Danıştay · Danıştay
Danıştay 2019/857 E. 2019/6576 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2019/857
- Karar No
- 2019/6576
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2019/857 Karar No : 2019/6576 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... Elektrik Dağıtım A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket hakkında Ocak 2014 dönemi sistem kullanım cezasına ilişkin olarak 31/01/2014 düzenleme tarihli fatura ile tahakkuk ettirilen 1.045.000,82-TL tutarındaki idari para cezasının ödenmesine dair davalı idarece tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Davacı hakkında idari para cezasının ödenmesine ilişkin olarak tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işleme, 03/03/2014 tarihinde itiraz edildiği, anılan işlemden en geç itiraz edildiği 03/03/2014 tarihinde haberdar olunduğunun kabul edilmesi hâlinde dahi, itirazdan itibaren 60 günlük zımni ret süresinin akabinde ikinci 60 günlük dava açma süresi içerisinde davanın açılması gerekirken, 12/08/2014 tarihinde kayda giren dilekçe ile açılan davanın, süre aşımı nedeniyle esasını inceleme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti:Danıştay Onüçüncü Dairesinin 22/02/2018 tarih ve E:2015/1666, K:2018/654 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 11. ve 36. maddeleri ile 40. maddesinin ikinci fıkrası hükümleri ve gerekçesine yer verilerek; Devletin, işlemlerinde, bireylerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğunu düzenleyen Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrasının, ayrı bir yasal düzenlemenin varlığını gerektirmeyen, doğrudan uygulanabilir nitelik taşımasından dolayı, yasama, yürütme ve yargı organlarının, idare makamlarının ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının işlemlerinde, bu işlemlere karşı başvurulacak idari mercileri ve kanun yolları ile sürelerini belirtmesinin zorunlu olduğu; Her ne kadar Anayasa'nın 125. maddesinde, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirim tarihinden başlayacağı belirtilmişse de; 40. maddeye eklenen fıkrayla idari işlemlerde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağının ve sürelerinin belirtmesi zorunluluğu getirildiğinden, kişilere bildirilen idari işlemlerde başvuru süresi ve başvuru yerinin de gösterilmesi gerektiği; dava açma süresini başlatacak olanın Anayasa'nın amir hükmü gereğince başvuru mercii ve süresini de gösteren yazılı bildirim olduğu; bunun dışındaki yazılı bildirimler, Anayasa'nın 40. maddesinin amir hükmüne uygun olmadığından, dava açma süresinin işlemeye başlamayacağı; Dava konusu idari para cezasının ödenmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin davacıya bildirildiği, söz konusu işleme 03/03/2014 tarihinde davacı tarafından itiraz edildiği, Mahkemece yapılan 11/09/2014 tarihli ara karar ile dava konusu işleme karşı, davacı tarafından 03/03/2014 tarihinde yapılmış olan itiraza cevap verilip verilmediğinin, verildi ise bu işlemin davacıya hangi tarihte tebliğ edildiğinin sorulması üzerine Mahkeme kayıtlarına 24/10/2014 tarihinde giren ara karara cevap dilekçesi ve eklerinden, söz konusu itiraza, dava açma süresi içerisinde cevap verilmediği, Mahkemenin ara kararının 29/09/2014 tarihinde tebliğ edilmesinden sonra ... tarih ve ... sayılı işlem ile itirazın reddedildiği, davacı şirket tarafından ise 12/08/2014 tarihinde söz konusu idari işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı Bu durumda, Devletin, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğunu öngören Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeye rağmen, davalı idare tarafından davacıya gönderilen ... tarih ve ... sayılı davalı idare işleminde davacının hangi kanun yolları ve mercilere başvurabileceği ve dava açma süreleri belirtilmediğinden, idarenin doğru bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve hak arama özgürlüğünün ihlâl edilmiş olması karşısında ... tarih ve ... sayılı işlemin davacıya tebliğ edildiği tarihte dava açma süresinin işlemeye başlamadığı anlaşıldığından, Mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde usul hükümlerine uygunluk bulunmadığı sonucuna varılarak ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; idari işlemde kanun yolu ve süresinin gösterilmemiş olmasının ilgililere "belirsiz süreli" dava açma hakkı tanımayacağı, ilgililerin her halükarda genel dava açma süresi içerisinde dava açmaları gerektiği gerekçesi eklenmek suretiyle davanın süre yönünden reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin doğru bilgilendirme yapmayarak hak arama özgürlüklerini ihlal ettiği ve davanın süresinde açıldığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, İdare Mahkemesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ... İdare Mahkemesi ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı yönünden reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin temyize konu ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/12/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.