti konusunda hüküm kurulması gerekirken, böyle bir değerlendirme yapılmaksızın, vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine hükmedilmiş olduğundan, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.