Danıştay · Danıştay
Danıştay 2022/1438 E. 2024/600 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2022/1438
- Karar No
- 2024/600
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/1438 Karar No : 2024/600 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 26/10/2021 tarih ve E:2017/5738, K:2021/3297 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı ekonomik, sosyal, maaş ve sair haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi ve 6749 sayılı Kanun'un 3. ve 10. maddelerinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 26/10/2021 tarih ve E:2017/5738, K:2021/3297 sayılı kararıyla; Davalı idarenin derdestlik dışındaki usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş, Tarafları ve konusu aynı olan bir davanın, daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması halinde, usul hukukunun temel kavramlarından biri olan derdestlik müessesesinin ifade ettiği ''ilk davanın aynısı olan diğer davaların açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı'' olgusundan hareketle, sonraki davaların derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği, Derdestlik durumunun ortaya çıkması için; aynı davanın birden fazla açılmış olması ve birinci davanın görülmekte olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, davaların aynı dava olarak kabul edilebilmesinin de; davaların taraflarının, konularının, dava konusu işlemlerin aynı olmasına bağlı olduğu, Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı ekonomik, sosyal, maaş ve sair haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, bununla birlikte davacı tarafından aynı istemle Dairelerinin E:... sayılı dosyasına kayıtlı ayrı bir davanın daha açıldığı ve bu davanın Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddine karar verildiği, anılan kararın ise henüz kesinleşmediğinin anlaşıldığı, Buna göre, yukarıda belirtilen ve Dairelerinin E:... sayılı esasına kayıtlı dava ile bakılmakta olan bu davanın tarafları, konusu ve sebeplerinin aynı olduğu görüldüğünden, derdestlik nedeniyle bu davanın incelenmesine hukuken imkan bulunmadığı gerekçesiyle, davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, hakkındaki ceza yargılamasında beraat kararı verildiği, beraat kararının kesinleşmesi beklenerek bu husus bekletici mesele sayılmak suretiyle sonucuna göre bir hüküm tesis edilmesi gerekirken, usul ve yasaya aykırı gerekçeyle verilen Daire kararının isabetsiz olduğu, tanık F.S.'nin beyanlarının çelişkili olduğu, bu tanığın fotoğraflı teşhis tutanağındaki ifadesinde; kaymakamın evine yalnız gittiğini söylediği halde, duruşmadaki ifadesinde oraya ailesiyle birlikte gittiğini bildirdiği, ifadelerindeki bu çelişkinin sorulması üzerine ise yalnız mı yoksa ailesiyle mi gittiğini hatırlayamadığını söylediği, iddia ettiği olayın gerçekleştiği tarih sorulduğunda, bu tarihi hatırlayamadığını söylediği, tekrar hangi mevsim veya hangi ayda toplantının yapıldığının sorulması üzerine de yaklaşık olarak tarih vermekten kaçındığı, F.S.'nin beyanlarının doğru olup olmadığının tespiti açısından kaymakamın evinde yapıldığını iddia ettiği toplantının tarihinin büyük önem taşıdığı, çünkü toplantıya katıldığını iddia ettiği kişilerin Mutki'de çakışan görev sürelerinin 1997 yılının Temmuz ayı ile Aralık ayı arasındaki yaklaşık altı aylık bir süreye tekabül ettiği, kendisi ile tanık F.S.'nin ise Mutki'de fiilen sadece 2-3 ay birlikte çalıştığı, bütün bu saptamaların tanığın bahsettiği olayın bilinçli bir şekilde hazırlanan kurgu olduğunu gösterdiği, tanığın aynı toplantıya katıldığını iddia ettiği C.I. ve E.T.'nin ceza mahkemesindeki ifadelerinde, tanığın ifadelerinin doğru olmadığını beyan ettikleri, cep telefonuna KakaoTalk ve Cocovoice isimli uygulamaları yüklemediği ve kullanmadığı, bu programların telefonun alındığı tarihte otomatik olarak yüklenen programlar olabileceği, ceza mahkemesinde, bu konuda yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep ettiği, ancak bu uygulamaların kamuya açık ve dünyada milyonlarca kişinin kullandığı programlar olduğu gerekçesiyle talebinin reddedildiği, telefonundan imaj alınmadığı, dolayısıyla söz konusu programların telefonuna sonradan yüklenmiş de olabileceği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, Danıştay Beşinci Dairesinin 26/10/2021 tarih ve E:2016/52787, K:2021/3296 sayılı kararı, Kurulumuzun 18/03/2024 tarih ve E:2022/1426, K:2024/598 sayılı kararı ile kesin olarak onanmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 26/10/2021 tarih ve E:2017/5738, K:2021/3297 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına, 4. Kesin olarak, 18/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.