Danıştay · Danıştay

Danıştay 2023/2262 E. 2023/2724 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2023/2262
Karar No
2023/2724

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2262 Karar No : 2023/2724 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 18/11/2021 tarih ve E:2017/2382, K:2021/3827 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurul'un ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yeniden inceleme talebinde bulunduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine, iş bu dava dosyası ile Danıştay Beşinci Dairesinin E:2016/57838 sayılı esasına kayıtlı dava dosyasının birleştirilmesine ve 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 6.maddesinin 1.fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptali talebiyle Anayasaya Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 18/11/2021 tarih ve E:2017/2382, K:2021/3827 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları ile davacının birleştirilme talebi yerinde ve, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiş, "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla esastan reddedildiği, bu kararın temyiz edilmesi sonucunda ise Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24/02/2020 tarih ve E:2019/3426, K:2020/1368 sayılı kararıyla da temyiz isteminin esastan reddiyle mahkumiyet kararının onanmasına karar verildiği ve davacı hakkında verilen mahkumiyet hükmünün 24/02/2020 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü, ByLock delili yönünden, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından davacı hakkında düzenlenmiş iki ayrı ''ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporu'' ile "ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı"nın yer aldığı, bu rapor ve tutanaklar ile davacının mahkumiyetine ilişkin kararda yer alan tespitlerin incelenmesinden; davacının ... ve ... ID numaralarıyla ve kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı, Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının üniversite döneminde örgüt evinde kaldığına yönelik ifadenin ve davacının bu ifadeye karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek, söz konusu tanık ifadesinin davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir unsur olduğu sonucuna sonucuna varıldığı belirtilerek, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği, Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yeniden inceleme talebinde bulunduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, Diğer taraftan, davacı tarafından...Nolu ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ekinde dava dosyasına sunulan ... tarihli dilekçede; yargılama giderlerinden tamamen muaf tutulmasına karar verilmesi talebinde bulunulduğu ve bu talebin dayanağı olan düzenlemenin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Adli yardımla ertelenen yargılama giderlerinin tahsili" başlıklı 339. maddesinin 2. Fıkrasında ''Adli yardım kararından dolayı Devletçe ödenen veya muaf tutulan yargılama giderlerinin tahsilinin, adli yardımdan yararlananın mağduriyetine neden olacağı mahkemece açıkça anlaşılırsa, mahkeme, hükümde tamamen veya kısmen ödemeden muaf tutulmasına karar verebilir." kuralının olduğu görülmüş ise de, anılan fıkrada yer alan koşulların davacı yönünden gerçekleşmediği sonucuna ulaşıldığından, davacının yargılama giderlerinden tamamen muaf tutulması istemi kabul edilmediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacı tarafından, usulden, derdestlik durumunun kendisinden kaynaklanmadığı, aynı daire nezdinde görülen E:... sayılı dosya ile işbu davanın birleştirilmesi gerekmekte iken bunun yapılmadığı, esas yönünden ise, Anayasa'da düzenlenen hakimlik ve savcılık teminatının ortadan kaldırılmasına sebebiyet verecek 6087 ve 2802 sayılı Kanun'u işlevsiz hale getiren düzenlemeler getirilmek suretiyle hakim ve savcılara tanınan usuli güvence olan savunma hakkının ihlal edildiği, tarafına savunma hakkı dahi verilmediği; ByLock kullanıcısı olduğu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğu; tanık B.T.'nin beyanlarının hukuken geçerli delil kabul edilerek hükme esas alınamayacağı, söz konusu tanık beyanlarının somut olmadığı, doğrudan görgüye dayanmadığı, ailesinin 1991 yılından beri İstanbul ilinde yaşadığı, tanığın beyanlarının aksine üniversite dönemimde örgüte ait evde değil ... ilinde ailesinin yanında kaldığı, aksi iddianın hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 38. maddesinde yer verilen bağlantı müessesesinin, çok sayıdaki dava dosyasının tek dava dosyasında birleştirilmesi anlamına gelmemesi ve anılan Kanun'da birleştirmeye ilişkin herhangi bir hükme yer verilmemesi nedeniyle davacının birleştirme talebi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b)Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 18/11/2021 tarih ve E:2017/2382, K:2021/3827 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına, 4. Kesin olarak, 22/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2023/2262, K. 2023/2724, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2023-2262-e-2023-2724-k-e1c36498df3a