Danıştay · Danıştay
Danıştay 2022/2633 E. 2023/2739 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2022/2633
- Karar No
- 2023/2739
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/2633 Karar No : 2023/2739 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... KARŞI TARAF (DAVALI) :... Kurulu VEKİLİ :Av. ... İSTEMİN KONUSU:Danıştay Beşinci Dairesinin 16/05/2022 tarih ve E:2017/3984, K:2022/3218 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin... tarih ve... sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 16/05/2022 tarih ve E:2017/3984, K:2022/3218 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş; "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu davacının .... (sehven ... yazıldığı görülmüştür.) Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma isnadına ilişkin ceza yargılamasının derdest olduğunun görüldüğü, ByLock dışında diğer haberleşme uygulamaları yönünden, davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen Soruşturma No:..., Esas no:... ve ... numaralı İddianamede "Alınan kararlar doğrultusunda yapılan aramalarda ayrıntıları tutanaklarda belirtilen dijital materyaller dışında suç unsurunun ele geçmediği, dijitallerle ilgili raporun veri çıkarım ve teknik inceleme raporunun dosya içerisine alındığı, ayrıca dijitallerle ilgili düzenlenen 26.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda, ... ve ... isimli programlarının görüldüğünün belirtildiği,.." tespitine verildiği, davacıdan ele geçirilen dijital materyaller içerisinde FETÖ/PDY terör örgütünün haberleşme metotlarından "..." ve "..." isimli uygulamaların bulunmasının, davacının anılan örgüt ile irtisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu sonucuna varıldığı, Ankesörlü/Sabit hat telefon görüşmesi kaydı yönünden, kararda yer verilen iletişime dair kayıtların incelenmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna varıldığı, FETÖ'nün örgütsel amaçlarına ulaşmak için evlilik müessesesi ve aile yaşamı ile ilgili olarak kullandığı yöntemlere ilişkin tespit ve değerlendirmeler yapılarak davacının eşi ile ilgili maddi ve hukuki süreç belirtildikten sonra davacının durumu değerlendirilerek; FETÖ'nün yapısı ve işleyiş kuralları uyarınca evlilik ve aile yaşamına kadar yansıyan faaliyetlerde bulunduğu ve davacının aile birlikteliği içerisinde birlikte yaşadığı eşinin FETÖ silahlı terör örgütü içerisindeki konumu dikkate alındığında, davacının söz konusu örgütün faaliyetlerinden ve eşinin örgüt içerisindeki konumundan haberdar olmamasının, bir yargı mensubu olarak yürüttüğü meslek itibarıyla sahip olduğu nitelikler ve donanım ile hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu durumun, bir yargı mensubu olarak üstün kamu gücü ayrıcalığına sahip olan ve bağımsız ve tarafsız "olması" kadar bağımsız ve tarafsız "görünmesi" de gereken davacı açısından bağımsızlık ve tarafsızlığından şüphe edilmesine ve dolayısıyla FETÖ ile irtibat ve iltisakı bulunduğu kanaati oluşmasına yeterli bir delil niteliğinde olduğu sonucuna ulaşıldığı belirtilerek, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği, Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacı tarafından, Daire kararında eşinin askeri hâkim olarak görev yapmakta iken ihraç edildiği ve mahkûmiyet kararı aldığı belirtilmişse de, ...Aile Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...1 sayılı kararı ile boşanmış olduğu bir kişinin ihracının ve aldığı mahkûmiyet kararının temyizi istenen kararda gerekçe olarak sunulmasının hukuka, suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu; Daire kararında ankesörlü telefonla arandığının iddia edildiği, dosyada Emniyet Genel Müdürlüğünce düzenlenen 17/08/2020 tarihli raporda tarafınca kullanılan GSM hatlarının BTK' dan temin edilen iletişim kayıtlarının incelenmesinde ... Emniyet Müdürlüğünce tespit edilen 580 adet büfe ankesörlü telefon hat listesinde kayıtlı olan hatlardan arama kaydının olmadığının tespit edildiği, bu iddialara ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yargılamasının devam etmekte olduğu, arama kayıtlarının ihraç işleminden sonra olduğu, ihracına sebep olarak gösterilmesinin hukuken mümkün olmadığı; kamu görevinden çıkarılma işlemi ile birlikte masumiyet karinesinin, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, özel hayata saygı ilkesinin, ayrımcılık yasağının, mülkiyet hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra; davacının duruşma istemi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yerinde görülmeyerek işin esası incelendi, gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b)Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği görülmüştür. 667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlem de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir. Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir. Bu itibarla, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan beraatine karar verilmiş ise de, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçu yönünden delil olarak değerlendirilemeyecek bir kısım fiil ve davranışlar ile bunlara ilişkin bilgi ve belgeler, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecektir. Bu çerçevede, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin işbu dava dosyasında yer verilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna varıldığından bahisle verilen Danıştay Beşinci Dairesi kararı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 16/05/2022 tarih ve E:2017/3984, K:2022/3218 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına, 4.Kesin olarak, 22/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.