Danıştay · Danıştay

Danıştay 2022/2656 E. 2024/2300 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2022/2656
Karar No
2024/2300
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/2656 Karar No : 2024/2300

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :...Kurulu VEKİLİ :Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU :Danıştay Beşinci Dairesinin 05/04/2022 tarih ve E:2017/540, K:2022/1741 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 05/04/2022 tarih ve E:2017/540, K:2022/1741 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş; "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan açılan adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunun ... tarih ve Sor. No:..., K:... sayılı kararıyla kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın 05/04/2021 tarihinde kesinleştiği, Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, ... ve ....'ye ait ifade tutanakları incelendiğinde; davacının görev yaptığı adliyenin komisyon başkanı olan ....'nin, 2014 yılı HSK üye seçimleri döneminde Yargıda Birlik Platformu çatısı altında seçime girecek adayları tanıtıp oy istediğinde davacının olumlu veya olumsuz herhangi bir fikir beyan etmediğini, "bakalım, değerlendirelim" şeklindeki kelimelerle geçiştirdiğini, davacı ile birlikte aynı adliyede görev yapan ....'nin davacı hakkında daha net bilgi sahibi olduğunu düşündüğünü beyan ettiği; davacı ile birlikte aynı adliyede görev yapan ve aynı lojmanda oturan ...ve ....'nin ise davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısının olamayacağını, FETÖ ile irtibatlı olduğu şüphesi bulunan kimseyle görüştüğüne rastlamadıklarını, 2014 yılı HSK seçimleri döneminde örgüt ile iltisaklı ya da irtibatlı olduğu belirtilen bağımsız adaylar lehine söylemde bulunmadığını, bu şahıslar lehine propaganda yapmadığını, aksine HSK üyeliğine aday ve Adalet Bakanlığı ... olan ...'ye oy vereceğini söylediğini beyan ettikleri; netice itibarıyla, ..., ... ve ...'nin dilekçelerindeki beyanları ve dava dosyasındaki diğer bilgi ve belgeler birlikte incelendiğinde; ...'nin beyanında, davacının 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde bağımsız adaylarını "desteklediğine" ya da örgütle bağlantısı bulunduğuna ilişkin herhangi bir ifadeye yer verilmediği gibi dava dosyasında bu hususlara ilişkin somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı, ... tarafından, davacı hakkında daha net bilgisi olduğu belirtilen ...'nin beyanları ile ...'nin beyanlarında ise, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısının olamayacağı, 2014 yılı HSK seçimleri döneminde örgüt ile iltisaklı ya da irtibatlı olduğu belirtilen bağımsız adaylar lehine söylemde bulunmadığı, bu şahıslar lehine propaganda yapmadığı ifadelerine yer verildiği, bu nedenle, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı ve/veya iltisakına ilişkin herhangi bir husus içermeyen söz konusu tanık beyanlarının davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan deliller olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı, Davacı ile ilgili 22/05/2018 tarihli tutanakta yer alan otel kayıt bilgileri yönünden, davacının konakladığı mekanların neredeyse tamamının kamu kurumlarına ait olduğu, davacı ile aynı tarih aralığında kamu kurumlarına veya özel işletmelere ait tesislerde konaklama yapan ve Polnet kayıtlarında hakkında FETÖ/PDY şerhi bulunan kişilerin davacı ile örgütsel faaliyet kapsamında aynı yerde konakladığını ispatlar mahiyette bir belge sunulmadığının görüldüğü, netice itibarıyla, davacının konaklama kayıtlarına ilişkin 22/05/2018 tarihli Tutanakta yer verilen tespitlerin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği, Davacının kız kardeşi ...'nin "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan mahkumiyetine karar verildiğine ilişkin tespit yönünden, davacının kardeşine yönelik olan söz konusu iddianın, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, Davacıyla ilgili soruşturma bilgisi yönünden, Dairelerince yapılan ara kararına davalı idare tarafından verilen cevapta, davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... esas sayılı (Hâkimler ve Savcılar Kurulu... Dairesinin ... sayılı) disiplin dosyasının dışında FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen veya sonuçlandırılan başka idari soruşturma bulunmadığı belirtilmiş ise de, bu disiplin soruşturması kapsamında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakına ve/veya irtibatına ilişkin varsa elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğu ortaya konulmadığından, söz konusu soruşturmanın davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve/veya irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı, Sosyal çevre bilgisi yönünden, davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı belirtilerek, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı idarece, davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairelerinin 17/03/2021 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakını veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka uyarlık bulunmadığı, Öte yandan, davalı idarece, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyacak nitelikte delillerin tespit edilmesi hâlinde yeniden işlem tesis edilebileceği gerekçesiyle, Dava konusu kararın iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davalı idare tarafından, usule ilişkin itirazlarının neden yerinde görülmediğinin gerekçesinin kararda yer almadığı, dava konusu işlemin bir disiplin işlemi olmadığı, bu nedenle hukuki denetimin disiplin işlemi kapsamında yapılamayacağı, meslekten çıkarılan bazı hâkim ve savcılar tarafından açılan davalarda Dairenin verdiği bir kısım ret kararlarında yer alan değerlendirmeler ile bu dosyadaki iptal kararının gerekçesinde çelişkilerin bulunduğu; Daire kararlarında dava konusunun atipik özelliği ile disiplin işlemi olmadığı ve FETÖ terör örgütü ile iltisak ve irtibat kavramları esas alarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtilmiş iken hatta bu bağlamda anılan örgüt ile "sosyal birliktelik" görüntüsü vermenin veya örgütün amaçlarına yardımcı olmanın söz konusu kavramları kapsayacağını kabul edilmiş iken bu davada, davacı hakkında ileri sürdükleri delillere karşı salt kendi beyanı esas alınarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, davacı hakkında disiplin soruşturması kapsamında FETÖ/PDY irtibat ve iltisakına ilişkin bilgi ve belgelerin ne olduğunun ortaya konulmadığı gerekçesinin isabetsiz olduğu, disiplin soruşturmasının henüz tamamlanmadığı bilgisine sunulmasına karşın böyle bir değerlendirme yapılmasının sıhhatli olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Davacı tarafından, temyiz talebinin süresinde olmadığından reddi gerektiği, kendisi hakkında tesis edilen dava konusu işlemin de hatalı bir değerlendirme sonucu yapıldığı ve ... Cumhuriyet Başsavcılığı ile Danıştay Beşinci Dairesi tarafından yapılan ayrıntılı incelemeler sonucunda FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunmadığına karar verildiği, temyize konu kararın hukuka, usule ve yasaya, ayrıca vicdana uygun olduğu, kendisiyle ilişkilendirilmeye çalışılan konaklama bilgileri ve tablolarında adı geçen kişilerin, HSYK'nın düzenlediği Sakarya ve Erzurum Seminerleri'ne katılan muhtemelen hâkim ve savcı oldukları, diğer konaklama bilgilerinde adı geçen şahısları ise hiçbir şekilde tanımadığı, HTS kayıtları incelendiğinde bu kişilerle tek bir görüşmesinin dahi olmadığının ortaya çıkacağı; ... Adliyesinde birlikte çalıştığı ... ve ...'nin yeminli beyanlarında, şahsının FETÖ ile hiçbir bağlantısının bulunmadığını ve bu konuda en küçük bir şüphe dahi duymadıklarını ifade ettikleri hâlde davalı idare tarafından bu beyanların dikkate alınmadığı, davalı idarenin, ilk derece yargılamasında olduğu gibi temyiz aşamasında da kardeşi ...'nin beraat ettiğine hiç değinmediği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Kurulumuzun 21/06/2023 tarihli ara kararına davalı idarece verilen cevabın dosyaya sunulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b)Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu kararın iptaline ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 05/04/2022 tarih ve E:2017/540, K:2022/1741 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 10/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2022/2656, K. 2024/2300, T. 10.10.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2022-2656-e-2024-2300-k-a874dc8b8302