Danıştay · Danıştay

Danıştay 2023/2404 E. 2024/3012 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2023/2404
Karar No
2024/3012
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2404 Karar No : 2024/3012

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...(...) Sendikası VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... VEKİLİ : Huk. ve Mevzuat Genel Müdür V. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 24/11/2022 tarih ve E:2018/9636, K:2022/1401 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 28/04/2018 tarih ve 30405 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulunun 09/04/2018 tarihli ve 2018/11608 sayılı; "İl Özel İdareleri, Belediyeler ve Bağlı Kuruluşlar ile Bunların Üyesi Olduğu Mahalli İdare Birliklerinin Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmetlerinin Gördürülmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Kararı"nın 5. ve 8. maddelerinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 24/11/2022 tarih ve E:2018/9636, K:2022/1401 sayılı kararıyla, Davalı idarenin usule ilişkin itirazı yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 20. maddesi ile İl Özel İdareleri, Belediyeler ve Bağlı Kuruluşları ile Bunların Üyesi Olduğu Mahalli İdare Birliklerinin Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmetlerinin Gördürülmesine İlişkin Usul ve Esaslar'ın 5. ve 8 maddelerine yer verilerek; Mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 20. maddesi kapsamındaki şirketlerde işçilerin işe alımı, işçilere ilişkin personel giderlerinin toplam giderler içindeki payına ilişkin üst sınırları, ilk defa alınacak işçilere ilişkin belirlenecek ölçütleri esas alarak yıllık sınırlamaları ve bu kapsamdaki alımlar ile harcamaları izlemeye ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla dava konusu düzenlemenin getirilmiş olduğu, Usul ve Esaslar'ın uyuşmazlık konusu 5. maddesinde yer verilen düzenlemenin, idarelerin bütçe harcamalarının verimli kullanımının sağlanması amacını taşıdığı, anılan Usul ve Esaslar'ın 8. maddesindeki düzenleme ile de, bu konudaki amacın gerçekleşmesi bakımından, harcamaları izleme yetkisinin İçişleri Bakanlığına verildiğinin anlaşıldığı, Bu durumda; dava konusu anılan Usul ve Esaslar'ın 5. maddesi ile, personel giderlerinin toplam giderler içindeki payına ilişkin üst sınıra dair düzenleme yapıldığı, 8. maddesi ile de harcamaların izlenmesi yetkisinin İçişleri Bakanlığına verildiği anlaşıldığından, dava konusu düzenlemelerin, kamu yararı, hizmet gerekleri ve üst hukuk normlarına aykırı olmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu düzenleyici işlemin Anayasa'ya ve Milletlerarası Antlaşmalara ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)'nun 87 ve 98 Sözleşmelerine aykırı olduğu; Anayasa'nın 48. maddesinde “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir” hükmünün yer aldığı, bu kapsamda işçilerin sendikaları aracılığıyla işverenlerle içeriklerini serbestçe belirledikleri toplu sözleşmeleri bağıtlayabileceği, bu düzenlemelerin ücret ve diğer hakları da içerebileceği, dava konusu Tebliğ ile işçilerin ücret ve diğer haklarının toplu iş sözleşmesi ile belirlenmesinin önlendiği, işçilerin ücret ve diğer haklarına Anayasa ve yasa hükümlerine aykırı şekilde sınırlama getirildiği, söz konusu ibarelerin uygulanmasının, işçi ve işverenlerin Anayasa ve yasalar ile tanınan “toplu iş sözleşmesi” hakkının kullanılmasını imkansız hale getirdiği, Anayasa'nın 13. maddesinde, temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırma koşullarının belirlendiği, buna göre “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” hükümlerine aykırı olarak Bakanlar Kurulu tarafından yürürlüğe konulan Usul Esaslar'da yer alan davaya konu düzenlemelerle, sendikanın, sendika üyesi işçilerin, tüm sendikalar ile çalışanların, işveren ve işveren sendikalarının en temel sendikal hakkı olan “toplu sözleşme hakkının” Anayasa'nın 13. maddesine aykırı şekilde sınırlandırıldığı, dava konusu Usul ve Esaslar'ın 5. maddesi ile personel giderlerinde şirketlere sınırlar koymanın Anayasa ve Uluslararası Sözleşmelerle güvence altına alınmış toplu sözleşme, toplu pazarlık hakkının ihlali olduğu, bir tebliğ ile toplu pazarlık hakkı göz ardı edilerek kalem kalem işçi ücretlerine ilişkin maliyetin nasıl hesaplanacağının dayatılamayacağı, bu tebliği dikkate alacak belediye yöneticilerinin toplu pazarlık hakkını dikkate almayacağı ve toplu sözleşme görüşmeleri uyuşmazlıkla sona ermek zorunda kalacağından bütün sendikaların grev yoluna başvurmasının söz konusu olacağı, bu durumun da anlaşma ile sonuçlanacak toplu sözleşmelerin azalmasına, iş barışının bozulmasına, ülke ekonomisinde kayıplara yol açacağı belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onkinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçelerinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 24/11/2022 tarih ve E:2018/9636, K:2022/1401 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 27/11/2024 tarihinde oybiriği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2023/2404, K. 2024/3012, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2023-2404-e-2024-3012-k-be166ee53cba