Danıştay · Danıştay
Danıştay 2022/2429 E. 2023/3040 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2022/2429
- Karar No
- 2023/3040
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/2429 Karar No : 2023/3040 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VASİ : ... KARŞI TARAF (DAVALI) :... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 14/02/2022 tarih ve E:2019/1870, K:2022/451 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının, Adana Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme başvurusunun reddine dair anılan Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine yönelik ... tarih ve E:... , K:... sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 14/02/2022 tarih ve E:2019/1870, K:2022/451 sayılı kararıyla; Davacının Hâkimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin ... tarih ve ... sayılı kararla reddedildiği, davacı tarafından, meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın iptali talebiyle açılan davanın Dairelerinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile reddedildiği, Öte yandan davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile "devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etmek" suçundan 5 yıl 3 ay ve "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrasında yer alan kural aktarılarak, Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin .. tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılan davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporunun incelenmesinden, davacı hakkında; ''1) 01.01.2014 tarihinde, Hatay Kırıkhan’da MIT’e ait TIR ve ona eşlik eden otomobilin durdurulması öncesinde, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/78106 sayılı, devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal ve askeri casusluk amacıyla temin etme suçuna ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesine dava açılan Hatay İl Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğünde Jandarma Astsubay çavuş olarak görevli sanık H.A.’in, yine Adana Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı, devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal ve askeri casusluk amacıyla temin etme suçlarına ilişkin yürütülen soruşturma sonucunda hakkında dava açılan ve HTS kayıtlarının tetkikinde de ihbardan bir dakika önce saat 15:28:06’da görüştüğü tespit edilen Hatay İl Jandarma İstihbarat Müdürlüğünde görevli Üsteğmen G.B. ile irtibatlı olarak, Antakya İli Köprübaşı Semti Künefeciler Meydanında, sabit mobese kamerasının arızalı olup kayıt yapmadığı ve hareketli kameranın ise başka tarafların görüntülerini kaydettiği esnada, görüntü alma kapsamı dışında bulunan bir yerden telefon kulübesine girerek ismini T.K. olarak tanıtıp sıradan bir ihbar gibi, ismini vermediği terör örgütüne ait silahların, plakasını verdiği araçlar içerisinde Hatay’ın Reyhanlı, Kırıkhan ve İslâhiye ilçeleri üzerinden Kilis iline götürüleceği şeklinde Jandarma 156 çağrı hattını saat 15:29:57 de arayarak ihbarda bulunduğu, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının ... (6526 sayılı Yasa ile kaldırılan TMK 10. madde ile Görevli Adana Cumhuriyet Başsavcılığının ...) sayılı 01.01.2014 tarihinde MİT’e ait TIR ve otomobilin durdurulması olayı nedeniyle casusluk suçuna ilişkin yürütülen soruşturmanın şüphelilerinden Adana İl Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli olup olay tarihinde de izin alıp ziyaret bahanesiyle Kırıkhan’da bulunan ve Hatay İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli ve ihbarcı H.A. ile irtibatı tespit edilen diğer şüpheli Üsteğmen G.B. ile birlikte olay yerine giden Üsteğmen O.Ş.’in, yılbaşı tatili olan 01.01.2014 gününün ilk saatlerinden başlayarak MİT’e ait TIR’ın durdurulmasının hemen öncesi ve sonrası ile olayın hitam bulduğu ana kadar yapılan birden çok telefon görüşmesine ilgilinin de iştiraki ile başından beri planlanan yasa dışı organizasyon doğrultusunda, yılbaşı tatili olan 01.01.2014 günü nöbetçi olmadığı halde TMK 10. madde ile görevli Cumhuriyet Savcısı ... tarafından verilen arama kararının icrası amacıyla olay yerine giden ilgilinin, arama kararı gereğince Hatay 156 Jandarma Harekât Merkezine yapılan ihbar üzerine durdurulan araçların MİT’e ait ve içerisindeki görevlilerin de MİT personeli olduğunun, gerek olaya müdahale eden bir kısım kolluk personeli tarafından askerlik geçmişleri nedeniyle tanınmaları, gerek MİT’de Hukuk Müşaviri olarak görev yapan Ü.U.C. tarafından saat 18:03’de ilgiliyle yapılan telefon görüşmesi, gerek Hatay Valiliğince TIR ile taşınan malzemenin MİT’in resmi görevleri kapsamında olduğunun yazı ile bildirilmesi, gerekse de olay yerine gelen ...’a, MİT personeli ve somadan gelen MİT Hatay Bölge Başkanı tarafından söylenmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, ilgilinin, 01.01.2014 günü durdurulan TIR ve otomobilin MİT’e ait olduğunu her türlü şüpheden uzak kesin bir şekilde bilmesine, 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununun “Soruşturma İzni” başlıklı 26. madde hükmü hatırlatılmasına, ayrıca, MİT mensuplarının görevi sırasında ya da görevinden dolayı işledikleri suçlar nedeniyle Cumhuriyet savcısının doğrudan soruşturma yapamayacağına ilişkin düzenleme getiren 3713 sayılı Yasa'nın (mülga) 10/b maddesinin açık hükmüne rağmen, MİT teşkilatının görevi kapsamında nakledilen ve devlet sırrı niteliğindeki faaliyetin herhangi bir suç ya da suç unsuru oluşturmadığının açıkça anlaşılmasına karşın, nöbetçi olmadığı ve yürüttüğü diğer soruşturmalarda da arama ve tespit işlemlerine bizzat katılmadığı halde, Adanandan Kırıkhan’a gelerek MİT’e ait TIR’da bizzat arama yapmak isteyip bu konudaki ısrarcı davranışlarını devam ettirdiği, bu meyanda, olay yeri görüntülerini içerir CD ile alınan HTS kayıtlarından da anlaşılacağı üzere; Cumhuriyet Başsavcısı S.B. ile TIR’ın durdurulmasından sonra saat 20:45’te telefonla görüştüğü ve aynen “...burada görevliler açtıramayız gibi şeyler var, bizzat gereğini yapıyoruz Başsavcım, açacağız şimdi, tamam” şeklinde ifadeler kullanarak MİT’e ait olduğunu bildiği TIR'larda arama yapmak ya da yaptırmak, ilgili TIR’ları alıkoymak ve bu olaya ilişkin görüntülerin basın yayın organlarında yer almasına sebep olmak suretiyle devletin gizli sırlarını ifşa etme kastı ile hareket ettiği, 2) MİT personeli hakkında, ancak yapılmakta olan bir soruşturma sırasında kullanılabilecek koruma tedbirlerinden olan gözaltına alma ve üstleri ile irtibatlarını engellemek amacıyla cep telefonlarının toplatılması talimatlarını verdiği, 3) Kırıkhan İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından tutulan ... tarih ve ... sayılı tutanakta yer verilen suç isnatlarını 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunun (Mülga) 10. maddesi kapsamında görerek aynı suçlarla ilgili olarak Kırıkhan Cumhuriyet Başsavcısı Y.K. tutanakta belirtilen araçların aranması için talimat verdiği,'' iddiaları üzerine soruşturma başlatıldığı, Yapılan soruşturma sonucu hazırlanan raporu değerlendiren Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, davacıyla ilgili olarak; "... İlgilinin, kararın ilgili kısmında “Devlet sırrı” kavramı üzerine yapılan açıklamalara atfen, 5271 sayılı CMK’nın 47 ve 125 ile 4982 sayılı Yasa’nın 16. ve 18. maddelerine göre Devletin güvenliği veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgilerden olan ve 2937 sayılı Yasa kapsamında MİT tarafından yasal olarak gerçekleştirilen, özünde devlet sırrı niteliğinde olan faaliyeti, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Hükümetini, gerek yurt içinde gerekse uluslararası platformda zor durumda bırakmak ve itibarsızlaştırmak, El Kaide vb. terör örgütlerine yardım ettiği görüntüsü vererek uluslararası yargı organları nezdinde hukukî ve cezaî sorumluluk altına sokmaya yönelik, bilerek ve isteyerek, görevi dışında, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının ... ,... ve ... soruşturma sırasına kayden yürütülen soruşturmalar neticesinde, haklarında Devletin Gizli Kalması Gereken Bilgilerini Siyasal veya Askeri Casusluk Amacıyla Temin Etme, Devletin Güvenliğine İlişkin Gizli Kalması Gereken Bilgileri Casusluk Maksadıyla Açıklama suçlarını işledikleri iddiasıyla ... Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılan sanıklar ile birlikte, planlı ve sistematik bir şekilde yürütülen bir organizasyonun parçası olarak ve örgütlü bir şekilde, yapılan ihbar öncesinde baştan beri bildiği halde, bu faaliyete özgülenmiş TIR’da, usul ve yasaya aykırı olarak arama yaptırmak ya da yapmaya, görüntü ve numune aldırmaya teşebbüs etmek, MİT mensuplarının gözaltına alınması ve cep telefonlarına el konulması talimatı vermek suretiyle devletin gizli sırlarını ifşa etme kastı ile hareket ederek, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni giderecek nitelikte eylemlerde bulunduğu tespit olunmuş, dosya kapsamı ile doğrulanmayan ve yasaya aykırı olan savunmasına açıklanan nedenlerle itibar edilmemiştir." şeklinde olduğu, Dava dosyasının ve soruşturma raporu ile eklerinin incelenmesinden; davacının kararda yer verilen eylemlerinin yargısal faaliyete ilişkin olmadığı, yargı yetki ve görevinin planlı bir organizasyonun parçası olarak hukuk dışı amaçlarının gerçekleştirilmesine yönelik olarak kullanıldığı anlaşıldığından, bu eylemlerinin mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğundan, dava konusu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ceza kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiği; anayasal hâkim teminatının ihlal edildiği; öngörülebilirlik kriterine aykırı olarak yargısal nitelikteki kararı sebebiyle işlem yapıldığı; davalı idarenin soyut iddialarına karar gerekçesi olarak yer verildiği; bu yönüyle kararın subjektif ve taraflı olduğu; adli yargılamanın sonucu beklenmeden işlem tesis edilerek masumiyet karinesinin çiğnendiği; soruşturma esnasında sözlü savunma ve avukat yardımından faydalanma talepleri reddedilmek suretiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği; idarede, hem işlemi tesis eden Daire aşamasında hem de itirazen Genel Kurul aşamasında aynı üyelerin işleme katıldığı; aynı iddialarla birden fazla kez cezalandırıldığı; kararda yer verilen ceza yargılamalarının kesinleşmediği belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, ... tarih ve ... sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla, davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş; bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi ... tarih ve ... sayılı kararla reddedilmiş; davacı tarafından bu işlemlerin iptaline karar verilmesi talebiyle açılan dava, Danıştay Beşinci Dairesinin 14/02/2022 tarih ve E:2017/2151, K:2022/448 sayılı kararı ile reddedilmiş; anılan karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 11/12/2023 tarih ve E:2022/2883, K:2023/3036 sayılı kararı ile kesin olarak onanmıştır. UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının cezalandırılmasına ilişkin kararın, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 14/02/2022 tarih ve E:2019/1870, K:2022/451 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına, 4. Kesin olarak, 11/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.