Danıştay · 9. Daire

Danıştay 9. Daire 2023/8354 E. 2025/4763 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
9. Daire
Esas No
2023/8354
Karar No
2025/4763
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/8354 Karar No : 2025/4763

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : .... Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... A.Ş. VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun uyarınca 2020 yılı kurumlar vergisi için yapılan matrah artırım bildirimine istinaden tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin genel orana tabi matrah olan 2.202.421,45TL üzerinden hesaplanacak tutarı aşan kısmının kaldırılması talebiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ve fazladan tahakkuk ettirilen tutarın Vergi Dairesi Müdürlüğüne yapılan başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak faiziyle iadesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun ''Matrah ve vergi artırımı'' başlıklı 5'inci maddesinin 1'inci fıkrasının (c) bendinde, kurumlar vergisi mükelleflerinin artırımda bulunmak istedikleri yıl ile ilgili olarak vermiş oldukları beyannamelerinde, zarar beyan edilmiş olması veya indirim ve istisnalar nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç beyanname verilmemiş (ilgili yıllarda faaliyette bulunmuş veya kazanç elde etmiş olup da bu faaliyetlerini ve kazançlarını vergi dairesinin bilgisi dışında bırakanlar dâhil) olması halinde, vergilendirmeye esas alınacak matrahlar ile bu fıkranın (a) bendine göre artırdıkları matrahların, 2016 takvim yılı için 94.000.-TL, 2017 takvim yılı için 99.600.-TL, 2018 takvim yılı için 105.800.-TL, 2019 takvim yılı için 112.400.-TL, 2020 takvim yılı için 127.500.-TL'den az olamayacağının düzenlendiği; dosyanın incelenmesinden; davacı şirketin 2020 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde istisnalar düşüldükten sonra dönem safi kurum kazancının 193.335.625,20.-TL olduğu, bu kazancın 191.133.203,75.-TL'lik kısmının 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 32/A maddesi uyarınca indirimli orana tabi matrah, 2.202.421,45.-TL'lik kısmının ise genel orana tabi matrah olduğu ve hesaplanan kurumlar vergisi tutarının 484.532,72.-TL olduğu, 24/08/2021 tarihinde 7326 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanmak üzere ilgili hesap dönemi için matrah artırımında bulunduğu, ancak matrahın istisna ve indirimler düşülmeden önceki hali olan 193.335.625,20.-TL dönem safi kurum kazancının %15'lik orana tekabül eden 29.000.343,78.-TL tutarında arttırıldığı ve bu tutar üzerinden hesaplanan 4.350.051,57.-TL kurumlar vergisinin tahakkuk ettiği, 24/08/2021 tarihinde 3.915.046,41.-TL'nin (435.005,16.-TL Yİ-ÜFE indirimi) ödendiği, 27/08/2021 tarihinde düzeltme istemiyle Sincan Vergi Dairesi Müdürlüğüne başvurulduğu, istemin reddi üzerine açılan davada ... Vergi Mahkemesinin ... tarihinde verdiği "idari mercii tecavüzü" kararına istinaden dava dilekçesi ve eklerinin Gelir İdaresi Başkanlığına gönderildiği, Başkanlık tarafından yasal süre olan 30 gün içerisinde cevap verilmemesi suretiyle oluşan zımni ret işleminin iptali ile fazladan ödenen verginin Sincan Vergi Dairesine yapılan başvurudan itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle işbu davanın açıldığı ve olayda, davacı şirketin 2020 yılı için verdiği kurumlar vergisi beyannamesinde doğrudan üzerinden vergi hesaplanan genel orana tabi matrahının 2.202.421,45.-TL olması nedeniyle matrah artırımına esas olan bu tutarın %15'i olan 330.363,22.-TL üzerinden vergi hesaplanması gerekirken, dönem safi kurum kazancı üzerinden matrah artırımı yapılıp oluşan tutardan vergi hesaplanmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, davacıdan fazladan tahsil edilen kurumlar vergisinin başvuru tarihinden itibaren işleyecek tecil faizi ile iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İndirimli kurumlar vergisi uygulamasının yatırımcıların teşvik edilmesi amacıyla getirilmiş bir düzenleme olduğu, bu teşvik kapsamında matraha indirimli oranda kurumlar vergisi uygulandığı, mükellefin matrahının değişmediği, sadece devletin düşük kurumlar vergisi oranı uygulaması yoluyla almadığı vergilerle yatırımcı ve yatırıma destek olduğu, indirimli kurumlar vergisi uygulamasının kurumlar vergisi matrahını değiştirmediği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ:Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararında belirtilen gerekçelerle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı şirket tarafından, 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun uyarınca 2020 yılı kurumlar vergisi için yapılan matrah artırım bildirimine istinaden tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin genel orana tabi matrah olan 2.202.421,45TL üzerinden hesaplanacak tutarı aşan kısmının kaldırılması talebiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ve fazladan tahakkuk ettirilen tutarın Vergi Dairesi Müdürlüğüne yapılan başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak faiziyle iadesi istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun "Mükellefiyet" başlıklı ikinci kısım, "Matrahın Tayini" başlıklı birinci bölümünün "Safi Kurum Kazancı" başlıklı 6. maddesinde; kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiş, Kanunun aynı bölümünün 8. maddesinde kurumlar vergisi matrahından indirilecek giderler, 9. maddesinde zararlar, 10. maddesinde de diğer indirimler düzenlenmiştir. Kanunun, "Ortak Hükümler" başlıklı dördüncü kısmının, "indirimli kurumlar vergisi" başlıklı 32/A maddesinin ilgili dönemde yürürlükte olan halinde ise finans ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar, iş ortaklıkları, taahhüt işleri, 16.7.1997 tarihli ve 4283 sayılı Kanun ile 8.6.1994 tarihli ve 3996 sayılı Kanun kapsamında yapılan yatırımlar ile rödovans sözleşmelerine bağlı olarak yapılan yatırımlar hariç olmak üzere, bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen ve Ekonomi Bakanlığı tarafından teşvik belgesine bağlanan yatırımlardan elde edilen kazançların, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanan hesap döneminden itibaren yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar indirimli oranlar üzerinden kurumlar verisine tabi tutulacağı düzenlenmiştir. Kurumlar Vergisi Kanunun 32/A maddesiyle indirimli kurumlar vergisi ile ilgili düzenlemeyi ekleyen 5838 sayılı Kanunun gerekçesinde ise Kurumlar Vergisi Kanununa eklenmesi öngörülen 32/A maddesiyle ekonomik kalkınmanın hızlandırılması, istihdamın artırılması, bölgeler arası gelişmişlik düzeyinin en aza indirilmesi ve sektörel olarak da kümelenme olgusunun öne çıkarılarak yatırımların teşvik edilmesine yönelik olarak indirimli kurumlar vergisi uygulamasına imkan tanındığı belirtilmiştir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti" başlıklı 38. maddesinde ise; bilanço esasına göre ticari kazancın teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanunu'nun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40. ve 41. madde hükümlerine uyulacağı hükme bağlanmıştır. Anılan Kanunun 40. maddesinde de safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmıştır. 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un ''Matrah ve vergi artırımı'' başlıklı 5'inci maddesinin 1'inci fıkrasında; mükelleflerin, bu fıkrada belirtilen şartlar dâhilinde gelir ve kurumlar vergisi matrahlarını artırarak bu maddede belirtilen süre ve şekilde ödemeleri halinde, kendileri hakkında artırımda bulunulan yıllar için yıllık gelir ve kurumlar vergisi incelemesi ve bu yıllara ilişkin olarak bu vergi türleri için daha sonra başka bir tarhiyat yapılmayacağı, aynı fıkranın (c) bendinde; kurumlar vergisi mükelleflerinin artırımda bulunmak istedikleri yıl ile ilgili olarak vermiş oldukları beyannamelerinde, zarar beyan edilmiş olması veya indirim ve istisnalar nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç beyanname verilmemiş (ilgili yıllarda faaliyette bulunmuş veya kazanç elde etmiş olup da bu faaliyetlerini ve kazançlarını vergi dairesinin bilgisi dışında bırakanlar dâhil) olması hâlinde, vergilendirmeye esas alınacak matrahlar ile bu fıkranın (a) bendine göre artırdıkları matrahların, 2016 takvim yılı için 94.000-TL, 2017 takvim yılı için 99.600-TL, 2018 takvim yılı için 105.800-TL, 2019 takvim yılı için 112.400-TL, 2020 takvim yılı için 127.500-TL'den az olamayacağı, (ç) fıkrasında ise; bu fıkra hükmüne göre artırılan matrahların, %20 oranında vergilendirileceği ve üzerinden ayrıca herhangi bir vergi alınmayacağı, ancak, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, artırımda bulunmak istedikleri yıla ait yıllık beyannamelerini kanuni sürelerinde vermiş, bu vergi türlerinden tahakkuk eden vergilerini süresinde ödemiş ve bu vergi türleri için bu Kanun'un 2. ve 3. madde hükümlerinden yararlanmamış olmaları şartıyla bu fıkra hükmüne göre artırılan matrahların %15 oranında vergilendirileceği, istisna, indirim ve mahsuplar nedeniyle bu beyannameler üzerinden ödenmesi gereken verginin bulunmaması hâlinde de bu hükmün uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden;davacı şirketin 2020 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde; 227.414.320,44TL kar beyan edildiği, kardan 33.778.695,24TL arge ve 300.000,00TL sponsorluk ödemeleri indirimlerinin mahsubu sonucu 193.335.625,20 TL kurumlar vergisi matrahının bulunduğu ve Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 32/A maddesi uyarınca indirimli kurumlar vergisi uygulaması sonucu, hesaplanan kurumlar vergisi tutarının 484.532,72TL olduğu görülmekle davacı tarafça da bu indirimli kurumlar vergisi uygulaması dolayısıyla 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun uyarınca 2020 yılı kurumlar vergisi için yapılan matrah artırım bildirimine istinaden tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin genel orana tabi matrah olan 2.202.421,45TL üzerinden hesaplanacak tutarı aşan kısmının kaldırılması talebiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ve fazladan tahakkuk ettirilen tutarın Vergi Dairesi Müdürlüğüne yapılan başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak faiziyle iadesinin istenildiği anlaşılmaktadır. Kurumlar Vergisi Kanunu 32/A maddesiyle getirilen indirimli kurumlar vergisi düzenlemesi ve sonucundaki uygulama ile yatırımların kısmen devlet tarafından finanse edilmesi sağlanmak istenmiştir. Devlet bu suretle kurumları teşvikten yararlandıkları için indirimli oranda vergilendirilmesini sağlayarak tahsilinden vazgeçtiği vergiler yönünden bu amaçla destek sağlar. İndirimli kurumlar vergisi uygulaması kurumlar vergisi matrahını değiştirmez. Bilançolarında kurumlar vergisi aynı kalarak ayrıca belirtilen bu kurumları Devlet, teşvikten yararlandıkları için almadığı vergiler yönünden destekler. Bu desteğin Kanunda belirtilen şekilde uygulanması ile tahsili gereken vergilerden vazgeçilmiş olması, bu vergiyi doğuran matrahın ya da bunu oluşturan ticari kazancın hiç doğmadığı anlamına gelmez. Bu nedenledir ki; bu teşvikten yararlanan kurumların bilançolarında ilgili dönem ticari kazançları ve vergiye tabi kurum matrahı ayrıca gösterilir. Nitekim dava konusu olayda da mükellef kurum ihtilaflı 2020 yılı hesap döneminde verdiği kurumlar vergisi beyannamesinde de kurumlar vergisi matrahını beyannamenin "vergi bildirimi" bölümünde yer alan "Kurumlar Vergisi Matrahı" satırında 193.335.625,20TL olarak göstermiştir. 7326 sayılı Kanunun 5/1-(c) maddesinde her ne kadar kurumlar vergisi mükelleflerinin artırımda bulunmak istedikleri yıl ile ilgili olarak vermiş oldukları beyannamelerinde, zarar beyan edilmiş olması veya indirim ve istisnalar nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç beyanname verilmemiş olması hallerine değinilerek, bu madde kapsamında vergilendirmeye esas alınacak matrahların kanunda belirtilen asgari tutardan az olamayacağı belirtilmiş ise de, bu Kanunda belirtilen hallerin mevcudiyeti durumunda hiç matrah doğmaması hali ile sınırlı bir durumdur. Kanunda belirtilen bu hallerin, Kurumlar Vergisi Kanunu 32/A maddesi kapsamında teşvikten yararlanarak indirimli oranda kurumlar vergisi indirimi ve teşvikinden yararlanan davacının durumu ile örtüştüğünü söylemek bu teşvikin amacı ile de çelişkili bir durumun doğmasına sebebiyet verir. Öte yandan 7326 sayılı Kanunun 5'inci maddesinde ifade edilen matrahın hiç oluşmaması gibi bir durum da ihtilafa konu olayda mevcut değildir. Nitekim yukarıda ifade edildiği gibi mükellef ihtilaflı 2020 yılı Kurumlar Vergisi beyannamesinde ilgili hesap dönemi kurumlar vergisi matrahını net bir şekilde göstermiştir. Beyannamede gösterilen kurumlar vergisi matrahı, indirimli kurumlar vergisi ile ilişkilendirilen indirimli orana tabi matrahın da dahil olduğu dönem safi kurum kazancı matrahıdır. Safi kurum kazancında da ilgili dönemde Kanunda sayılan indirim ve istisnalar ile geçmiş yıl zararlarının tenzili ile ulaşılır. Kurumlar vergisi matrahının indirimli oranda vergilendirilmiş olması, kurum matrahını değiştirmez. Kurumun ödeyeceği vergi, buna göre değişiklik arz eder. Davacı tarafından ihtilaflı 2020 yılına ait kurumlar vergisi matrahı tutarı, ilgili hesap dönemine ilişkin olarak verilen kurumlar vergisi beyannamesinin "Vergi Bildirimi" bölümünde yer alan "Kurumlar Vergisi Matrahı" satırında 193.335.625,20TL olarak beyan edilmiştir. Beyan edilen bu matrah tutarı 7326 sayılı Kanunun 5. maddesine göre yapılacak matrah artırımına da esas alınması gereken tutardır. Bu nedenle davacı tarafından belirtilen tutar esas alınmak suretiyle %15 oranında matrah artırımında bulunularak 29.000.343,78TL üzerinden %15 oranı uygulanarak vergilendirme işlemi yapıldığından, yapılan matrah artırımı ve bunun üzerinden yapılan vergilendirme işleminde de hukuka aykırılık görülmediğinden, olayda bir vergilendirme hatasından da söz edilemeyeceğinden aksi düşünce ile yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık, bu işleme karşı açılan davada, dava konusu işlemi iptal eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz isteminin kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 11/11/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :Temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 9. Daire, E. 2023/8354, K. 2025/4763, T. 11.11.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-9-daire-2023-8354-e-2025-4763-k-d5bc2dd070a6