Danıştay · Danıştay
Danıştay 2022/3861 E. 2023/2764 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2022/3861
- Karar No
- 2023/2764
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/3861 Karar No : 2023/2764 TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 14/06/2022 tarih ve E:2016/58870, K:2022/4662 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararın iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 14/06/2022 tarih ve E:2016/58870, K:2022/4662 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemiş, "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davacının, ceza yargılaması sonucunda... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine karar verildiği, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddedildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu mezkur kararın temyiz edilmeden 01/07/2020 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü, Davacının ceza yargılamasında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan beraat etmiş olmasının irtibat ve iltisak yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına engel oluşturmayacağı gibi idari yargılama yönünden de bağlayıcılığı bulunmadığı, Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden,davacının 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ''bağımsız'' adaylarını desteklediğine, yine aynı seçimde sandık başında örgütün sözde ''bağımsız'' adaylarını destekleyen hakim ve savcılar ile birlikte hareket ettiğine ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı, Öte yandan, davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ve davalı idare tarafından dosyaya sunulan ... tarih ve İddianame No:...sayılı iddianamede yer verilen, davacının hakkında yine silahlı FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçundan soruşturma yapılan hakim ve savcılar ile 15/07/2016 ve 16/07/2016 tarihlerinde yaptığı telefon görüşmeleri ve hakkında silahlı FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçundan soruşturma yapılan ve tutuklanan kişilerle çeşitli tarihlerde yapılan çok sayıda görüşme bulunduğuna yönelik tespitlerin, davacı hakkında kararda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir olduğu anlaşıldığından, dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacı tarafından, T.G ve İ.B tarafından düzenlenen organizasyonlara katıldığı yönündeki iddialarının doğru olduğu, geri kalan iddiaların ise gerçeği yansıtmadığı, 2014 yılı HSYK seçimlerinde de Bakanlık tarafından desteklenen ve Yargıda Birlik Platformu olarak adlandırılan bir liste oluşturulduğu ve "yürütme organı destekli bir listeye oy verilmemesi gerektiği" yönündeki kendi doğrularına göre hareket ederek, herkesten bağımsız ve münferit olarak bir duruş ortaya koyduğu, anılan seçim sürecinde, Yargıda Birlik Platformu üyesi HSYK adaylarıyla ilgili olarak şahsi bir eleştiride bulunmadığı, seçimler sırasında tüm adaylarla ilgili kendi eleştirel fikirlerini ilkesel olarak dile getirdiği ve ne Yargıda Birlik Platformu aleyhine ne de FETÖ üyeleri lehine herhangi bir seçim çalışması yapmadığı, örgütün dersane ve okullarında okumadığı, ev ve yurtlarında kalmadığı; örgüte ait dergi ve gazeteye aboneliği bulunmadığı gibi örgüte ait Bankada hesabı da bulunmadığı, hayatının hiçbir döneminde örgütle temas etmediği, HTS raporunda, yabancı uyruklu şahıslardan uluslararası numaralardan 4 kez mesaj aldığının iddia edildiği, hayatı boyunca yabancı uyruklu şahıslar ile uluslararası numaralardan görüşmediği için söz konusu iddianın kabulünün mümkün olmadığı, lehine olan delillerin dikkate alınmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b)Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi... Ceza Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile esastan reddedildiği, anılan kararın 01/07/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlemler de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir. Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir. Bu itibarla, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan beraatine karar verilmiş ise de, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçu yönünden delil olarak değerlendirilemeyecek bir kısım fiil ve davranışlar ile bunlara ilişkin bilgi ve belgeler, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecektir. Bu çerçevede, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin işbu dava dosyasında yer verilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna varıldığından bahisle verilen Danıştay Beşinci Dairesi kararı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 14/06/2022 tarih ve E:2016/58870, K:2022/4662 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına, 4. Kesin olarak, 23/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.