Danıştay · 9. Daire
Danıştay 9. Daire 2024/499 E. 2025/4147 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 9. Daire
- Esas No
- 2024/499
- Karar No
- 2025/4147
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2024/499 Karar No : 2025/4147
TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI) ... Defterdarlığı-... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...
2-(DAVACI) ... İnşaat Elektrik Otomotiv Petrol Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura düzenlediği yolunda tanzim edilen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporuna dayanılarak düzenlenen aynı tarih ve ... ve ... sayılı vergi inceleme raporlarına istinaden resen tarh edilen 2019 yılı kurumlar vergisi ile 2019 yılının tüm dönemlerine ilişkin aslı aranmayan geçici vergi ve bu vergiler üzerinden tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda atıf yapılan ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporu ile dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının 2019 yılında düzenlediği belgelerin gerçek bir mal ve hizmet teslimine dayanmayan komisyon karşılığı düzenlenen sahte faturalar olduğu sonucuna varıldığı, bu itibarla, üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı, geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının incelenmesinden ise, geçici verginin yıllık vergiye mahsuben peşin olarak alınan bir vergi olması, yıllık olarak verilen beyannamede beyan edilen matrah üzerinden vergi hesaplanması nedeniyle geçici vergilere üç kat vergi ziyaı cezası değil, bir kat vergi ziyaı cezasının uygulanması gerektiğinden, geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezalarının bir kata ilişkin kısmında hukuka aykırılık, bir katı aşan kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı, vergi ziyaı cezasının tekerrür yönünden artırılan kısmı yönünden ise, tekerrüre esas alınan fiilin 2016/Ağustos dönemine ilişkin verilen düzeltme beyannamesi uyarınca tahakkuk ettirilen cezadan kaynaklandığı anlaşıldığından tekerrür hükümleri uygulanarak cezaların artırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahkeme kararının, tekerrür hükümlerine ilişkin kısmı dışındaki diğer kısımları, usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğundan, bu kısımlara yönelik tarafların istinaf başvurularının reddine, vergi ziyaı cezasının tekerrür yönünden artırılan kısmı yönünden ise tekerrüre esas alınan tahakkukun ... tarih ve ... sayılı düzeltme fişiyle terkin edildiği görüldüğünden vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısımlarında ve aksi yönde verilen mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacı istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, Mahkeme kararının, vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısımları açısından, davanın reddi yönündeki hüküm fıkrasının kaldırılmasına, vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri nedeniyle artırılan kısımlarının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: DAVACININ İDDİALARI: İdarece detaylı inceleme, araştırılma ve karşıt inceleme yapılmaksızın sadece vergi tekniği raporu dikkate alınmak suretiyle cezalı tarhiyatların gerçekleştirildiği, haklarında sahte belge kullanıcısı oldukları yönünde verilen mahkeme kararları bulunduğundan, sahte belge düzenleyicisi olduklarına dair bu kararın çelişkili olduğu, davalı iddialarının gerçeği yansıtmadığı, sahte belge kullanıldığı hususunun somut olarak ortaya konulamadığı, fatura alınan mükellef hakkındaki raporda faaliyetin olmadığına yönelik olarak somut ve açık tespitlere yer verilmediği, alımların gerçek bir ticari ilişkiye dayandığı, faaliyet dönemi boyunca aynı adreste bulunduğu ve çevresinde tanındığı, yoklamalarda yerinde olduğu, işçisi, şubesi, showroomu olduğu, karşıt tespitlerde, işçi ve iş yeri sahibi beyanlarında faaliyetinin gerçek olduğunun ortaya konulduğu, vergi ve primlerini ödediği, banka hesaplarını aktif olarak kullandığı, eft-havale yoluyla yüksek tutarlı ödeme aldığı ve yaptığı, çek tahsilatı yaptığı, pos cihazlarını kullandığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. DAVALININ İDDİALARI: Yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Davacı temyiz isteminin kabulü, davalı temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı adına, sahte fatura düzenlediği yolunda tanzim edilen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporuna dayanılarak düzenlenen aynı tarih ve ... ve ... sayılı vergi inceleme raporlarına istinaden resen tarh edilen 2019 yılı kurumlar vergisi ile 2019 yılının tüm dönemlerine ilişkin aslı aranmayan geçici vergi ve bu vergiler üzerinden tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelerin gerçek mahiyetinin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği ve iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması hâlinde, ispat külfetinin, bunu iddia eden tarafa ait olduğu ifade edilmiştir. Aynı Kanun’un 30. maddesinin 1. fıkrasında re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt, belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hâllerde, takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi inceleme yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış, 134. maddesinde de vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan bozma sebeplerinden birinin varlığı halinde mümkündür. Bölge İdare Mahkemesi kararının vergi ziya cezasının tekerrür hükümleri uygulanarak artırılan kısmı ve geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmına yönelik hüküm fıkrasının dayandığı sebepler ve gerekçesi Dairemizce de uygun görülmüş olup davalı idarece ileri sürülen iddialar temyize konu kararın bu hususa ilişkin kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının, üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisine ve geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davacı temyiz istemine gelince; Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden, vergilendirme işlemi yapılırken, Kanuna uygun biçimlendirilen muamelelerin, bu biçimselliğinin ötesine geçilerek, muamelenin tarafları arasında oluşan maddi ve hukuki ilişkinin gerçek mahiyetinin araştırılması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Kanun, gerçek mahiyetin ortaya çıkarılmasında yemin hariç her türlü delile izin vermiştir. Bu deliller, tarafların ikrarı, vergiyi doğuran olayla ilişkisi doğal ve açık bulunan tanık ifadesi, muamelenin taraflarının ekonomik ve ticari konumları, işyerlerinin durumu, arandığında bulunup bulunamamasına ilişkin tespitlerdir. Davacı hakkında sahte belge düzenleme yönünden tanzim edilen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporu ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden; davacı şirket hakkında her ne kadar birtakım olumsuz tespitler yapılmışsa da, yasal defter ve belgelerini ibraz ettiği, işyeri, şube ve şovrum adreslerinde yapılan yoklamaların bir kısmında faal olduğu, işçi çalıştırdığı, demirbaşı ve emtiası bulunduğu tespitlerine yer verildiği, davacı şirketin ortakları ve yöneticilerinin ortak ve yönetici olduğu diğer şirketler hakkında olumsuz bilgi bulunmadığı, vergi beyanlarını süresinde verdiği, katma değer vergisi beyannamelerinde ödenecek katma değer vergisi beyan ettiği, muhtasar beyannamelerinde işçi bildirdiği, tahakkuk eden sosyal güvenlik primlerinin ekseriyetle ödediği, işçi ifadelerinde şirketin faaliyet konusunun elektrik, inşaat malzemesi toptan ticareti olduğu ve yapılan ticaret hakkında bilgi verildiği, nezdinde karşıt tespit yapılan mükellefler tarafından mükellefin tanındığı, iş koluyla uyumlu alışveriş yapıldığının belirtilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde anılan şirketin faaliyetinin tümüyle gerçek olmadığı yönünde somut ve ikna edici tespitlerin bulunmadığı sonucuna varıldığından 2019 yıllarında düzenlediği tüm faturaların herhangi bir mal ve hizmet karşılığı olmadan komisyon karşılığı düzenlenen sahte belgeler olarak kabul edilmesi suretiyle yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığından temyize konu kararın bu kısmında hukuka uygunluk bulunmamıştır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalının temyiz isteminin reddine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, kalan kısmının ONANMASINA, Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 09/10/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.