Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/2912 E. 2025/282 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/2912
- Karar No
- 2025/282
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2912 Karar No : 2025/282
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ: I. Huk. Müş. Yrd. V. ... 2-... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... 3- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 20/12/2022 tarih ve E:2017/7520, K:2022/7801 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) toplantılarına tüketici temsilcisinin oy hakkı olacak şekilde katılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ...tarih ve ... sayılı Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı işlemi ile Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği'nin 17. maddesinin Anayasa’ya aykırı ve eksik düzenleme içermesi nedeniyle iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 20/12/2022 tarih ve E:2017/7520, K:2022/7801 sayılı kararıyla; Davalı idarelerden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının usule ilişkin itirazlarının yerinde görülmediği, Anayasa'nın 123. ve 127. maddeleri, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7. ve 9. maddeleri, 15/06/2006 tarih ve 26199 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği'nin 1., 2., 5., 6., 17, 18., 19. ve 20. maddelerine atıfta bulunularak, Yönetmeliğin 17. maddesinde "tüketici temsilcisine" yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin iptali istemi yönünden; 5216 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile, büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde ulaşım hizmetlerinin planlanması ve koordinasyonunun sağlanması görevi, büyükşehir belediyesine verilmiş ise de, anılan Kanun'un 9. maddesinde, büyükşehir belediyesine verilen trafik hizmetlerini plânlama, koordinasyon ve güzergâh belirlemesi ile taksi, dolmuş ve servis araçlarının, durak ve araç park yerleri ile sayısının tespitine ilişkin yetkiler ile büyükşehir sınırları dahilinde il trafik komisyonunun yetkilerinin, ulaşım koordinasyon merkezi tarafından kullanılacağının belirtildiği, bu düzenlemelerden, kanun koyucunun söz konusu yetkilerin kullanımını, büyükşehir belediyesinin seçilmiş üyelerinden oluşan meclis veya kurullarına değil, niteliği ve teşekkülü kanunla belirlenen ulaşım koordinasyon merkezine verdiğinin anlaşıldığı, başka bir ifade ile, kanun koyucunun anılan yetkilerin kullanımı bakımından ulaşım koordinasyon merkezini münhasıran yetkili kıldığı, 5216 sayılı Kanun'un değinilen hükümleri ile Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği'nin ulaşım koordinasyon merkezlerine ilişkin kuralları bir bütün olarak ele alındığında, ulaşım koordinasyon merkezinin temel amacının, büyükşehir içindeki kara, deniz, su, göl ve demiryolu üzerindeki her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesi olduğu, bu kapsamda ifa edilecek görevlerin kanunla büyükşehir belediyesi uhdesine verilmesi nedeniyle, merkezin başkanlığının büyükşehir belediyesi başkanı veya görevlendirdiği kişi tarafından yürütüleceği, ancak koordinasyonu sağlanacak taşıma hizmetlerinin, konu ve kapsam bakımından genişliğine binaen kurula katılacak merkezi ve yerel yönetim temsilcileri ve bunların sayıları ile merkezin çalışma usul ve esaslarının yönetmelikle belirleneceğinin düzenlendiği, bu suretle yürütülecek kamu hizmetine büyükşehir sınırları içinde koordinasyonu sağlanacak taşımacılık faaliyetleri ile, doğrudan ya da dolaylı olarak ilgisi bulunan tüm kamu kurum ve kuruluşları ile meslek örgütlerinin katılımı öngörülerek, alınacak kararların ve yapılan uygulamaların kamu yararı ve mahalli ihtiyaçlara uygunluğunun katılımcı demokrasi anlayışı içinde en üst seviyeye çıkartılmasının amaçlandığının anlaşıldığı, Bu sebeple kanun koyucunun, kamu hizmetinin zaman içinde gelişen şartlara uygun ve isabetle yürütülebilmesi bakımından, kurul çalışmalarına başkanlık edecek olan büyükşehir belediye başkanı veya görevlendireceği kişi ile Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonunun görevlendireceği ilgili oda temsilcisi dışındaki diğer tüm kurul üyelerinin, hangi kurum ve kuruluşlardan ve hangi sayıda katılacağı hususunun yönetmelikle belirleneceğini hüküm altına aldığı, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 9. maddesinde, tüketici temsilcisinin UKOME toplantılarına katılması hususu zorunlu olmadığı gibi oy hakkı bulunan bir üye olarak da belirlenmediği, bu konuda davalı idarelere tanınan takdir yetkisinin "kamu kurum ve kuruluş temsilcilerini" kapsadığı dikkate alındığında, dava konusu Yönetmeliğin 17. maddesinde UKOME’de üye olarak "tüketici temsilcilerine" yer verilmemesinin eksik düzenleme olarak değerlendirilemeyeceği, Öte yandan, Yönetmeliğin 17. maddesinin 3. fıkrası uyarınca oy hakkı bulunmamakla birlikte, UKOME gündemindeki konunun tüketicileri doğrudan ilgilendirmesi ve ihtiyaç duyulması halinde Tüketici Derneği temsilcilerinin de görüşlerinin alınmasının mümkün olduğu, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığının... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemi yönünden; Yönetmeliğin dava konusu 17. maddesinde, UKOME kurul ve toplantılarında oy hakkı olacak şekilde "tüketici temsilcisine" yer verilmemesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, anılan Yönetmelik hükmü ve dayanağı yasal düzenleme doğrultusunda tesis edildiği anlaşılan dava konusu bireysel işlemde de hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, tüketici örgütlerinin UKOME toplantılarına davet ve katılım oranlarının çok düşük olduğu, tüketici haklarının korunması adına tüketici temsilcisinin anılan toplantılarda yer alması gerektiği, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 20/12/2022 tarih ve E:2017/7520, K:2022/7801 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 10/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.