Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2025/3031 E. 2025/6631 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2025/3031
Karar No
2025/6631
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2025/3031 Karar No : 2025/6631

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Maden Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, İstanbul ili, Şile ilçesi sınırları içerisinde bulunan ... sicil sayılı IV. Grup linyit, kil ve kuvars kumu ruhsat sahasına ilişkin olarak 14/07/2023 - 18/07/2023 tarihleri arasında davalı idare görevlilerince yerinde yapılan denetimde söz konusu maden sahasında bulunan ve orman izni bulunmayan alanın madencilik faaliyetleri kapsamında yol amaçlı olarak açıldığının tespit edildiğinden bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesinin 21. fıkrası uyarınca 189.159,00TL idari para cezası verilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile davalı idare görevlileri tarafından yapılan tespite istinaden söz konusu orman izni bulunmayan alanda işletme faaliyetlerinin durdurulması ve herhangi bir madencilik faaliyetinde bulunulmamasının bildirilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Devlet ormanları içinde yapılacak maden arama ve işletme faaliyetlere 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre izin verileceği, mülkiyet izni olmadan faaliyette bulunulduğunun tespiti hâlinde idari para cezası uygulanarak bu alandaki işletme faaliyetlerinin durdurulacağının düzenleme altına alındığı, davalı idare görevlileri tarafından yerinde yapılan denetimde dava konusu maden sahasında bulunan ve orman izni bulunmayan alanın madencilik faaliyetinde davacı tarafından yol olarak kullanıldığının usulüne uygun olarak tespit edildiği, her ne kadar davacı tarafından söz konusu alanın madencilik faaliyetinin başlamasından önceki tarihlerde köylüler tarafından açıldığı ileri sürülmekte ise de, dava konusu alana ilişkin olarak uydu fotoğraflarında maden ruhsatının düzenlenmesinin ardından yol alanının açıldığı ve bahse konu alanın madencilik faaliyetine konu alanın içerisinde kalmak suretiyle davacı haricindeki kişilerce kullanma olanağı bulunmadığından davacının bu yöndeki iddiasına itibar edilemeyeceği, bu haliyle davacı tarafından orman izni bulunmayan alanın yol olarak kullanılması nedeniyle ilgili mevzuata aykırı faaliyet yürüttüğünün tespit edilmesi nedeniyle idari para cezası ile tecziye edilmesine ve söz konusu alanda bulunan ve yol olarak kullanılan alandaki işletme faaliyetlerinin durdurulması ile herhangi bir madencilik faaliyetinde bulunulmamasının bildirilmesine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yolun orman kadastro yolu olduğu, orman kadastro yolu için izin alınması gerekmediği, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme yapıldığı,yolun sahanın davacı şirkete tesliminden önce de bulunduğu, orman kadastro yolunun madencilik faaliyeti kapsamında üretim, pasa, alt yapı için izin talep edilebilecek yerlerden olmadığı, rödovansçı firma tarafından sahada 2015 yılından bu yana mevcut orman izni ile faaliyet gösterdiği ve hakkında tek bir cezanın düzenlenmediği, bu hususun da anılan yolun kullanımının izne tabi olmadığının açık kanıtı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. Kullanılmayan ... TL temyiz yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 6. Kesin olarak, 10/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2025/3031, K. 2025/6631, T. 10.09.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2025-3031-e-2025-6631-k-b16ba48b8194