Danıştay · 7. Daire

Danıştay 7. Daire 2025/3411 E. 2025/4446 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
7. Daire
Esas No
2025/3411
Karar No
2025/4446
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2025/3411 Karar No : 2025/4446

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Mühendislik Danışmanlık ve Aracılık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilemeyen 2013 yılının Mart ve Nisan dönemlerine ilişkin özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ile gecikme faizlerinden oluşan amme alacağının tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesi uyarınca davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, olayda, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin kanuni temsilci ...'ın "... Mahallesi ... Sokak No:... İç Kapı No:... Mamak/Ankara" adresine tebliğe çıkarıldığı, muhatabın adreste bulunamaması nedeniyle tebliğ evrakının iade edilmesi üzerine ödeme emrinin anılan şahsın MERNİS adresine gönderildiğine ilişkin not düşülerek " ... Mahallesi ... Sokak No: ... Mamak/Ankara" adresine tebliğe çıkarıldığı, söz konusu adres kapalı olduğundan ödeme emrinin kapıya yapıştırılmak suretiyle tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, kapıya yapıştırma şeklinde tebliğ yapılabilmesi için aynı adrese iki defa tebligat gönderilmesi gerekirken, bu usulün denendiğine ve muhatabın adreste bulunamadığına yönelik bilgi ve belge sunulmadığı, dolayısıyla, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediği sonucuna ulaşıldığından, davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin reddine ilişkin vergi dava dairesi kararının davalı idarece temyiz edilmesi üzerine Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 22/10/2025 tarih ve E:2025/650, K:2025/771 sayılı kararıyla, temyiz isteminin bozma kararına uygunluk yönünden reddine; kararın bozma kapsamı dışında kalan hükümlerine ilişkin temyiz incelemesinin sonuçlandırılması için dosyanın Danıştay Yedinci Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin diğer kanuni temsilci ...'a usulüne uygun olarak tebliği edildiği, davacı adına şirket ortağı sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Olayda, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emri 03/11/2018 tarihinde kanuni temsilci sıfatıyla ...'ın MERNİS adresine tebliğe çıkarılmışsa da, adı geçenin 10/01/2014 tarihinde şirket yöneticiliğinden ayrıldığının anlaşılması karşısında, sözü edilen şahsa kanuni temsilci sıfatıyla tebliğ yapılamayacağından, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun bir şekilde tebliği sağlanmadan, davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmemiş olup, sonucu itibarıyla yerinde görülen vergi dava dairesi kararına yönelik temyiz isteminin reddi gerekmiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY : İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "temyizen verilen kararlar üzerine yapılacak işlemler" başlıklı 50/3. maddesinde, temyiz incelemesi sonrası bozma kararları verilerek gönderilen dosyaların, BİM tarafından öncelikle incelenerek ya bozma kararına "uyarak" yada kararında "ısrar" ederek bir karar vereceği hükme bağlanmış bu iki yol dışında BİM'ne üçüncü bir karar alma yetkisi verilmemiştir. Buna göre, BİM tarafından, evvelden istinaf edilme üzerine kaldırarak verdiği bir kararın Danıştay'ca bozulması halinde, başkaca bir değerlendirme yapmadan, sadece; "bozma kararına uyularak" dedikten sonra İYUK 45/4. maddesi uyarınca hukuka uygun bulmayarak kaldırdığı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi şeklinde bir karar vermesi, bir başka ifadeyle, hukuk aleminden kaldırıldığından ortada olmayan bir kararı onaylıyorum diyerek ilk derece mahkemesinin kaldırılan kararını işleme koyması mümkün değildir. Olayda, Dairemiz (Danıştay) bozma kararı üzerine, kararı bozulan İstinaf Vergi Dairesi tarafından, bozulan dosyaya ilişkin tebligat işlemleri tamamlandıktan sonra "uyma" kararı verilecekse, kaldırdığı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi suretiyle değil, işin esası hakkında bozma gereklerine uygun bir değerlendirme yapılarak karar verilmediğinden, iş bu kararın, yukarıda mezkur mevzuat hükümlerine uygun bir karar verilmek üzere bozularak dosyanın geldiği yer istinaf Vergi Dava Dairesine gönderilmesi gerektiği görüşüyle, karara katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 7. Daire, E. 2025/3411, K. 2025/4446, T. 26.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-7-daire-2025-3411-e-2025-4446-k-6f8ac3bd6d76