Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2022/470 E. 2025/1113 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2022/470
- Karar No
- 2025/1113
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/470 Karar No : 2025/1113
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ... Mahallesi,... Caddesi üzerinde Beykoz Şube Müdürlükleri tarafından yapılan çalışmada altyapı kazı alanının usulüne uygun kapatılmadığı tespit edildiğinden bahisle 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun mükerrer 79. maddesine göre hesaplanan 107.380,00- TL para cezasının 1 kat arttırılarak 214.760,00 TL para cezası verilmesine ilişkin Beykoz Belediye Encümeninin... tarih ve .../... sayılı sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, idari yaptırımın; idari para cezası, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve diğer kanunlarda yer alan idari tedbirler olduğu, idari yaptırım kararlarına karşı özel kanunlarında aksine hüküm bulunmaması halinde sulh ceza mahkemeleri nezdinde başvuruda bulunulabileceği, idarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; bu işlemlerin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde dava açılabileceği sonucuna varıldığı, olayda; 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun mükerrer 79. maddesi uyarınca uygulanan para cezalarına karşı açılan davaların görüm ve çözümüne ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığından, dava konusu idari para cezasının Kabahatler Kanunu kapsamında idari yaptırım niteliğinde bulunduğundan, bu haliyle uyuşmazlığın görüm ve çözümünde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca adli yargının görevli bulunduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine, dökümü yapılan 195,10 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Mahkeme kararının davanın görev yönünden reddine ilişkin kısmına yönelik olarak istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuki ve kanuni gerekçeleri uygun bulunan kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından bu kısma yönelik istinaf başvurusunun reddine, Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin kısmı yönünden; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesi ve 331. maddesinin 2. bendi uyarınca en son görevli yargı yerince hükme bağlanması gereken yargılama giderleri hakkında görevsiz yargı yerince hüküm tesis edilmemesi gerektiğinden, istinaf başvurusuna konu "davanın görev yönünden reddine" dair İdare Mahkemesi kararının, "195,10 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" yönelik hüküm fıkrasında hukuka uygunluk görülmediğinden, kararın bu kısmının kaldırılmasına, kararın adli yargı yerine gidilmeksizin kesinleşmesi halinde dökümü yapılan ilk derece ve istinaf aşamasına ilişkin 400,70 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davada iptali istenenin sadece idari para cezası olmadığı, belediye encümen kararının da iptalinin istendiği, bu durumda yetkili yargı yerinin idari yargı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istinaf mahkemesi kararının usule ve kanuna uygun olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:...... K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından ilgili tarafa iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 19/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.