Danıştay · 7. Daire

Danıştay 7. Daire 2024/1807 E. 2025/1184 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
7. Daire
Esas No
2024/1807
Karar No
2025/1184
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1807 Karar No : 2025/1184

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ,,, Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Dış Ticaret Limited Şirketi'nin ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın menşeinin beyan edilenden farklı olduğunun tespit edildiğinden bahisle ilave gümrük ve katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezalarının adı geçen şirketten tahsil edilemediğinden bahisle, şirket ortağı sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, dosyanın incelenmesinden, davacıya 27/05/2019 tarihinde tebliğ edilen ihtilafa konu ödeme emrine karşı 11/06/2019 tarihinde Muratbey Gümrük Müdürlüğü nezdinde itiraz edildiği, 01/07/2019 tarihinde tebliğ alınan anılan Gümrük Müdürlüğünün 18/06/2019 tarihli itirazın reddine dair cevabi yazısı beklenilmeden, 14/06/2019 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu, öte yandan, asıl borçlu ... Dış Ticaret Limited Şirketi adına şirketin kanuni temsilcisine 24/01/2019 tarihinde yapılan tebligat neticesinde amme alacağının anılan şirket nezdinde kesinleştiği, usulüne uygun tüm takip yollarının tüketilmesine karşın, amme alacağının tahsil edilemeyeceği anlaşıldığından şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davaya konu ödeme emrinin dayanağı 31/10/2013 tarihli serbest dolaşıma giriş beyannamesi olduğundan anılan tarihten 5 yıl geçtikten sonra zamanaşımına uğramış borç için düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. ... TL maktu harç tutarından peşin yatırılan maktu karar harcının mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/03/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''Üst Makamlara Başvurma'' başlıklı 11. maddesinin 1. bendinde; ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği hükmü yer almaktadır. Öte yandan, Anayasa Mahkemesinin 06/01/2011 tarih ve E:2008/96, K:2011/03 sayılı kararında da; ödeme emrinin özellik ve niteliği ile diğer idari işlemlerin özellik ve niteliklerindeki farklılıklar ve kamu hizmetlerinin aksatılmadan yürütülebilmesi, kamu alacaklarının sürüncemede bırakılmamasındaki kamu yararı ve yükümlünün ödeme emri tebliğ edilmeden önceki aşamalarda her zaman idari işlemlere karşı dava açma hakkı bulunduğu da dikkate alındığında ödeme emrine karşı açılacak davalarda bu sürenin 7 (15) gün olarak öngörüldüğüne vurgu yapılmıştır. 2577 sayılı Kanun'un ''Üst Makamlara Başvurma'' başlıklı 11. maddesinin gerekçesinde ise, söz konusu düzenlemenin amacının bir yönden, hukuka bağlı idare anlayışına uygun davranmak durumunda olan idareye, yapmış olduğu hukuka aykırı idari işlemini dava yoluna gidilmesine gerek olmaksızın düzeltme olanağı tanımak, diğer yönden de idare edilenlerin uzun ve masraflı yargı başvurusu yerine daha kısa ve masrafsız olan idari başvuru ile hedeflerine ulaşabilmelerini sağlamak olduğu ifade edilmiştir. Yukarıda belirtilen hususlar bir arada değerlendirildiğinde, anılan Kanun'un 11. maddesinin, daha önce haklarında idari işlem tesis edilmiş olan ilgililer tarafından dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması için üst makama, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makama dava açma süresi içinde başvurulabilmesine imkân tanıyan ihtiyari bir yol olarak öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Dayanağını 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'dan alan ödeme emri ise, vergi dairelerinin idari işlevleriyle ilgili olarak tesis ettikleri uygulanabilir nitelikte ve yükümlülerin hukukunu doğrudan etkileyen, onların hak ve yükümlülüklerinde yenilik yaratan irade açıklaması suretiyle tesis edilen işlemlerden farklılık arz etmektedir. Ödeme emirlerine karşı dava açma süresi, genel dava açma süresinin aksine 15 gün ile sınırlandırılmıştır. Belirtilen özelliği gereği ödeme emrine karşı açılacak davalarda, dava açmadan evvel düzeltme talebi ile idareye başvurulmuş olması süreyi uzatmayacaktır. Dava açma süresinin durması ve kesilmesi gibi durumlar da özel kanunlarda düzenlenmediğinden, 15 günlük bu sürenin hak düşürücü süre olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda belirtilen haller dışında, vergi dairelerince amme alacağının tahsiline yönelik olarak düzenlenen ödeme emrinin tebliği üzerine İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayıp, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 15 gün içinde açılmayan işbu davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerekirken, yukarıda değinilen gerekçeyle verilen temyize konu kararda sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 7. Daire, E. 2024/1807, K. 2025/1184, T. 17.03.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-7-daire-2024-1807-e-2025-1184-k-53a01205f6d3