Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2025/3990 E. 2025/7456 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2025/3990
- Karar No
- 2025/7456
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2025/3990 Karar No : 2025/7456
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul Esenyurt Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin 01/09/2020 tarihi itibarıyla yenilenmemesine ilişkin işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların faiziyle birlikte ödenmesi ile özlük haklarının iade edilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; mütevelli heyetinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla, davacının bilimsel ve akademik açıdan yetersiz olduğuna veya görevi ile ilgili bir başarısızlığına yahut verimsizliğine dair herhangi bir tespitin bulunmadığı gibi davacının hizmetine ihtiyaç bulunmadığının da somut olarak ortaya konulamadığı, davacının görev yaptığı süre boyunca herhangi bir disiplin cezası almadığı gibi hakkında açılmış herhangi bir adli veya idari soruşturmanın da bulunmadığı, bu haliyle idarenin sözleşme yenilememe konusunda sahip olduğu takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmetin gerekleri doğrultusunda kullanıldığının somut olarak ortaya konulamadığı, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden ise, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlem nedeniyle davacıya ödenmeyen parasal haklarının (ek ders, döner sermaye vs. gibi yan ödemeler dahil) davanın açıldığı 31/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesinin Anayasal ve yasal bir zorunluluk olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 31/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Bu kararın temyiz incelemesi sonucu Dairemizin 26/12/2023 tarih ve E:2022/493, K:2023/7813 sayılı kararı ile dava konusu işlemin mütevelli heyetin onayı ile tesis edilmediği gibi bu konuda mütevelli heyetin rektörü yetkili kıldığına ilişkin usulüne uygun bir kararının da dosyada bulunmadığı, 2547 sayılı Kanunun ek 5. maddesi uyarınca, davacının iş sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemin, mütevelli heyet onayı ile veya mütevelli heyetin yetkisini devrettiği vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticisi tarafından tesis edilmesi gerektiğinden, dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı; yoksun kalınan parasal hakların tazmini yönünden, idari yargı merci tarafından, sözleşmenin yenilenmemesi işleminin esasına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı ve belirli süreli hizmet sözleşmesinin süresinin sona ermiş olması nedeniyle ortada bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı, bu aşamada ilgili bakımından, kesin ve net olarak belirli olmayan parasal ve özlük hak kayıpları hakkında sözleşmenin yenilendiği varsayımı ile doğrudan bir kabul kararı verilmesi mümkün olmadığından, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; dava konusu işlem yönünden bozma kararına uyulmak suretiyle, sözleşmenin feshine ilişkin işlemin iptaline yönelik istinaf başvurusunun Dairemizin bozma kararına yer verilerek reddine; yoksun kalınan parasal haklar yönünden ise bozma kararına uyulmayarak, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklara yönelik kısmında ısrar edilmesine ve davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 31/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararının özeti : Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/03/2025 tarih ve E:2024/1975, K:2025/693 sayılı kararında; ısrara konu temyiz edilen kararın parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi yönündeki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına; bozmaya uyma kararına yönelik temyiz incelemesi Danıştay Sekizinci Dairesince yapıldıktan sonra bozulan kısım yönünden Bölge İdare Mahkemesince karar verilmesinin sağlanması için dosyanın Danıştay Sekizinci Dairesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın Dairemizin temyiz incelemesine tabi dava konusu işleme yönelik gerekçesi usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1.Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4.Danıştay İdari Daireleri Kurulunun 26/03/2025 tarih ve E:2024/1975, K:2025/693 sayılı kararı ile bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 5.Kesin olarak, 09/10/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY : (X)- İdareye; sözleşmeli personel çalıştırıp çalıştırmama veya sözleşmesi sona eren bir personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir hakkı tanındığında tartışma bulunmamakta, takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılacağı hususu ise yargısal içtihatlarla istikrarlı şekilde gözetilmektedir. Kimi hukuk yazınında ve yargı kararlarında; idarenin sözleşme yenilememe yönünde tesis ettiği işlemler ile devam eden bir sözleşmenin feshine yönelik işlemler arasındaki nitelik farkı gözetilmeksizin, sözleşme yenilememe işlemlerinde de idarenin kullandığı takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığının, idarece ispat edilmesi yani somut delillerle ortaya konulması gerektiği ifade edilmektedir. Oysa, devam eden bir sözleşmenin feshi işleminde idarenin, feshin haklılığını ispat etmek diğer bir anlatımla sözleşmenin niçin feshedildiğini somut gerekçelerle ortaya koymak zorunluluğu bulunmasına karşın, süresi bitmiş bir sözleşmenin yenilenmemesi konusunda idareye ispat külfeti yüklemek yani sözleşmenin niçin yenilenmediğinin somut gerekçelerle ortaya konulmasını beklemek ya da mahkeme kararlarıyla idareyi sözleşme yenilemeye zorlamak, kanun koyucunun idareye tanıdığı takdir yetkisini büsbütün ortadan kaldırma, her nasılsa bir defa sözleşme imzalayan bir kişinin disipliner sonuç doğuran bir eylemde bulunmadığı ve bu eylemin soruşturma raporuyla tespit edilmediği sürece sözleşmesinin yargı kararıyla mütemadiyen yenilenmesini sağlama sonucunu doğuracaktır. Öte yandan sözleşme ilişkisinin başlangıcında ilgililer tarafından sözleşmenin süreli olduğu ve sürenin bitiminde kendiliğinden ortadan kalkacağı bilinmekte olup, sözleşmesinin devamı konusunda haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemez. Bu itibarla, davacının süresi biten sözleşmesinin uzatılmaması şeklinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.