Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/2871 E. 2025/381 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/2871
- Karar No
- 2025/381
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2871 Karar No : 2025/381
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Derneği VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
İSTEMİN KONUSU :Danıştay Sekizinci Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2019/3001, K:2022/6386 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 11/07/2017 tarih ve 30121 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 4. maddesiyle asıl Yönetmeliğe eklenen "EK-4 Riskli Sigortalılar Havuzu Çalışma Esasları"nın 1. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "kamyon ve çekici" ibaresi ile 2. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "kamyon ve çekici" ibaresinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti:Danıştay Sekizinci Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2019/3001, K:2022/6386 sayılı kararıyla; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1. maddesi, 85. maddesinin 1. fıkrası, 91. maddesinin 1. fıkrası, 101. maddesinin 1. fıkrası ve 93. maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 12. maddesi, 14/07/2007 tarih ve 26582 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik'in 1. maddesinin 1. fıkrası, 2. maddesi, 4. maddesinin 1., 3. ve 6. fıkraları ile Geçici 11. maddesi, 14/05/2015 tarih ve 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.4. maddesinde yer alan kurallar aktarılarak, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik'in "Trafik sigortası poliçelerine ilişkin primlerin tespiti" başlıklı Geçici 11. maddesi ile 12/04/2017 tarihinden itibaren uygulanmak üzere zorunlu trafik sigortasında azami prim uygulamasının yürürlüğe konulduğu; azami prim uygulaması sonrasında idareye gelen şikayetlerden bazı sigorta şirketlerinin özellikle taksi, minibüs, otobüs, kamyon ve çekici gibi hasar frekansı yüksek araç grupları için poliçe düzenlemekten kaçındıklarının anlaşıldığı, Bunun üzerine, bu tür araçlara sahip işletenlerin sigortaya erişimde yaşadıkları sorunun çözümü amacıyla hasar frekansı yüksek basamak ve/veya araç grupları için düzenlenen poliçelerin trafik sigortası branşında ruhsat sahibi tüm şirketlere dağıtılarak riskin bazı şirket veya şirketler üzerinde yoğunlaşmasının engellenmesi ve bahsi geçen gruplarda yer alan araçların sigortasız kalmamasını teminen anılan Yönetmelik'in 4. maddesinin 6. fıkrasında yer alan "Müsteşarlık, riski yüksek olan sigortalılar bakımından sigorta şirketleri arasında prim ve hasar paylaşımı için özel kurallar getirebilir. Bu sigortalıların primi Müsteşarlıkça tespit edilir." hükmüne istinaden Yönetmeliğe eklenen Geçici 12. madde ile 12/04/2017 tarihinden itibaren uygulanmak üzere "Riskli Sigortalılar Havuzu"nun oluşturulduğu, Buna göre; 1., 2. ve 3. basamaklarda bulunan tüm araç grupları ile 4., 5., 6. ve 7. basamaklardaki taksi, minibüs (sürücü dâhil 10-17 koltuk), otobüs (sürücü dâhil 18-30 koltuk), otobüs (sürücü dâhil 31 ve üstü koltuk), kamyon ve çekici türündeki araç gruplarının Havuz kapsamında olduğu ve bu kapsamdaki araçlara farklı indirim oranlarının uygulanacağının görüldüğü, Uluslararası karayolu taşımacılığını Türkiye'de ve uluslararası alanda geliştirme amacıyla kurulan davacı Dernek tarafından; uluslararası taşıma belgesi (C2) sahibi uluslararası taşımacıların faaliyetlerinde kullandıkları "kamyon ve çekici" türü araçların "Riskli Sigortalılar Havuzu" kapsamından çıkarılması ve bu araçların "uluslararası taşıma belgesi (C2) sahibi uluslararası taşımacıların faaliyetlerinde kullanılan çekici grupları" şeklinde ayrı bir sigortalı araçlar havuzunda değerlendirilmesinin sağlanması ve buna bağlı olarak 365 gün risk varsayımı ile sigorta primlendirme yapılmasının önüne geçilebilmesi için uluslararası taşımacılık yapan her tır aracı için gerek yurt içi zorunlu mali sorumluluk sigortasının gerekse yurt dışı taşımalar için yeşil kart sigortasının, tırların yurt içinde ve yurt dışında bulunduğu (risk barındıran) süreleri kapsayacak şekilde ve Avrupa Birliği ülkelerinde olduğu gibi tek teminat ve tek poliçe ile yapılması veya yıl sonlarında, tırların yurt dışında kaldığı süreler dikkate alınarak, poliçe yenileme dönemlerinde yurt dışında kaldığı gün sayısının yeni poliçeye ilave edilmesinin sağlanması gerektiğinin ileri sürüldüğü, Uyuşmazlık bu çerçevede incelendiğinde; davalı idarece "Riskli Sigortalılar Havuzu"nun kapsamının belirlenmesinde, azami prim uygulaması kapsamında olup sigorta şirketlerinin zorunlu trafik sigortası poliçesi düzenlemekten kaçındıkları hasar frekansı yüksek araç gruplarının ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden alınan araç grubu bazında hasar frekansı verilerinin (hasar frekansı kamyon araç grubunda %14,88, çekici araç grubunda %18,16) değerlendirildiği, bu anlamda tarife tespitinde gözetilmesi gereken yasal bir unsur olan "araç türleri"nin esas alındığının görüldüğü, Bununla birlikte, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın temel amacının aracın kazaya karışması durumunda üçüncü kişilere verilen zararın tazmini olduğu ve Genel Şartlar gereğince söz konusu sigortanın coğrafi sınırının Türkiye olması nedeniyle ilgili araçların ancak Türkiye sınırları içerisinde gerçekleşen riskleri teminat altına aldığı gözetildiğinde, söz konusu Havuz sisteminde, uluslararası taşımacılıkta kullanılan araçlar ile diğer araçların "kullanım sıklığı"nın risklerin ayrıştırılmasında esas alınamayacağından ve üst hukuk normlarında da uluslararası taşımacılık yapan araçlara yönelik bir ayrım söz konusu olmadığından dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacı tarafından, uluslararası taşıma belgesine sahip kamyon ve çekici türündeki araçların yılın büyük bir bölümünde yurt dışında oldukları, bu araçların fiilen Türkiye'de bulunmadıkları sürede herhangi bir risk oluşturmadıkları, bu nedenle bu araçların hasar frekansının diğer kamyon ve çekici türündeki araçlardan farklı olduğu, bu araçlar için 365 gün risk varsayımı ile sigorta primlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğu, bu araçların hasar frekansının diğer kamyon ve çekici türündeki araçlardan daha düşük olduğunun davalı idarece de kabul edildiği, 07/06/2016 tarihinde yapılan toplantıda Türkiye Sigorta Birliği yetkilileri tarafından; Türkiye'deki tüm çekicilerin hasar frekansının %21, uluslararası taşımacılık yapan çekicilerin hasar frekansının ise %13 olduğunun belirtildiği, bu nedenle söz konusu araçların "Riskli Sigortalılar Havuzu" kapsamından çıkarılması, bunlar için ayrı bir sistem getirilmesi ve yurt dışında bulunulan sürelerin de sigorta süresine eklenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 09/11/2022 tarih ve E:2019/3001, K:2022/6386 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 20/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.