Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/2800 E. 2025/509 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/2800
- Karar No
- 2025/509
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2800 Karar No : 2025/509
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... Sendikası VEKİLİ :Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :... Bakanlığı VEKİLİ :Av....
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 27/03/2023 tarih ve E:2020/5347, K:2023/1347 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: 06/09/1961 tarih ve 10899 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği'nin 382. maddesinin 2. fıkrasına, 28/10/2020 tarih ve 31288 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişiklikliğiyle eklenen (k) bendinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 27/03/2023 tarih ve E:2020/5347, K:2023/1347 sayılı kararıyla; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 99., 100., 101.,178. ve 232. maddeleri, 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun 76., 77. ve 116. maddeleri, 06/09/1961 tarih ve 10899 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği'nin 382. maddesi hükümlerine yer verildikten sonra,Uyuşmazlığın, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan ve 24 hizmet yılını dolduran sivil memurların, nöbet hizmetlerine dahil edilip edilemeyeceğinden kaynaklanmakta olduğu,Davacı Sendika tarafından, Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği'nin 382. maddesinin 2. fıkrasının (k) bendinin iptali istenilmiş ise de, dava dilekçesindeki hukuka aykırılık iddialarının, "sivil memurların nöbet hizmetlerine" yönelik olduğu anlaşıldığından, "sivil memurlarla" sınırlı olarak hukuka uygunluk incelemesi yapıldığı,657 sayılı Kanun'un 99., 100. ve 101. maddelerinde Devlet memurlarının çalışma saatleri, 178. maddesinde de fazla çalışma yapmalarına ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiş olmakla birlikte, aynı Kanun'un 232. maddesinde, çalışma saatleri ve fazla çalışmaya ilişkin söz konusu maddelerin Türk Silahlı Kuvvetlerinde çalışan sivil memurlar hakkında uygulanmayacağı, bunlar hakkında 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu ve Yönetmeliğinde yer alan özel düzenlemelerin uygulanacağının kurala bağlandığı,Bu kapsamda, Türk Silahlı Kuvvetlerinde 24 hizmet yılını dolduran sivil memurların, nöbet hizmetlerine dahil edilip edilemeyeceğinden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümünde, 657 sayılı Kanun hükümleri yerine 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu ve Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması gerektiği, 211 sayılı Kanun'da, Türk Silahlı Kuvvetlerinde çalışan sivil memurların çalışma saatleri, fazla çalışma ve nöbet hizmetlerinin düzenlenmiş olduğu; anılan Kanun'un 76. maddesinde, "nöbet"; askerlikteki müşterek hizmetlerin yapılmasını ve devamını sağlamak maksadı ile bu hizmetlerin belli bir sıra ve süre ile subay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci, erbaş ve erler ile Silahlı Kuvvetler Teşkilatı içinde vazifeli olan bilumum sivil şahıslar tarafından yapılması" olarak tanımlandığı; ayrıca 116. maddesinde, sivil memurların Türk Silahlı Kuvvetlerde gördükleri hizmetlerin özellikleri dikkate alınarak, 77. madde hükümleri çerçevesinde nöbet hizmetlerine dahil edilebileceğinin belirtildiği, Aynı Kanun'un 77. maddesinde de; Türk Silahlı Kuvvetlerinde nöbet hizmetine tabi tutulacak personelin kimler olacağı, nöbet hizmetlerinin yapılış tarzı ile şekli ve nöbetçilere ait vazifelerin talimatname ile tayin ve tespit olunacağının öngörüldüğü, anılan yetkiye istinaden 06/09/1961 tarih ve 10899 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği'nin 382. ve devamındaki maddelerde, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli personelin nöbet hizmetlerine ilişkin hususların detaylı bir şekilde düzenlendiği, Söz konusu Yönetmeliğin 382. maddesinin 2. fıkrasında nöbet hizmetlerine dahil edilmeyecek personelin belirlendiği, bu fıkranın (f) bendinde, sivil memurlardan 24 hizmet yılını dolduranların nöbet hizmetlerine dahil edilmeyeceğinin belirtildiği, Bununla birlikte, 28/10/2020 tarih ve 31288 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişiklikliği ile 382. maddesinin 2. fıkrasına eklenen (k) bendiyle, 24 hizmet yılını dolduran ve nöbet hizmetlerinden muaf tutulan sivil memurların, gerektiğinde yetkili makamların onayıyla, nöbet hizmetlerine dahil edilebilmesine imkân sağlandığı, 211 sayılı Kanun'un 76. ve 116. maddeleriyle, Türk Silahlı Kuvvetlerinde nöbet hizmetlerini yürütecek personelin belirlendiği ve söz konusu personel arasında sivil memurlara da yer verildiği, söz konusu düzenlemeler uyarınca, hizmet süresine bakılmaksızın tüm sivil memurlara nöbet hizmeti verilmesinin yasal olarak mümkün olduğu, 77. maddesinde ise nöbet hizmetlerini yürütecek personelin kimler olacağı ile nöbet hizmetlerinin yapılış tarzı ile şekli ve nöbetçilerin görevlerinin belirlenmesi hususunda idareye düzenleme yapma yetkisi tanındığı, buna göre, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan sivil memurlara nöbet görevi verilip verilmemesi, nöbet hizmetinden muaf tutulacak personelin belirlenmesi ve daha önce muaf tutulan personelin yeniden nöbet hizmetlerine dahil edilmesi hususunda idarenin takdir ve düzenleme yetkisinin bulunduğu, Bu durumda, 24 hizmet yılını dolduran ve daha önceki düzenlemeyle nöbet hizmetlerinden muaf tutulan sivil memurların, nöbet hizmetlerinin etkin yürütülebilmesi için ihtiyaç duyulması halinde yeniden nöbet hizmetlerine dahil edilebilmesine imkân sağlayan dava konusu düzenlemenin, üst hukuk normu niteliğindeki 211 sayılı Kanun'un 76., 77. ve 116. maddeleriyle uyumlu olduğu, askeri hizmetin niteliği, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek takdir yetkisi çerçevesinde belirlendiği ve söz konusu düzenlemede idarenin açık bir takdir hatasının bulunmadığı; nöbet hizmetine kimlerin dahil edileceği veya bu hizmetten kimlerin muaf tutulacağı hususlarında idarenin yargı kararıyla zorlanması da mümkün bulunmadığından, dava konusu düzenlemede, üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Danıştay Onikinci Dairesi kararının usule ve hukuka aykırı olduğu, 211 sayılı Kanun hükümlerine sivil memurların nöbet hizmetine dahil edilebileceği yönünde bir itirazlarının bulunmadığı, ancak 24 hizmet yılını dolduran sivil memurların nöbetten muaf olabileceğine dair yönetmelik hükmü ile mevcut güvencelerinin dava konusu yönetmelik hükmü ile ellerinden alındığı, dava konusu düzenlemenin idarenin sahip olduğu geniş takdir yetkisi içerisinde keyfi şekilde nöbet muafiyetine engel olabileceği değerlendirildiğinde belirlilik ilkesine aykırı bir durumun oluşturulduğu, dava konusu düzenlemeyle kendi içinde de tezatlık oluşturulduğu ve düzenlemedeki "ihtiyaç duyulması halinde" ibaresinin idarenin takdir yetkisini sınırsız kullanabileceği bir duruma yol açabilecek nitelikte olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddiaların, bozulması istenilen karar ve davaya karşı sunulan savunmalar ile ayrıntılı olarak karşılandığı, hukuki dayanaktan yoksun temyiz başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Üyeler ... ve ...'in, "dava konusu düzenlemede, nöbet hizmetine dahil edilmeyen 'sivil memurlardan 24 yıl hizmet yılını dolduranlara' yönelik muafiyetin, ihtiyaç olması hâlinde nöbet hizmeti verilen yerlerin bir kısmı veya tamamı için uygulanmayabileceği hükme bağlandığından, sendikanın üyelerinin bir kısmının lehine bir kısmının aleyhine sonuç doğurabilecek düzenlemelerin iptalini istemekte meşru menfaatinin olmadığı sonucuna varıldığından davacı Sendika'nın dava açmakta menfaatinin bulunmadığı" yönündeki oyuna karşılık, davacı Sendika'nın dava açma ehliyetinin bulunduğuna, Üye ...'ın, "dava dilekçesinde, Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliğin 382. maddesinin 2. fıkrasına 28/10/2020 tarih ve 31288 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile eklenen (k) bendinin tamamının iptali istenilmesine rağmen, Daire tarafından hasren inceleme yapılmasında hukuken isabet olmadığı ve eksik inceleme yapıldığı" yönündeki oyuna karşılık, dava dilekçesindeki davacı iddiaları ve temyiz dilekçelerinde bu hususa yönelik herhangi bir iddiaya yer verilmediği hususu dikkate alındığında, Dairece hasren inceleme yapılarak karar verilmesinde yargılama usulüne bir aykırılık bulunmadığına, Oyçokluğu ile karar verilerek, uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçildi:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b)Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 27/03/2023 tarih ve E:2020/5347, K:2023/1347 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 05/03/2025 tarihinde, usulde oyçokluğu, esasta oybirliği ile karar verildi.