Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2024/3716 E. 2024/4462 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2024/3716
- Karar No
- 2024/4462
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3716 Karar No : 2024/4462 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Barolar Birliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İzmir Barosunda avukatlık stajı yapmakta iken 14/10/2019-18/11/2019 tarihleri arasında sağlık memuru olarak görev yapması nedeniyle avukatlık stajı ile çakışacak şekilde görevini sürdürdüğü ve devamında ücretsiz izin alarak Avukatlık Kanunu uyarınca avukatlıkla bağdaşmayacak işlerle uğraştığından bahisle stajının hukuken geçerli sayılmamasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği'nin ...tarihli ve ... sayılı kararı ile Adalet Bakanlığı'nın ... gün ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; herhangi bir işte sigortalı olarak çalışmakta olan kişiler ile kamu kurum ve kuruluşlarının kadro veya pozisyonlarında görev yapanların 7409 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 16. maddesine eklenen 2. fıkra hükmünün tanıdığı hak kapsamında avukatlık stajı yapabilecekleri, çalıştıkları kamu kurum ve kuruluşlarının, gün olarak avukatlık stajına ara verilmesine mahal vermeden, staj eğitim programını aksatmadan, stajyerin duruşmalarda, keşiflerde, soruşturmalarda, kararın görüşülmesinde ve yazılmasında hazır bulunmasını, stajyere verilecek dosya ve kararları incelemesini ve rapor hazırlamasını, baroca düzenlenen konferans, panel, sempozyum gibi etkinliklere katılmasını engellemeyecek şekilde, stajyerlerin yarı zamanlı, dönüşümlü, vardiyalı, nöbet usulü, uzaktan veya esnek çalışma gibi sınırlı sayıda olmayan ve stajyerin mahkeme kararında sayılan yükümlülüklerini yerine getirmesini engellemeyecek biçimde çalışma saatlerini düzenlemeleri gerektiği ve bu konuda gereken kolaylığı sağlamakla yükümlü bulundukları, diğer taraftan, baronun, Cumhuriyet Savcısının ve Hakimin denetiminde staj yapan stajyer hakkında, mahkeme ve adalet dairelerinde stajyerlere ayrılmış bir staj defteri ile devam çizelgesi bulunacağı, staj devam çizelgesinin stajyer tarafından her gün imzalanacağı, staj sonunda devam çizelgesinin Cumhuriyet savcısı veya hakim tarafından devam yönünden onaylanacağı açık olup, stajyerin devamsızlığının ya da yasa ve yönetmelikler ile kendisine yüklenen sorumlulukları yerine getirmediğinin tespiti halinde stajyerler hakkında yasal mevzuatlar ile öngörülen yaptırımların uygulanacağı, yine stajın kesintisiz yapılacağı ilkesinin uygulanıp uygulanmadığının ise ancak devam eden bir staj sırasında denetlenebileceği dikkate alındığında, 7409 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 16. maddesine eklenen 2. fıkra hükmünün tanıdığı hakkın kullanılmasını engelleyecek şekilde staj listelerine yazılma taleplerinin reddine yönelik tesis edilecek bir işlemin yasa koyucunun amacına aykırılık taşıyacağının açık olduğu, bu durumda mahkeme kararında aktarılan değerlendirmeler uyarınca, davacının Baro Levhasına yazılmaksızın adına ruhsatname düzenlenmesine dair İzmir Barosu Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun...tarih ve ... sayılı kararın bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin ... gün ve ...sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü işlemi ile anılan işleme uyularak davacının baro levhasına yazılmaksızın talebin reddine ilişkin Türkiye Barolar Birliği'nin ...tarihli ve ... sayılı kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idareler tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalılar Adalet Bakanlığı ve Türkiye Barolar Birliği tarafından, hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. 3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. 6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında; "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: (...) c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları" hakkında verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir. Buna göre, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu sonucuna varılmakta olup temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 12/09/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- 2577 sayılı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46'ncı maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında bölge idare mahkemelerince verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır. Uyuşmazlığın temyize açık olup olmadığının belirlenebilmesi için 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen "belli bir meslek" ibaresinden ne anlaşılması gerektiğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 3. maddesinde, avukatlık stajını tamamlayarak staj bitim belgesi almış bulunmanın avukatlığa kabul şartları arasında düzenlendiği, 9. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında, avukatlığa kabulün, ruhsatnamenin verildiği andan itibaren hüküm ifade edeceği, adayın böylece avukatlığa kabul edildikten sonra Avukat unvanını kullanma hakkını kazanacağı, 15. maddesinin birinci fıkrasında, avukatlık stajının bir yıl olduğu; 23. maddesinin birinci fıkrasında, stajın kesintisiz yapılacağı; aynı maddenin ikinci fıkrasında, stajyerin, avukatla birlikte duruşmalara girmek, avukatın mahkemeler ve idari makamlardaki işlerini yapmak, dava dosyaları ve yazışmaları düzenlemek, baroca düzenlenen eğitim çalışmalarına katılmak, baro yönetim kurulunca verilen ve yönetmelikte gösterilecek diğer ödevleri yerine getirmekle yükümlü olduğu, stajyerlerin, meslek kurallarına ve yönetmeliklerde belirlenen esaslara uymak zorunda oldukları; 66. maddesinde ise, her avukatın, bölgesi içinde sürekli olarak avukatlık edeceği yerin baro levhasına yazılmakla yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır. Buna göre, avukatlığa ait mesleki yetki ve unvanın kullanılabilmesi baro levhasına yazılmayı zorunlu kıldığı, levhaya yazılabilmek için de avukatlık stajının usulüne uygun olarak 1 yıl boyunca ve kesintisiz yapılması gerektiği, staj ile stajyerin avukatlık hukuku ve meslek kuralları bilgilerini edinebilmesi, soyut hukuk kurallarını somut olaylara uygulayabilme yetisinin geliştirilebilmesinin amaçlandığı, bu amaç çerçevesinde stajyerin avukat yanında staja başladıktan sonra, avukatın yazılı muvafakati ile ve onun gözetimi ve sorumluluğu altında, sulh hukuk mahkemeleri, sulh ceza mahkemeleri ile icra tetkik mercilerinde avukatın takip ettiği dava ve işlerle ilgili duruşmalara girebileceği ve icra müdürlüklerindeki işleri yürütebileceğinin belirtildiği (1136 sayılı Kanun m. 26/1); ayrıca stajyerlerin tıpkı avukatlar gibi meslek kurallarına da uymakla yükümlü tutuldukları dikkate alındığında staj aşamasının avukatlık mesleğinden bağımsız düşünülemeyeceği açıktır. Bu durumda, İzmir Barosunda avukatlık stajı yapmakta iken 14/10/2019-18/11/2019 tarihleri arasında sağlık memuru olarak görev yapması nedeniyle avukatlık stajı ile çakışacak şekilde görevini sürdürdüğünden bahisle stajının hukuken geçerli sayılmamasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği'nin ... tarihli ve ... sayılı kararı ile Adalet Bakanlığı'nın ... gün ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılan işbu davada; davalı idarelerin istinaf isteminin reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen kararın 2577 sayılı Kanunun 46/1-c bendi gereği temyiz edilebilen kararlardan olduğunun kabulü ile temyiz isteminin incelenmeksizin reddi yönünde oluşan çoğunluk kararına katılmıyoruz.