Danıştay · 9. Daire
Danıştay 9. Daire 2024/3016 E. 2025/3722 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 9. Daire
- Esas No
- 2024/3016
- Karar No
- 2025/3722
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2024/3016 Karar No : 2025/3722
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :Davacının, ... İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci ve şirket ortağı sıfatıyla malvarlığı ve banka hesaplarına uygulanan hacizlerin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davayı; dava konusu haciz işlemlerinin dayanağı ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının bir kısmının, davacının hisselerini ve kanuni temsilcilik görevini devrettiği tarihinden sonraki dönemlere ilişkin olduğu, bu tarihlerde doğan borçlardan, davacının ortak veya kanuni temsilci sıfatıyla herhangi bir sorumluluğunun olmayacağı, bir kısmının ise asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğinin usulüne uygun olmadığı, bir kısmının ise zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından, davacı adına uygulanan haciz işlemlerinin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle kabul eden ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adına düzenlenen ödeme emirleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen süresi içinde dava açılmadığından kesinleşen amme alacakları için haciz işlemlerinin uygulanmasının 6183 sayılı Kanun hükümlerine uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İleri sürülen iddialar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 24/09/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : Asıl borçlu şirkete ait borçlar nedeniyle kanuni temsilci ve ortak sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen süresi içinde dava açılmadığı, şirket hakkındaki takibin usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediğine ilişkin usule aykırılık iddiaları ancak davacı adına düzenlenen ödeme emirlerine karşı açılan davada inceleme konusu olabileceği, oysa uyuşmazlık davacı adına düzenlenen ödeme emri değil hacizlerin kaldırılması istemine ilişkin işlem olduğundan ve bu aşamada bulunan işleme karşı açılan davada ancak bir önceki aşama olan davacı adına ödeme emri düzenlenip usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği hususuna bakılabileceğinden daha önceki aşamalara bakılmayacaktır. Hal böyle olunca dava açılmadan kesinleşen ödeme emirlerine dayanılarak uygulanan haciz işlemleri hukuka uygun olduğundan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.