Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/1071 E. 2024/2743 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/1071
- Karar No
- 2024/2743
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1071 Karar No : 2024/2743
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Barosu
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1-... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
2-... Birliği VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 20/10/2022 tarih ve E:2020/7698, K:2022/5812 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 24/11/2020 tarih ve 31314 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2021 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesinin 3. ve 4. fıkralarının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 20/10/2022 tarih ve E:2020/7698, K:2022/5812 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 2., 138. maddesinin 4. fıkrası; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararların sonuçları" başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrası; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlık ücreti" başlıklı 164., "Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması" başlıklı 168. maddesine yer verilerek, 30/12/2017 tarih ve 30286 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2018 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin muhtelif maddelerinin iptali istemiyle Dairelerinin E:2018/453 sayılı dosyasında açılan davada, Dairelerinin 10/07/2018 tarih ve E:2018/453 sayılı kararıyla, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise; avukatlık ücretinin, tarifenin üçüncü kısmına göre hesaplanacağı, hesaplanan ücretin davanın görüldüğü mahkeme için öngörülen maktu ücretin altında kalması halinde ise, maktu ücrete hükmedileceği yolundaki düzenlemenin mevcut haliyle maddi tazminat talebiyle açılan davalarda, kabul edilen tazminat miktarının reddedilen kısım yönünden, önemli bir kısmının vekalet ücreti olarak davalı idareye ödenmesi sonucunu doğurarak açılan tazminat davasını davacı açısından anlamsız hale getirebileceği, bazı olaylarda ise, davacıyı dava açılmadan önceki durumundan daha kötü bir duruma girmesine neden olabileceği değerlendirmesinde bulunarak, tümden ret ya da kısmen kabul, kısmen ret ile sonuçlanan maddi tazminat davalarında, taraflar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin, kişilerin hak arama özgürlüğü kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal etmeden ne şekilde hesaplanacağı konusundaki eksik düzenleme nedeniyle, başka bir ifadeyle, dava konusu Tarife'nin manevi tazminat davalarında vekalet ücretine ilişkin kuralları düzenleyen 10. maddesinin 2. ve 3. fıkralarına paralel bir düzenlemeye yer verilmemiş olması nedeniyle, dava konusu Tarife'nin "Genel Hükümler" Bölümünde yer alan 13. maddesinin 1. fıkrasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, anılan kararına karşı yapılan itiraz üzerine, İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/12/2018 tarih ve YD İtiraz No:2018/648 sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği, Aktarılan yargısal süreç sonucunda, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tarife'nin 29/12/2018 tarih ve 30640 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği ve yargı kararının gereği olarak manevi tazminat davalarında vekalet ücretlerine ilişkin özel kuralları belirleyen Tarife'nin 10. maddesinin 2. ve 3. fıkralarına paralel bir düzenlemeye yer verildiği, 02/01/2019 tarih ve 30643 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2019 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesinin 1. fıkrasında maddi tazminat davalarında vekalet ücretlerine ilişkin özel düzenlemelere yer verilmemiş olması sebebiyle, anılan kuralın iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle bu defa Dairelerinin E:2019/145 sayılı dosyasında açılan davada, Dairelerinin 30/05/2019 tarih ve E:2019/145 sayılı kararıyla aynı gerekçeye yer vererek dava konusu düzenlemenin yürütmesinin durdurulmasına, anılan karara yapılan itiraz üzerine İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/12/2019 tarih ve YD İtiraz No:2019/1037 sayılı kararıyla itiraz isteminin reddine karar verildiği, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tarife'nin 07/12/2019 tarih ve 30971 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği ve aynı Tarife'nin 2. maddesiyle yargı kararının gereği olarak 2019 yılı Tarifesi'nin 13. maddesinde düzenleme yapıldığı, 2018 ve 2019 yılı Tarifelerine ilişkin yer verilen yargısal süreç sonucunda, 2020 ve 2021 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerinde de yargı kararı doğrultusunda düzenlemeler yapıldığının anlaşıldığı, 24/11/2020 tarih ve 31314 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2021 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Genel Hükümler" başlığı altında düzenlenen "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. maddesinin iptali istenen 3. ve 4. fıkralarında; "...(3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." düzenlemesine yer verildiği, Dava konusu Tarife'nin 13. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında yargı kararı doğrultusunda düzenlemeler yapılmış olup davacı tarafından bu kuralların iptali istemiyle dava açıldığı, İdarenin, bir işlemin iptali yolundaki yargı kararının gereklerini aynen ve geciktirmeden yerine getirmesinin zorunlu olduğu konusunda kuşku bulunmadığı, her türlü işlem ve eylemi yargı denetimine tâbi olan idarenin, yargı kararlarına uyması ve bu kararların gereklerine göre işlem tesis etmek ya da eylemde bulunmak zorunda olmasının aynı zamanda Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan "hukuk devleti" ilkesinin de bir gereği olduğu, İdarenin, idarî yargı yerlerince verilen kararların uygulanıp uygulanmaması konusunda "takdir yetkisi"ne sahip olmadığı, bu kararların doğruluğunu tartışma ve buna göre uygulama yetkisinin bulunmadığı, idarenin bu alandaki yetkisi "bağlı yetki" niteliğinde olduğundan, verilen kararların uygulanması amacıyla ve kararlarda yer alan gerekçeler doğrultusunda düzenlemeler getiren dava konusu Tarife hükümlerinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle,davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca belirsiz alacak davası ve kısmi dava açma olanağı olan, idari yargıda dava değerini arttırma imkanı tanıyan yasal düzenlemeler karşısında; manevi tazminat davalarından niteliği gereği farklı olan maddi tazminat davalarında, davanın kısmen veya tamamen reddi halinde vekalet ücreti yönünden sınırlandırmaya gidilmesinin doğru olmadığı; maddi tazminat istemi ile manevi tazminat isteminin nitelikleri ve uygulanacak usul hükümlerinin farklı olduğu, yaşanan elem ve üzüntüyü bir nebze de olsa gidermek için açılan ve hakimin geniş takdir yetkisi bulunan manevi tazminat talepleri bölünemeyeceğinden yüksek meblağ talep edilmekte olup, mahkemeye erişim hakkı kapsamında getirilmiş olan tarife düzenlemesinin; ıslah müessesi de olan, somut zararın giderimine yönelik maddi tazminatta da uygulanmak istenmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı idareler tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 20/10/2022 tarih ve E:2020/7698, K:2022/5812 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 11/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.