Danıştay · Danıştay

Danıştay 2023/570 E. 2024/2740 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2023/570
Karar No
2024/2740
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/570 Karar No : 2024/2740

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1-... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

2-... Birliği VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2020/3206, K:2022/6360 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: 02/01/2020 tarih ve 30996 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2020 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Genel Hükümler" başlığı altında düzenlenen "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. maddesinin 3. ve 4. fıkralarının iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2020/3206, K:2022/6360 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 2., 138. maddesinin 4. fıkrası; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararların sonuçları" başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrası; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlık ücreti" başlıklı 164., "Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması" başlıklı 168. maddesine yer verilerek, 30/12/2017 tarih ve 30286 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2018 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin muhtelif maddelerinin iptali istemiyle Dairelerinin E:2018/453 sayılı dosyasında açılan davada, Dairelerinin 10/07/2018 tarih ve E:2018/453 sayılı kararıyla, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise; avukatlık ücretinin, tarifenin üçüncü kısmına göre hesaplanacağı, hesaplanan ücretin davanın görüldüğü mahkeme için öngörülen maktu ücretin altında kalması halinde ise, maktu ücrete hükmedileceği yolundaki düzenlemenin mevcut haliyle maddi tazminat talebiyle açılan davalarda, kabul edilen tazminat miktarının reddedilen kısım yönünden, önemli bir kısmının vekalet ücreti olarak davalı idareye ödenmesi sonucunu doğurarak açılan tazminat davasını davacı açısından anlamsız hale getirebileceği, bazı olaylarda ise, davacıyı dava açılmadan önceki durumundan daha kötü bir duruma girmesine neden olabileceği değerlendirmesinde bulunarak, tümden ret ya da kısmen kabul, kısmen ret ile sonuçlanan maddi tazminat davalarında, taraflar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin, kişilerin hak arama özgürlüğü kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal etmeden ne şekilde hesaplanacağı konusundaki eksik düzenleme nedeniyle, başka bir ifadeyle, dava konusu Tarife'nin manevi tazminat davalarında vekalet ücretine ilişkin kuralları düzenleyen 10. maddesinin 2. ve 3. fıkralarına paralel bir düzenlemeye yer verilmemiş olması nedeniyle, dava konusu Tarife'nin "Genel Hükümler" Bölümünde yer alan 13. maddesinin 1. fıkrasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, anılan kararına karşı yapılan itiraz üzerine, İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/12/2018 tarih ve YD İtiraz No:2018/648 sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği, Aktarılan yargısal süreç sonucunda, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tarife'nin 29/12/2018 tarih ve 30640 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği ve yargı kararının gereği olarak manevi tazminat davalarında vekalet ücretlerine ilişkin özel kuralları belirleyen Tarife'nin 10. maddesinin 2. ve 3. fıkralarına paralel bir düzenlemeye yer verildiği, 02/01/2019 tarih ve 30643 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2019 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesinin 1. fıkrasında maddi tazminat davalarında vekalet ücretlerine ilişkin özel düzenlemelere yer verilmemiş olması sebebiyle, anılan kuralın iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle bu defa Dairelerinin E:2019/145 sayılı dosyasında açılan davada, Dairelerinin 30/05/2019 tarih ve E:2019/145 sayılı kararıyla aynı gerekçeye yer vererek dava konusu düzenlemenin yürütmesinin durdurulmasına, anılan karara yapılan itiraz üzerine İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/12/2019 tarih ve YD İtiraz No:2019/1037 sayılı kararıyla itiraz isteminin reddine karar verildiği, 02/01/2020 tarih ve 30996 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2020 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Genel Hükümler" başlığı altında düzenlenen "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. maddesinin iptali istenen 3. ve 4. fıkralarında; "...(3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." düzenlemesine yer verildiği, Dava konusu Tarife'nin 13. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında yargı kararı doğrultusunda düzenlemeler yapılmış olup davacı tarafından bu kuralların iptali istemiyle dava açıldığı, İdarenin, bir işlemin iptali yolundaki yargı kararının gereklerini aynen ve geciktirmeden yerine getirmesinin zorunlu olduğu konusunda kuşku bulunmadığı, her türlü işlem ve eylemi yargı denetimine tâbi olan idarenin, yargı kararlarına uyması ve bu kararların gereklerine göre işlem tesis etmek ya da eylemde bulunmak zorunda olmasının aynı zamanda Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan "hukuk devleti" ilkesinin de bir gereği olduğu, İdarenin, idarî yargı yerlerince verilen kararların uygulanıp uygulanmaması konusunda "takdir yetkisi"ne sahip olmadığı, bu kararların doğruluğunu tartışma ve buna göre uygulama yetkisinin bulunmadığı, idarenin bu alandaki yetkisi "bağlı yetki" niteliğinde olduğundan, verilen kararların uygulanması amacıyla ve kararlarda yer alan gerekçeler doğrultusunda düzenlemeler getiren dava konusu Tarife hükümlerinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, maddi tazminat davalarının tamamen veya kısmen kabulü halinde, davacı vekiline nispi tarife üzerinden vekalet ücreti belirlenmekte iken, davanın tümden reddi halinde maktu; kısmen reddi halinde ise, davacı vekili yararına hükmedilen vekalet ücretini aşmayan vekalet ücreti takdir edilmesine yönelik düzenlemelerin, davalı vekilinin emek ve mesaisinin karşılığını belirlemekten uzak, eşitlik ilkesine ve adil yargılanma hakkına aykırı olduğu; manevi tazminat davalarında uygulanan Tarife hükümlerinin, maddi tazminat davalarında da aynen uygulanmasının hukuka aykırı olduğu, zira manevi tazminat davalarında uğranıldığı iddia edilen zarar miktarının birden fazla bölümler halinde istenemeyeceği, manevi zararın gerçek tutarının ise hakim tarafından takdir yetkisi kapsamında belirlendiği, oysa maddi tazminat davalarında, dava sözleşmeden kaynaklanıyorsa sözleşmeye aykırılık sebebiyle davacının isteyeceği zararı önceden belirleme ve buna göre dava açma imkanının bulunduğu, dava haksız fiilden kaynaklı ise, mahkemece atanan bilirkişiler vasıtasıyla olayın özelliğine göre istenebilir maddi tazminat miktarının belirlenebildiği, öte yandan maddi tazminat davası açacak kişilere kısmi dava veya belirsiz alacak davası açma imkanlarının da tanındığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 09/11/2022 tarih ve E:2020/3206, K:2022/6360 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4.Kesin olarak, 11/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2023/570, K. 2024/2740, T. 11.11.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2023-570-e-2024-2740-k-bd0dd9907d21